bir süre ile cümle
bir süre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir süre sonra da kısa süreliğine kontrolünü İlk'e kaybeder.Er scheint deswegen kurzzeitig seine Selbstbeherrschung zu verlieren.
Burada uzunca bir süre güvende olurlar.Dann sind sie sehr lange haltbar.
Kısa bir süre North American Şampiyonluğunu kazandı.Wenig später gewann sie auch die nordamerikanischen Meisterschaften.
Kısa bir süre sonra Burger King'in televizyon reklamlarında da boy göstermeye başlar.Seine Schauspielkarriere begann Lascher mit einer Fernsehwerbung von Burger King.
Ancak sadrazamlığı Beş ay kadar kısa bir süre devam etmiştir.Der Takt wurde jedoch zwischenzeitlich auf fünf Sekunden reduziert.
Bir süre sonra ayrılanların bir bölümü geri döndü.Später kehrte aber ein Teil von ihnen zurück.
Bir süre sonra Green Day'in albüm yayın tarihleri de açıklandı.Auch von der Band Green Day gibt es eine Coverversion.
Nokia 9300, Nokia 9500 Communicator'dan kısa bir süre sonra piyasaya çıktı.Der Nokia E90 Communicator ist der Nachfolger des Nokia 9500 Communicators.
Joanne benim için bir süreç.Monya ist eine Zeitreisende.
1947 yılında kendisine Parkinson hastalığı konmuş ve kısa bir süre sonra fotoğraf çekmeyi bırakmıştır.Im Jahr 1948 erkrankte Weston an der Parkinson-Krankheit und konnte bald darauf nicht mehr fotografieren.
Roza, Zardinidis’in ölümünden kısa bir süre sonra müzik kariyerine devam etmek üzere Atina’ya yerleşti.Roza war nach dem Tod Sardinidis’ nach Athen übergesiedelt, um ihre musikalische Karriere fortzusetzen.
Bir süre sonra da hamile kaldığını anlamış.Bald war es ihr auch Gewissheit, dass sie schwanger war.
Schochwitz'de kısa bir süre kaldıktan sonra ailesi ile birlikte 1946 başlarında Arjantin'e kaçtı.Nach kurzem Aufenthalt in Schochwitz setzte sich Alvensleben 1946 mit seiner Familie nach Argentinien ab.
Reform döneminden sonra koruyucu azizler uzunca bir süre paraların üzerinde görülmezler.Seit der Reformationszeit sind die Pfarrer lückenlos nachgewiesen.
Kısa bir süre sonra tekrar manastıra döndü.Kurze Zeit später gehörte der Ort wieder dem Kloster.
Bir süre sonra Ruthie, Billy'e geri döner.Red will nun zurück zu Bill.
Yazarın burada uzun bir süre yaşadğını biliyoruz.Der Drehbuchautor hatte dort jahrelang gearbeitet.
Yapımcılar Swinton ile Guadagnino filmi 11 yıl süren bir süre zarfı içerisinde geliştirdiler.Guadagnino und Swinton haben gemeinsam über einen Zeitraum von 7 Jahren an dem Film gearbeitet.
Ancak kısa bir süre sonra kaçmayı başarmıştır.Schon nach kurzer Zeit gelang ihm jedoch die Flucht.
Çok kısa bir süre sonra Island Records'la bir anlaşma imzalamıştır.Wenig später unterschrieben sie einen Plattenvertrag mit Island Records.
Fakat bir süre sonra yakalandılar.Wenige Tage danach wurden sie gefasst.
Bu yüzden bir süre dinlendirilmelidir.Danach ruht sie einige Zeit.
2 yıla yakın bir süre Paris’te yaşadı.Bereits zwei Jahre darauf verstarb er nahe Paris.
Uzun bir süre boyunca biyolojik babasını hiç tanımamıştır.Seine biologischen Eltern lernte er bis heute nie kennen.
Bir süre ABD'nin Londra Büyükelçiliğini de yapmıştır.Zudem war er für die US-amerikanische Botschaft in London tätig.
Bir süre kitaplarını Kathryn Harvey adı altında yazdı.Sie veröffentlichte auch unter dem Pseudonym Kathryn Harvey.
Liam kısa bir süre sonra 16 yaşına basacaktır.Liam steht kurz vor seinem 16. Geburtstag.
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.Sie steigt zu ihm ins Bett, doch er schläft ein.
Pompey Mısır'a kaçtıysa da bir süre sonra burada öldürüldü.Pompeius wurde kurz darauf auf seiner Flucht in Ägypten ermordet.
Kısa bir süre sonra da ailesini gece uyurlarken öldürdü.Er berichtet auch, dass sie ihn, während er nachts schlief, schlug.
