bira ile cümle
bira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu şapka benim için biraz küçük.This hat is a little too small for me.
Bu paket onun tarafından buraya bırakılmış.This package has been left here by him.
Burada bırakalım ve yarın devam edelim.Let's quit here and continue tomorrow.
Bu çit biraz sola eğiliyor.This fence leans to the left a little.
Bu cümleyi biraz daha kısalt.Make this sentence a little shorter.
Bu oda biraz güneş ışığı alıyor.This room gets little sunshine.
Bu domuz eti biraz bozuk.This pork is a bit off.
Ağrıyı kesmek için biraz ilaca ihtiyacım var.I need some medicine to kill the pain.
Ağrıyı dindirmek için biraz ilaca ihtiyacım var.I need some medicine to kill the pain.
Bıraktığın yerden okumaya başla.Start reading where you left off.
Son defa fincanı baş aşağı bırakma fikri neydi?What was the idea of leaving the cup upside down last time?
Bu savaş Napolyon'u Avrupa'nin efendisi bıraktı.This battle left Napoleon master of Europe.
Bu su biraz tuzludur.This water is a little salty.
Bu John'dur ve o da onun biraderidir.This is John and that is his brother.
Bu ceket biraz büyük.This jacket is a little too big.
Bu form biraz karmaşık görünüyor. Onu doldurmama yardım et.This form looks kind of complicated. Help me fill it out.
Bu bisiklet bu ayın başından beri buraya bırakıldı.This bicycle has been left here since the beginning of this month.
Bu işi sana bırakacağım.I'll leave this work to you.
Meseleyi senin yargına bırakıyorum.I leave the matter to your judgement.
Bu sonuç arzulanan çok şey bırakır.This result leaves much to be desired.
Bu proje halen arzulanan çok şey bırakıyor.This project still leaves much to be desired.
Bu ayakkabılar biraz gevşek.These shoes are a little loose.
Bu masa benim için biraz alçak.This desk is a little low for me.
Bu, birazcık bağımsız olduklarını ispatlamaya çalıştıkları içindir.This is because they are trying to prove they are somewhat independent.
Bu şişenin içinde biraz viski var.There is a bit of whisky in this bottle.
Bu bira yeterince soğuk değil.This beer is not cold enough.
Bu biranın tadı acı.This beer tastes bitter.
Bu bira kuru.This beer is dry.
Bu bira %5 alkol içermektedir.This beer contains 5% alcohol.
Bu bira yüksek oranda alkol içerir.This beer contains a high proportion of alcohol.
Bu lastiğin biraz havaya ihtiyacı var.This tire needs some air.
Bu etek biraz fazla sıkı.This skirt is a little too tight.
Bu çorba biraz da tuz istiyor.This soup wants a bit of salt.
Bu bira kupası bir pint alıyor.This beer mug holds one pint.
Bu gömlek biraz bol.This shirt is a little bit loose.
Bugünlerde kitap okumak için biraz zamanım var.I have a little time for reading these days.
Lütfen bu kaba idrar örneği bırakın.Please leave a urine sample in this cup.
Bu eti biraz daha pişirir misin?Could you cook this meat a little more?
Lütfen beni burada bırakın.Please let me off here.
Bana bu on dolarlık banknot için biraz bozukluk verebilir misin?Could you give me some change for this ten dollar bill?
Bardakta biraz su var.There is a little water in the glass.
Bardakta biraz süt vardır.There is a little milk in the glass.
Bardakta biraz süt var.There is little milk in the glass.
Susuzluğumu gidermek için bir bardak bira içtim.I had a glass of beer to quench my thirst.
Lütfen bu beyefendiye bir bardak bira getir.Please bring this gentleman a glass of beer.
Bagajımı buraya bırakabilir miyim?Can I check my baggage here?
Biraz kahve yapacağım.I'll put some coffee on.
Biraz kahve almak ister misiniz?Would you like to have some coffee?
Kahveni bıraktın. Onu beğenmedin mi?You've left your coffee. Don't you like it?
Biraz kahve alır mısın?Will you have some coffee?
Biraz daha kahve ister misin?Would you care for more coffee?
Lütfen bana biraz daha kahve ver.Please give me some more coffee.
Biraz kahve ister misin?Would you like some coffee?
Biraz daha kahveye ne dersin?How about some more coffee?
Ben biraz daha kahve istiyorum.I'd like some more coffee.
Benim kahveme biraz krema koydum.I put some cream in my coffee.
Kahvenizde biraz krema ister misiniz?Would you like some cream in your coffee?
Eğer kaldıysa bana biraz kahve ver.Give me some coffee if there is any left.
Biraz kahve almazmısın?Won't you have some coffee?
Kouji şanslıydı; onun trafik kazası yalnızca arabasının yanında küçük bir çizik bıraktı.Kouji was lucky; his traffic accident left only a minor scratch on the side of his car.