bira ile cümle
bira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İşi bırakmamın nedeni budur.This is why I quit the job.
Ken her hafta bir kenara biraz para koydu.Ken laid aside some money each week.
Biraz kek yer misin?Will you eat a little cake?
Kek yapmak için biraz şekere ihtiyacım var.I need some sugar to make a cake.
Lütfen biraz daha pasta alın.Please help yourself to more cake.
Biraz kek almaz mısınız?Won't you have some cake?
Kate babasından biraz para aldı.Kate got some money from her father.
Biraz daha sos ister misin?Would you like some more gravy?
Biraz daha sos alır mıydınız?Would you like some more gravy?
Noel çok yaklaştığı için biraz alışveriş yapmalıyım.With Christmas just around the corner, I should do some shopping.
Noelin yaklaşması nedeniyle iş biraz gelişme kaydetti.With the approach of Christmas, business improved somewhat.
Bardağın dibinde kalmış biraz şarap var.There is a little wine left in the bottom of the glass.
Şu kurabiyelerden biraz ister misiniz?Would you like some of those cookies?
Bir kez kumarın tadını alırsan, onu bırakmak zordur.Once you get the taste for gambling, it's hard to give it up.
Yaygara yapmayı bırak.Stop making a fuss.
Orada bırakırsan fotoğraf makinen çalınabilir.Your camera may be stolen if you leave it there.
Onun ayakkabılarına biraz sakız yapıştı.Some gum stuck to his shoes.
Gabriel sadece sıcak çorba ve biraz şeri içti.Gabriel took nothing but the hot soup and a little sherry.
Gabriel sıcak çorba ve biraz şerinin dışında bir şey almadı.Gabriel took nothing but the hot soup and a little sherry.
Çantamda biraz pulum var.I have some stamps in my bag.
Hava gazını açık bırakmak benim dikkatsizliğimdi.It was careless of me to leave the gas on.
Şemsiyeni holde bırak.Leave your umbrella in the hall.
Anne bana bir mesaj bıraktı.Mother left me a message.
Annen sana biraz kek ve süt gönderdi.Mother has sent you some cakes and milk.
Biraz su kaynatın.Boil some water.
Biraz çay istiyorum, lütfen.I'd like some tea, please.
Biraz çay al, ne dersin?Have some tea, won't you?
Biraz daha çay alır mısın?Will you have some more tea?
Biraz daha çay almaz mısınız?Won't you have some more tea?
Bana biraz daha çay verin.Give me some more tea.
Biraz daha çay ister misin?Would you like some more tea?
Biraz çay almaz mısın?Won't you have some tea?
Eğer demliğe biraz daha çay yaprakları koyarsan, çayın tadı daha iyi olacaktır.If you put more tea leaves into the pot, the tea will taste better.
Bu çay çok demli. Biraz su ekle.The tea is too strong. Add some water.
Bu çay çok koyu olmuş. Biraz su ekle.The tea is too strong. Add some water.
Bahçenizin biraz ilgiye ihtiyacı var.Your garden needs some attention.
Bana biraz su getirir misin?Could you bring me some water?
Biraz su alabilir miyim lütfen?Can I have some water, please?
Biraz su alabilir miyim, lütfen?Could I get some water, please?
Hava atmayı bırak.Stop putting on an act.
Biraz zamanınız var mı?Do you have some time?
Biraz zamanın var mı?Do you have some time?
Bana biraz ödünç para verir misin?Would you lend me some money?
Biraz param var.I have got some money.
Bana biraz para ver.Give me a little money.
Biraz ödünç para almaya çalışarak tüm kasabayı koştum.I ran all over town trying to borrow some money.
Keşke yanımda biraz daha param olsa.I wish I had more money with me.
Paranız varsa, lütfen bana biraz ödünç verin.If you have any money, please lend me some.
Sizden biraz para ödünç alabilir miyim?Can I borrow some money from you?
Yanında para varsa, lütfen bana biraz ödünç ver.If you have any money with you, please lend me some.
Para hakkında tartışmayı bırak.Stop arguing about money.
Para biraz önemlidir.Money counts for little.
Eğer paraya ihtiyacın varsa, sana biraz ödünç veririm.If you need money, I'll lend you some.
Eğer biraz paraya ihtiyacın varsa neden annenden biraz ödünç almıyorsun?If you need some money, why don't you borrow some from your mother?
Eğer herhangi bir ihtiyacınız varsa, bankadan biraz para çekebilirsiniz.You can withdraw some money out of the bank, if you need any.
Bana biraz tuz getirir misin?Would you bring me some salt?
Bu hayvanları kafesten serbest bırakmalısın.You should free those animals from the cage.
Seni dışarda bırakacağım.I'll shut you out.
Çitin üzerinde oturmayı bırakın ve karar verin!Quit sitting on the fence and make a decision!
Konuşmayı bırakın ve beni dinleyin.Stop talking and listen to me.