Cesare Prandelli, Roma'dan ayrıldıktan sonra bir yıla yakın bir süre takım çalıştırmadı.Fulvio Bernardini war nach dem Ende seiner Arbeit bei Lazio Rom ein Jahr lang arbeitslos.
Ancak bu rekor kısa bir süre sonra Kesha tarafından "Tik Tok" şarkısıyla kırıldı.Der Rekord wurde später von Ke$ha mit ihrem Song Tik Tok gebrochen.
Bir süre sonra hareket bitirilir.Kurz danach endet die Handlung.
Quorthon 20 yıldan fazla bir süre grubun baş söz yazarı ve üyesi olmayı sürdürdü.Im Historischen Verein war er über 20 Jahre Schriftführer und Ausschussmitglied.
Bir süre sonra yaptıklarından ötürü suçlu bulunmuş ve padişah fermanıyla idam edilmiştir.Danach habe sie gehandelt, das sei ihre große Lebensleistung und ihr Vermächtnis.
Popülaritesini yükselten bu biralar bir süre sonra yurt dışına gönderilmeye başlamıştır.Das Erstaunliche daran ist, dass ein Großteil ihrer Fans mittlerweile aus dem Ausland kommen.
Ölümünün ardından uzunca bir süre unutulmuştur.Nach dessen Tod blieb er lange Zeit verwaist.
Robert de kısa bir süre sonra onu izledi.David folgte ihm bald darauf.
Wittgenstein bir süre özellikle evlerin iç mimarisi ve dizaynı ile ilgilenmiştir.Wittgenstein war hauptsächlich für die innenarchitektonische Gestaltung des Hauses zuständig.
Uzun bir süre 'Çok Satanlar' listelerinin üst sıralarında kalmayı başarmıştır.Es war gelungen, für sie alle kurzfristig „Untertauch-Adressen“ zu finden.
İzmir Yetimler Mektebi’nde kısa bir süre öğretmenlik yaptı.Sonderegger lernte innert Kürze romanisch.
Bir süre roman yazmaya ara verdi.Danach ging er dazu über, Romane zu schreiben.
Bir süre Almanya’da da konuk profesör olarak da bulunmuştur.In Deutschland war er mehrere Jahre Gastprofessor.
Buca Sultanîsi'nde bir süre öğretmenlik yaptı.Einige Zeit arbeitete er als Lehrer in der Buca Sultanisi.
Benn yılın henüz başında Berlin'deki bir hastahanede bir süre bakım altına alınır.Den Nachrufen zufolge aber erlag er einem längeren Leiden in einem Berliner Krankenhaus.
Ancak Schiller kısa bir süre sonra bu gazeteden geri çekilir.Wenig später kommt Helene mit Zeitungen herein.
Kısa bir süre sonra hayvanların yiyecekleri tükenir.Zum Verstecken der Tiere ist es zu spät.
Siyasete bir süre ara verir.Politik für eine neue Zeit.
Ağustos 1942'de Almanlar bölgeyi 6 aylık bir süre işgal ettiler.Im Dezember 1929 übernahmen die Franzosen für ein halbes Jahr wieder das Gelände.
Türkiye'ye döndüğünde bir süre Türkiye'nin ilk bayan futbol takımı Dostlukspor'da oynadı.Für einige Zeit spielte sie in der ersten türkischen Frauenfußballmannschaft Dostlukspor.
Ancak bir süre sonra tekrar toparlandı.Jedoch vereinigten sie sich kurze Zeit später wieder.
Bir süre sonra kariyerine Korede devam etmiştir.Ihre Solokarriere ließ sich danach Zeit.
Bir süre Mısır'da kaldı.Sie blieb zwei Jahre in Ägypten.
Claude onun bir süre kirli işlerini ve şoförlüğünü yapmıştır.An sie richtete er noch lange Zeit gehalt- und humorvolle Briefkunstwerke.
Bu kaimeler de kısa bir süre sonra piyasadan kaldırılır.Dieses Produkt wurde nach kurzer Zeit vom Markt genommen.
Arkasındaki zombiler de bir süre bekler.Die Jordans ziehen nach einiger Zeit um.
Aynı zamanda, 1982 yılında kısa bir süre için İçişleri Bakanı oldu.Darüber hinaus war er 1920 kurzzeitig Innenminister.
Bir süre sonra kendi başına bir telgraf aleti yaptı ve Mors alfabesini öğrendi.Dort wurde sie u. a. als Funkerin ausgebildet und erlernte das Morsealphabet.
Uzun bir süre işler böyle yürür.So geht das schon sehr lange.
Bir süre akıl hastanesinde tutulmuştur.Er verbrachte einige Zeit in einer psychiatrischen Anstalt.