Ana içeriğe geç
Sözlük

bira ile cümle

bira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, biraz sarhoştur.He is a little high.
Düzenleme ile ilgili biraz bilgisi var.He has some knowledge of editing.
Biraz şişman olduğu için diyette.He's on a diet because he is a little overweight.
O büyük bir bardak bira ile susuzluğunu giderdi.He satisfied his thirst with a large glass of beer.
O, biraz Çince konuşabilir.He can speak Chinese a little.
O, oryantal sanatında birazcık uzmandır.He is something of an expert on oriental art.
Onun ona biraz para vermesi istendi.He was asked to give her some money.
O, ona biraz çikolata aldı.He bought her some chocolates.
O, ona biraz öğüt verdi.He gave her a piece of advice.
Kalın gözlükleri olan biraz yaşlı bir adamdı.He was a little old man with thick glasses.
O benim tavsiyemi biraz umursar.He cares little for my advice.
O, bir kitaplık yapabilmesi için biraz kereste satın alıyor.He is buying some wood so that he can make a bookcase.
O, her ay bir kenara biraz para koyar.He puts aside some money every month.
O her ay bir kenara biraz para koyar.He puts aside a little money each month.
Birkaç arkadaşı ve biraz parası vardı.He had few friends and little money.
Akşam yemeğinde bir şişe bira içer.He drinks a bottle of beer at dinner.
Hayatta olduklarına dair biraz ümit var.There is little hope that they are alive.
Onların görüşü biraz önemlidir.Their opinion matters little.
Onlar misafirlere biraz kahve önerdiler.They offered the guests some coffee.
Onlar bize bir süre için personelinin birazını ödünç verdi.They lent us some of their staff for a while.
Onlar İspanyolcayı biraz konuşabilirler.They are able to speak Spanish a little.
Onlar birazcık iş bile yapmazlar.They don't do a lick of work.
Onlar biraz kömür yaktılar.They burned some coal.
Onlar ona biraz dikkat ederler.They pay little attention to him.
Onlar, odada biraz uyudular.They slept a little in the room.
Sözlerime biraz önem verdiler.They paid little attention to my words.
Onu biraz beklet.Have him wait a moment.
O, bana biraz iyi tavsiye verdi.She gave me some good advice.
Onun mektuplarını gördüğünde kendini biraz tedirgin hissetti.When he saw her letter, he felt somewhat uneasy.
Ben ona biraz para vermeye çalıştım, ama o hiç almadı.I tried to give her some money, but she wouldn't take any.
Onun biraz fizik bilgisi var.She has little knowledge of physics.
Onun biraz edebi yeteneği vardır.She has some literary talent.
Onun biraz edebi yeteneğe sahiptir.She has some literary talent.
Onun burnu biraz daha kısa olsaydı, o oldukça güzel olurdu.If her nose were a little shorter, she would be quite pretty.
O, annesine biraz benzer.She is a bit like her mother.
O biraz Arapça konuşur.She speaks a little Arabic.
O biraz dahi.She is a kind of genius.
Daha önce onunla biraz sorunu vardı.She had some trouble with him before.
Pantolonun belini biraz daraltması gerekiyor.She has to take in the waist of her pants a bit.
O, öksüze yakınlık gösterdi ve ona biraz para verdi.She sympathized with the orphan and gave him some money.
Ondan biraz daha para istemek için sonunda cesaretini topladı.She finally mustered up the courage to ask him for more money.
Zaman zaman biraz şarap içer.She drinks a little wine at times.
O, tersine, bugün dünden biraz daha iyi.She is, if anything, a little better today than yesterday.
O, birayı şaraba tercih eder.She prefers beer to wine.
Biraz yüz losyonu sürüyor.She is putting on some face lotion.
Ağlayan bebeğine biraz süt içirdi.She made her crying baby drink some milk.
O dün biraz daha iyiydi.She was slightly better yesterday.
Tabaktan biraz et aldı.She took some meat from the plate.
O bize biraz yiyecek verdi.She gave us some food.
O bize biraz faydalı bilgi verdi.She gave us some useful information.
O, benim için biraz balık pişirdi.She cooked some fish for me.
Bana biraz pratik tavsiyeler verdi.She gave me some practical advice.
O, bana biraz yiyecek sağladı.She provided me with some food.
Biraz anlaşılmaz olmaktan kendimi alamadım.She couldn't help but be a little vague.
Onun biraz parası var.She had a little money.
O, biraz sabırsız değildi.She wasn't a bit impatient.
O, biraz dinlenmeli.She ought to take a little rest.
Biraz yorgun olduğunu söyledi.She said that she was a little tired.
O biraz yiyecek almak için dışarı çıktı.She went out to buy some food.
Dikiş dikmeyi bıraktı ve biraz çay içti.She stopped sewing and had some tea.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bira ile cümle - Sayfa 13 - bira kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App