Ben biraz süt almalıyım.I must buy some milk.
Sırtımda biraz ağrım var.I've got a bit of an ache in my back.
Birkaç yumurta ve biraz süt aldım.I bought a few eggs and a little milk.
Gerçeği söylemek gerekirse, biraz bira içmiştim.To tell the truth, I had drunk a little beer.
Bana Fransızcamda yardım etmek için bu hafta sonu biraz zamanın olacak mı?Will you have a little time this weekend to help me with my French?
İşten konuşmadan önce biraz gevezelik edelim mi?Shall we shoot the breeze for a while before talking business?
Geçen ay iş biraz yavaştı.Business was a little slow last month.
Bana biraz süt ver.Give me some milk.
Bir çocuk biraz para aşırdı.A boy ran off with some money.
Çocuk biraz parayı çaldı.A boy made off with some money.
Yeni yasa birazcık organize suçu kapsamalıdır.The new law should take a bite out of organized crime.
Bence herkes biraz pişmanlık ile kendi çocukluğuna geri bakar.I think everyone looks back on their childhood with some regret.
Çantada biraz para var.There is a little money in the bag.
Koltuğunuzu biraz geriye çeker misiniz?Could you put your seat back up a little?
Onun canlı olmasında eğer hiç varsa biraz umut var.There is little, if any, hope of his being alive.
Onun düşünce biçimi biraz aşırı.His way of thinking is a bit extreme.
O, kahvesinde biraz şeker eritti.He dissolved some sugar in his coffee.
Kahveye biraz şeker kattı.He added a little sugar to the coffee.
Bu civardaki barlara ve birahanelere sürekli takılır.He's a regular at the bars and pubs around here.
Eskisinden biraz daha erken geldi.He came a little earlier than he used to.
O bugün biraz daha iyi.He is a shade better today.
O biraz içti.He drank a little.
O, biraz yorgun görünüyor.He looks a bit tired.
Biraz yorgun gözüküyor.He looks a bit tired.
Biraz yorgun görünüyor, değil mi?He looks a bit tired, doesn't he?
O, biraz ayyaştır.He's a bit of a drunkard.
Kalın gözlükleri olan biraz yaşlı bir adamdı.He was a little old man with thick glasses.
Onlar misafirlere biraz kahve önerdiler.They offered the guests some coffee.
Onu biraz beklet.Have him wait a moment.
Onun biraz fizik bilgisi var.She has little knowledge of physics.
Onun biraz edebi yeteneği vardır.She has some literary talent.
Onun biraz edebi yeteneğe sahiptir.She has some literary talent.
Daha önce onunla biraz sorunu vardı.She had some trouble with him before.
Ondan biraz daha para istemek için sonunda cesaretini topladı.She finally mustered up the courage to ask him for more money.
O, benim için biraz balık pişirdi.She cooked some fish for me.
Bana biraz pratik tavsiyeler verdi.She gave me some practical advice.
O, bana biraz yiyecek sağladı.She provided me with some food.
O biraz alışveriş yapmak için dışarı gitmiş olabilir.She may have gone out to do some shopping.
Biraz süt almayı unutma.Be sure to pick up some milk.
Biraz yazı kağıdına ihtiyacım var.I need some writing paper.
Her hafta, Bayan Tanaka kötü gün için biraz para tasarruf eder.Each week, Mrs. Tanaka saves a little money for a rainy day.
Her gün biraz egzersiz yapmak gerekir.It is necessary to do some exercise every day.
Şimdi bunun üzerinde düşünüyorum, bu biraz utandırıcı.Now that I think over it, it's somewhat embarrassing.
Biraz sabırlı ol!Keep your hair on!
O kimsesiz çocuğa acıdı ve ona biraz para verdi.She felt sympathy for the orphan and gave him some money.
Arabayı durdurmaya ve biraz dinlenmeye ne dersin?How about stopping the car and taking a rest?
O biraz para istediğini söyledi.He said that he wanted some money.
Dinlenmek biraz zaman alır.It takes a while to relax.
Bilirsin, ben biraz eski modayımdır.I'm a little old fashioned, you know.
Lütfen küçük bir porsiyon jambon ve bir fıçı birası.A small portion of ham, please, and a draught beer.
Fransızca konuşmam ama onu biraz anlarım.I don't speak French, but I understand it a little.
Biraz zarf istiyorum.I would like some envelopes.
Teşekkür ederim, biraz daha alabilir miyim?Thank you, could I have a little more?
Biraz paran var mı?Do you have some money?
Gerçekten biraz gözleme yemeliyim, derhal!I really need to eat some waffles, stat!
Biraz iyi ilacın var mı?Do you have some good medicine?
Ben daha fazla bira içemem.I can't drink any more beer.
Sanırım biraz dinlenmelisin. Solgun görünüyorsun.I think you should rest a bit. You look pale.
O, çayına biraz şeker ve süt koydu.He put some sugar and milk in his tea.
O, zor günler için biraz para sakladı.She put some money away for a rainy day.