Ana içeriğe geç
Sözlük

bira ile cümle

bira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bugün eve biraz erken gitmem gerekiyor.I need to go home a little early today.
Lütfen küçük bir porsiyon jambon ve bir fıçı birası.A small portion of ham, please, and a draught beer.
Fransızca konuşmam ama onu biraz anlarım.I don't speak French, but I understand it a little.
O, mektup yazmakta kullanabilmek için biraz kağıt satın aldı.She bought some paper that she could use for writing letters.
Onun biraz ekmeği var.She has a little bread.
Biraz paran var mı?Do you have some money?
Kovaya biraz su doldurdum.I poured some water in the bucket.
Bay Yamaha bir dilenciye biraz ceviz verdi.Mr Yamaha gave some walnuts to a beggar.
Dörtten önce bira yok.No beer before four!
Wang Lao Ji bir bira değildir. O bir çaydır.Wang Lao Ji isn't beer. It's tea.
Kuzenim benden biraz daha yaşlıdır.My cousin is a little older than I am.
Biz neredeyse biraderler gibiyiz.We're almost like brothers.
Biz tam biraderler gibiyiz.We're just like brothers.
Biraz temiz hava almak için yürüyüşe çıktım.I went out for a walk to get some fresh air.
Biraz daha kahve, lütfen.More coffee, please.
Biraz daha kahveye ihtiyacımız var.We need some more coffee.
O biraz babası gibidir.He's a little like his father.
Bana biraz haber ver!Give me some news!
Bir bira içmeye gidelim.Let's go for a beer.
Yumi'nin erkek arkadaşı biraz antisosyaldir.Yumi's boyfriend is a bit antisocial.
Bir şey hakkında biraz tavsiye istiyorum.I'd like some advice on something.
Ben biraz İngilizce öğreniyorum.I am learning a little English.
Lütfen biraz daha kahve ilave et.Please add more coffee.
Bill biraz Japonca konuşabiliyor.Bill can speak a little Japanese.
Bill az biraz Japonca konuşur.Bill speaks a little Japanese.
Boykot bir yıldan biraz fazla sürdü.The boycott lasted a little more than a year.
Sadece suşi yedik ve bira içtik.We just ate sushi and drank beer.
Şimdi biraz gözleme yemek istiyorum.I would like to have some pancakes now.
İspanyolca, Baskça ve biraz İngilizce biliyorum.I know Spanish, Basque and some English.
Üç bira ve bir tekila lütfen.Three beers and a tequila please.
Lütfen biraz bekle.Please wait a little while.
Belli bir noktadan sonra her şey biraz daha zor oldu.After a certain point, everything became a little more difficult.
Evet, birazcık.Yes, a little bit.
Bir bardak bira alabilir miyim, lütfen?May I have a glass of beer, please?
Biraz ekmek ve tereyağı.Some bread and butter.
Yeni bir elbise satın almak için o ondan biraz para istedi.She asked him for some money to buy a new dress.
O, ondan biraz para istedi.She asked him for some money.
O, ona biraz yiyecek verdi.She gave him some food.
O, biraz daha uzun kalması için ona yalvardı.She pleaded with him to stay a little bit longer.
Ah, biraz kızgınım!Aah, I'm somewhat angry!
Sadece kitap okumayın. ara sıra dışarı gidin ve biraz egzersiz yapın.Don't just read books. Go outside once in a while and get some exercise.
Lütfen biraz pasta alın.Please have some pie.
Sanırım biraz egzersiz yapmamın zamanıdır.I think it's time for me to get a bit of exercise.
Favori Amerikan biran nedir?What's your favorite American beer?
Favori şişe biran nedir?What's your favorite bottled beer?
Sınavda önce notlarını gözden geçirmek için biraz zaman harcamayı unutma.Don't forget to spend a little time looking over your notes before the exam.
Sanırım ev ödevine biraz daha zaman harcamalısın.I think you need to spend a little more time on your homework.
Her gün İncil okuyarak biraz zaman geçirir.She spends a little time each day reading the Bible.
O, Boston'da biraz zaman geçirdi.She spent some time in Boston.
Yakında bırakabilirim ve biraz uyuyabilirim.I may give up soon and just take a nap.
Lidia; Magdalena, Ania, Piotr ve Lech'e biraz yemek pişirebilir misin?Lidia, can you cook some food to Magdalena, Ania, Piotr and Lech?
Biraz ateşim var.I have a small fever.
Gerçek biraz farklı olmasına rağmen düzenli görünmede çok iyiyim.I am very good at appearing organised, although the reality is somewhat different.
Sanırım biraz Japonca bilmeme rağmen İngilizce konuşsak iyi olur.Even though I know a little Japanese, I think we'd better speak in English.
Buradan bankaya ulaşmak için biraz yürümemiz gerekli.We'll have to do a bit of walking to get from here to the bank.
Nasıl para gönderebileceğimi öğrenir öğrenmez, sana biraz göndereceğim.As soon as I can figure out how to send money, I'll send you some.
Çocukların bira içmesi gerektiğini sanmıyorum.I don't think children should drink beer.
Sanırım biraz yardıma ihtiyacın olacak.I guess you'll need some help.
Dürüst olmak zorundayım. Ben bir MRI taraması ilk yaptırdığım zaman biraz sinirliydim.I have to be honest. I was a little bit nervous the first time I had an MRI scan.
Eve gitmeliyim ve biraz uyumalıyım.I should go home and get some sleep.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod