bir süre

/ˈbiɾ.sy.ɾe/
adv
TR → EN

Görsel

Gökyüzüne bakıp bir süre dalıp gittim.Okyanusun sakin devi, bir süre bakınca insanın içini huzurla dolduruyor.Gökyüzü bu kadar güzel olunca insan bir süre öyle kalıyor.Gece gökyüzü bu kadar temiz olunca insan bir süre öylece bakıyor.

Tanım

•belirsiz bir müddet, bir müddet
•kısa bir müddet, bir müddet
•Belirsiz bir müddet; bir müddet
•Kısa bir müddet; bir müddet

Etimoloji

Compound of bir (“a, one, indefinite determiner”) + süre (“period of time, duration”).

Örnek Cümleler

Bir süreç.
It's a process.
Bir süre oldu.
It's been a while.
Bir süre için.
A short while.
Bir süre kalın.
Stay for a while.
Bir süre bekle!
Hang on a while!
Bir süre bekle.
Wait a while.
Bir sure bekle.
Wait a bit.
Bir süre dinlen.
Relax for a while.
O bir süre aldı.
It's taken a while.
Bir süre önce...
Not long ago,
Bir süre ağladık.
We cried for a while.
- Bir süre kalın.
- Stay for a while.
bir süre ile daha fazla örnek cümle →