bira ile cümle

bira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ofisten eve giderken biraz kek almam istendi.I was asked to buy some cakes on the way home from the office.
Ben biraz süt almalıyım.I must buy some milk.
Sigara içmeyi bırakıyorum.I'm giving up smoking.
Sana biraz ödünç para verebilirim.I don't mind lending some money to you.
Ben sağlığımın hatırı için sigara içmeyi bıraktım.I stopped smoking for the sake of my health.
Köpeğime biraz et yedirdim.I fed some meat to my dog.
Öğleden sonra biraz çalıştım.I studied for a while in the afternoon.
Bütün sabah yüzmekten biraz yoruldum.I felt a bit tired from swimming all morning.
Canım bu gece biraz pizza yemek istiyor.I feel like having some pizza tonight.
Son zamanlarda sigara içmeyi bıraktım.I have recently given up smoking.
Cüzdanımla birlikte anahtarları bıraktım.I left the keys with my wallet.
Çantamı geride bıraktım.I left my purse behind.
Geçen sezon beyzbol oynamayı bıraktım.I stopped playing baseball last season.
Biraz korktuğumu hissettim.I felt a little scared.
Biraz para istiyorum.I want a little money.
Ben biraz yorgun değilim.I'm not a bit tired.
İngilizceyi biraz konuşabilirim.I can speak English a little.
Biraz şaşırdım.I was a little surprised.
Biraz sarhoşum.I am a bit drunk.
Ben biraz Japonca konuşuyorum.I speak a little Japanese.
Lütfen ona biraz alışveriş yaptıktan sonra geleceğimi söyle.Please tell her I'll come after I do some shopping.
Biraz yorgunum.I'm a little tired.
Ben biraz yorgunum.I'm a bit tired.
Ben biraz hayal kırıklığına uğradım.I was not a little disappointed.
Yeni eldivenlerimi kütüphanede bıraktım.I left my new pair of gloves in the library.
Okulu bırakmayı düşündüm ama sonra fikrimi değiştirdim.I considered leaving school, but thought better of it.
Öğle yemeği için biraz ekmek ve bir kaynamış yumurta yedim.I ate some bread and a boiled egg for lunch.
Kahvaltıdan önce biraz egzersiz yapmayı prensip edinirim.I make it a rule to do some exercise before breakfast.
Onları trende bırakmış olabilirim.I may have left them behind in the train.
Kediyi evin dışına bıraktım.I let the cat out of the house.
Sırtımda biraz ağrım var.I've got a bit of an ache in my back.
Ben ona biraz para teklif ettim ama o bunu kabul etmedi.I offered him some money, but he would not take it.
Parayı ona bıraktım.I left the money with him.
Ondan bana biraz ödünç para vermesini rica ettim.I asked him to lend me some money.
Ona sigarayı bırakmasını tavsiye ettim ama o beni dinlemedi.I advised him to give up smoking, but he would not listen to me.
Ona sigara içmeyi bıraktırdım.I got him to stop smoking.
Ona biraz nasihat verdim.I gave him some advice.
Arazi alma hakkında ona biraz iyi tavsiye verdim.I gave him some good advice about buying land.
Onlara giyecek ve biraz yiyecek verdim.I gave them clothing and some food.
Onları arabayla Kanda'ya bıraktım.I dropped them off at Kanda.
Onu durdurmaya çalıştım, ama beni geride bıraktı.I tried to stop him, but he left me behind.
Ona saygı duymayı bırak, ondan hoşlanmıyorum.Far from respecting him, I dislike him.
Ona ipi bırakmamasını söyledim ama bıraktı.I told her not to let go of the rope, but she did.
Onu biraz tanıyorum.I know her slightly.
Onu ikna etmek biraz zaman aldı.It took me some time to persuade her.
Banyo yaptım ve sonra bir bardak bira içtim.I took a bath and then had a glass of beer.
İnsanları askıda bırakmaktan hoşlanmıyorum.I don't like to leave people hanging.
Ben ipi bıraktımI let go of the rope.
Yoko'nun sigarayı bırakmasını umuyordum.I expected Yoko to give up smoking.
Yoko'yu sigarayı bırakması için ikna ettim.I persuaded Yoko to give up smoking.
Birkaç yumurta ve biraz süt aldım.I bought a few eggs and a little milk.
Altı ay önce sigara içmeyi bıraktım.I gave up smoking six months ago.
Lütfen beni yalnız bırakın, Meşgulüm.Please leave me alone. I am busy.
Beni rahatsız etmeyi bırak.Stop bothering me!
Beni arkada bırakmayın!Don't leave me behind!
Beni dışarıda bırakmayın.Don't bar me out.
Biz gölgede biraz dinlendik.We had a rest in the shade.
Onun biraz yardım önermesini umdum.I expected him to offer some help.
Biraz kağıda ihtiyacım var.I need some paper.
Biraz kağıt kullanabilir miyim?May I use some paper?

İlgili Sayfalar