bira ile cümle

bira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, kazasından sonra meydanda görünmeyi bıraktı.She stopped appearing in public after her accident.
Eşyalarınızı geride bırakmayın.Don't leave your things behind.
Zamanı boşa harcamayı bırakalım ve bu işe devam edelim.Let's stop wasting time and get on with this work.
Lütfen gelecek Cumartesi öğleden sonrayı boş bırak.Please leave next Saturday afternoon free.
Gitmek biraz zaman alacaktır.It will take a while to go away.
Yağmurda bisikleti dışarı bırakma.Don't leave the bicycle out in the rain.
Eşyanı geride bırakma.Don't leave your stuff behind.
Sözlüğümü alt katta bırakmışım.I left my dictionary downstairs.
Bir hindi, bir piliçten biraz daha büyüktür.A turkey is a little bigger than a chicken.
Gerçeği söylemek gerekirse, biraz bira içmiştim.To tell the truth, I had drunk a little beer.
Fotoğrafları güneşe maruz bırakmayın.Don't expose photos to the sun.
Araba arkasında bir toz bulutu bıraktı.The car left a cloud of dust behind it.
Anahtarı arabada bırakmak senin dikkatsizliğindi.It was careless of you to leave the key in the car.
Beni arabanla bırakıp bırakamıyacağını merak ediyordum.I was wondering if you could give me a lift.
Araba kullanmayı öğrenmek biraz vaktimi aldı.It took me some time to learn how to drive a car.
Anahtarı arabanda bırakman senin dikkatsizliğin.It was careless of you to leave the key in your car.
Ameliyatımdan sonra hâlâ biraz ağrım var.I am still a bit sore after my operation.
Önüne geleni almayı bıraksan iyi edersin.You had better stop buying things at random.
Tohumları biraz toprakla örtün.Cover the seeds with a little earth.
İçki içmeyi bırakmanı tavsiye ederim.I advise you to give up drinking.
Likör dükkânından bir şişe bira satın aldım.I bought a bottle of beer at the liquor store.
Tutuklu serbest bırakıldı.The prisoner was given his freedom.
Bana Fransızcamda yardım etmek için bu hafta sonu biraz zamanın olacak mı?Will you have a little time this weekend to help me with my French?
Kurşun, onun göğsüne girdi, onu kritik durumda bıraktı.The bullet penetrated his chest, leaving him in critical condition.
Çocuk ödevini yarıda bıraktı.The boy left his homework half-finished.
Kapı açık bırakıldı.The gate was left open.
Bahar için biraz fazla bunaltıcıydı.It was a little too muggy for spring.
İlk başta onunla konuşmak için kendimi biraz fazla utangaç hissettim.At first I felt a bit too shy to speak to her.
Fıçı birasının tadı sıcak bir günde özellikle iyidir.Draft beer tastes especially good on a hot day.
Sıcak bir günde soğuk bir bira gibisi yok.There is nothing like cold beer on a hot day.
Yazı yazmak için bana biraz kağıt verin.Give me some paper to write on.
Yazmayı bırak ve kağıdını teslim et.Stop writing and hand your paper in.
Ben ona biraz nasihat vermeye çalıştım fakat o bana şiddetle kötü davrandı.I tried to give him some advice, but he just abused me violently.
Eşimin elleri tezgahtarınkinden biraz daha küçük.My wife's hands are slightly smaller than the shop assistant's.
İşten konuşmadan önce biraz gevezelik edelim mi?Shall we shoot the breeze for a while before talking business?
Geçen ay iş biraz yavaştı.Business was a little slow last month.
Küçük çocuklar karanlıkta yalnız bırakılmaktan korkuyorlar.Small children are afraid of being left alone in the dark.
Bana biraz ödünç para verebilir misin? Şu anda nakitim yok.Could you lend me some money? I'm short of cash at the moment.
Biraz hayal kırıklığına uğradım.I was a little disappointed.
Bana biraz verir misin?Will you give me some?
Steroyu biraz kısar mısın?Would you turn down the stereo a little?
Biraz acıtacak ama çok değil.It will hurt a little, but not much.
Biraz gevşemelisiniz.You'd better relax a bit.
Biraz dinlenmelisin.You'd better relax a bit.
Biraz rahatlasan iyi olur.You'd better relax a bit.
Birkaç dakika onu yalnız bıraksak iyi olur.We had better leave her alone for a few minutes.
Birazcık öğrenme tehlikeli bir şeydir.A little learning is a dangerous thing.
Şimdi yanımda biraz az param var.I have a little money with me now.
Ben biraz korkuyordum.I was a little afraid.
Biraz kilo kaybettiğimden beri kemerim gevşedi.Since I lost a little weight, my belt got loose.
Biraz kilo verdim.I've lost a little weight.
Onu biraz ucuz veremez misin?Can't you discount it a little?
Biraz müzik çalabilir miyim?Can I play some music?
Biraz dinlenirsem, iyileşirim.I'll be fine if I take a little rest.
Bana biraz yardım etsen iyi olur.It would be nice if you helped me a little.
Biraz erken gidebilir miyim?Would you mind if I left a little early?
Biraz erken gitmemin bir sakıncası var mı?Would you mind if I left a little early?
Biz biraz erkenciyiz.We're a little early.
Biraz kilo almış gibi görünüyorsun.You seem to have gained some weight.
Biraz beklemenizin sakıncası var mı?Would you mind waiting a moment?

İlgili Sayfalar