Bir çocuk biraz para aşırdı.A boy ran off with some money.
Çocuk biraz parayı çaldı.A boy made off with some money.
Yeni gömleğime biraz meyve suyu döktüm.I spilled some fruit juice on my new shirt.
Bence herkes biraz pişmanlık ile kendi çocukluğuna geri bakar.I think everyone looks back on their childhood with some regret.
Biraz su kaldı.There is little water left.
Sana biraz su getireyim mi?Shall I get you some water?
Biraz su, lütfen.Some water, please.
Kilo kaybetmek için biraz spor yapsan iyi olur.In order to lose weight you had better take up some sport.
Koltuğunuzu biraz geriye çeker misiniz?Could you put your seat back up a little?
Gölgede biraz dinlenelim.Let's take a rest in the shade.
Bana söyleyecek biraz acil haberi vardı.He had some urgent news to tell me.
Ondan biraz kalmasını rica et.Ask him to stay a while.
Lütfen ona birasını getir.Please bring him his beer.
O çok fazla bira içer.He drinks too much beer.
O, birazdan gelecek.He will come in a moment.
Çok susamıştı ve biraz su istedi.He was very thirsty and asked for some water.
Eskisinden biraz daha erken geldi.He came a little earlier than he used to.
Onlara biraz büyü göstererek çocukları eğlendirdi.He amused the children by showing them some magic.
O birkaç içki içtikten sonra biraz cesur olur.He gets a little bold after he's had a few drinks.
Düzenleme ile ilgili biraz bilgisi var.He has some knowledge of editing.
Biraz şişman olduğu için diyette.He's on a diet because he is a little overweight.
O benim tavsiyemi biraz umursar.He cares little for my advice.
Onların görüşü biraz önemlidir.Their opinion matters little.
Onu biraz beklet.Have him wait a moment.
Onun burnu biraz daha kısa olsaydı, o oldukça güzel olurdu.If her nose were a little shorter, she would be quite pretty.
Biraz yüz losyonu sürüyor.She is putting on some face lotion.
Oğlunun eline biraz para koydu.She slipped some money into her son's hand.
Sanırım babam o zaman biraz sarhoştu.My father was, I think, a little drunk then.
Babamın parası kalmadı ve biraz ödünç almak zorunda kaldı.Father ran short of money and had to borrow some.
Annem çorbanın tadına baktı ve biraz daha tuz ilave etti.My mother tasted the soup and added a little more salt.
Ben evin biraz sallandığını hissettim, sen hissetmedin mi?I felt the house shake a little. Didn't you?
Narita'ya biraz rötarlı indik.We landed at Narita a little behind schedule.
Maddi gücün yettiği zaman bir kenara biraz para koymalısın.You should put aside some money when you can afford to.
Tren yola çıkmadan önce biraz zaman var.There is a little time before the train departs.
Buradaki hayata alışmak biraz zamanımı alacak gibi görünüyor.It seems like it will take me a while to get accustomed to life here.
"Günaydın. Bugün biraz geç kaldın, değil mi?" "Evet, biraz sorunla karşılaştım.""Good morning. You're a bit late today, aren't you?" "Yes, I ran into a bit of trouble."
Bugün biraz soğuk.It's a little cold today.
Bugün hava biraz soğuk.It's a little cold today.
Yakında Noel geldiği için biraz alışveriş yapmalıyım.I need to do some shopping since Christmas is coming soon.
Başaracağına dair biraz ümit var.There is a little hope that he will succeed.
Bekleyelim ve görelim ve biraz çay içelim.Let's wait and see and drink some tea.
Bugün eve biraz erken gitmem gerekiyor.I need to go home a little early today.
Birayı bıraktım.I've quit drinking beer.
Biraz peynir ve süt aldım.I bought some cheese and milk.
Ben biraz domuz kızartması istiyorum.I want some pork rinds.
Modern tıpta ilerlemek biraz zaman aldı.It took a while to make headway in modern medicine.
O biraz para biriktirmek için çok çalıştı.He worked hard to save up some money.
Bana düşünecek biraz zaman ver.Give me some time to think.
Kovaya biraz su doldurdum.I poured some water in the bucket.
Biraz İngilizce öğrenmeye çalışın.Try to learn a little English.
Bana biraz para vermeyecek misin?Won't you give me a little money?
Duş aldıktan sonra biraz meşrubat içtim.After taking a bath, I drank some soft drink.
Biraz daha çikolata lütfen.A bit more chocolate please.
O birazdan burada olacak.He will be here soon.
Biraz daha biftek ister misin?Would you like some more roast beef?
Hiç kimse benim küçük kazama gülmedi ve herkes biraz üzgün görünüyordu.No one laughed at my little accident and everyone seemed a little sad.
Bana biraz daha anlat.Tell me more.
Bu bana biraz bol geliyor.This is a bit too loose around my waist.
Biraz daha kurabiye ister misin?Would you like some more cookies?
Kendi çabaları ve biraz şans sayesinde, o, yarışmada birincilik ödülünü kazandı.Through his own efforts and a bit of luck, he won first prize in the contest.