Ve olaya bir nevi hakim oldum.In nekako sem jih razumela.
Ve olaya bir nevi hakim oldum.점차 수치심에 대해 좀 알게되는 것 같았어요.
Ve olaya bir nevi hakim oldum.Och jag fick grepp om det.
Ve olaya bir nevi hakim oldum.Og jeg fik på en måde taget på det.
Ve olaya bir nevi hakim oldum.Sain siitä tavallaan otteen.
Ve olaya bir nevi hakim oldum.Und ich hatte sozusagen den Dreh raus.
Ve olaya bir nevi hakim oldum.Và tôi gần như nắm giữ được nó.
Ve olaya bir nevi hakim oldum.Y casi lo llegué a entender.
Ve olaya bir nevi hakim oldum.Κι εγώ κατά κάποιον τρόπο προσπαθούσα να το χειριστώ.
Ve olaya bir nevi hakim oldum.И донякъде успях да се справя.
Ve olaya bir nevi hakim oldum.И, похоже, что я разобралась с этим.
Ve olaya bir nevi hakim oldum.І я, наче, розібралася з цим.
Ve olaya bir nevi hakim oldum.ופחות או יותר הצלחתי להשתלט עליהם.
Ve olaya bir nevi hakim oldum.نوعاً ما حصلت على مؤشر على ذلك .
Ve olaya bir nevi hakim oldum.また恥が一体何であるか
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.A můžete viděte, je to něco jako opylení, klíčení, růst.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.Dan Anda bisa lihat kristal ini menyerbuk, berkecambah, tumbuh.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.E podem ver, está, de certa forma, a polinizar, germinar e crescer.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.E potete vedere, in qualche modo viene impollinato, germina, cresce.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.Et comme vous pouvez le constater, il se pollinise, germe et pousse.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.Je kunt zien dat hier een soort van bestuiven, ontkiemen, groeien optreedt.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.보실 수 있듯이, 그건 일종의 수분작용, 발아작용, 성장입니다
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.Láthatják: megtermékenyül, kicsírázik, növekszik.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.Și veți putea vedea, că parcă polenizează, germinează, crește.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.Und Sie können sehen, er befruchtet, keimt, wächst in gewisser Weise.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.Và bạn có thể thấy một số hoạt động dạng như thụ phấn, nảy mầm, sinh trưởng.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.Widzicie - rozprzestrzenia się, kiełkuje, rośnie
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.Y pueden ver como que se poliniza, germina, crece.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.Και μπορείτε να δείτε άρχιζει να βγάζει ρίζες και να μεγαλώνει.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.Ви можете бачити, як він запилюється, проростає та продовжує рости.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.И както може да се уверите, той един вид се опрашва, покарва, расте.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.Можно видеть, что он как бы опыляет, прорастает, растёт.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.אתם יכולים לראות שזו מין האבקה, נביטה וגדילה.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.وكما ترون، فهى بشكل ما تلقّح وتنبت وتنمو.
Ve siz de onun, bir nevi tozlaştığını, filiz verdiğini, büyüdüğünü göreceksiniz.授粉、発芽、生育している感じになります この無機物は管になりました
Ve sonuçta, bir nevi "herşeyi bilen" sıfatımı insanlardan gizlemiştimDaardoor was ik vele jaren lang een nogal in zichzelf gekeerde betweter.
Ve sonuçta, bir nevi "herşeyi bilen" sıfatımı insanlardan gizlemiştimDrept urmare, am fost, mulți ani, un tip de știe-tot foarte ascuns.
Ve sonuçta, bir nevi "herşeyi bilen" sıfatımı insanlardan gizlemiştimE como resultado, eu fui uma espécie de sabe-tudo escondido no armário durante muitos anos.
Ve sonuçta, bir nevi "herşeyi bilen" sıfatımı insanlardan gizlemiştimEt donc, j'ai longtemps caché que j'étais un monsieur je-sais-tout
Ve sonuçta, bir nevi "herşeyi bilen" sıfatımı insanlardan gizlemiştim그 결과 저는 많은 세월 아는 척 하는 부류로 깊이 빠져있었지요.
Ve sonuçta, bir nevi "herşeyi bilen" sıfatımı insanlardan gizlemiştim(Lachen) Somit war ich für viele Jahre der verschlossene Besserwisser.
Ve sonuçta, bir nevi "herşeyi bilen" sıfatımı insanlardan gizlemiştimOg som resultat, var jeg på en eller anden måde det utrolig barrikaderede bedrevidende barn i mange år.
Ve sonuçta, bir nevi "herşeyi bilen" sıfatımı insanlardan gizlemiştimPrzez wiele lat ukrywałem wiedzę o ciekawostkach.
Ve sonuçta, bir nevi "herşeyi bilen" sıfatımı insanlardan gizlemiştimRisultato: per molti anni sono stato una specie di "tuttologo" non dichiarato.
Ve sonuçta, bir nevi "herşeyi bilen" sıfatımı insanlardan gizlemiştimVà kết quả tôi đã giam mình làm ngài-biết-tuốt trong nhiều năm.
Ve sonuçta, bir nevi "herşeyi bilen" sıfatımı insanlardan gizlemiştimVýsledkem bylo, že jsem byl jako všeználek v tom šuplíku zastrčený na hodně dlouho.
Ve sonuçta, bir nevi "herşeyi bilen" sıfatımı insanlardan gizlemiştimY, en consecuencia, fui un sabihondo profundamente oculto durante muchos años.
Ve sonuçta, bir nevi "herşeyi bilen" sıfatımı insanlardan gizlemiştimΚαι ως αποτέλεσμα, κρατούσα πολύ κρυφές τις γενικές μου γνώσεις, για πολλά χρόνια.
Ve sonuçta, bir nevi "herşeyi bilen" sıfatımı insanlardan gizlemiştimИ потому я был очень замкнутым в себе всезнайкой долгие годы.
Ve sonuçta, bir nevi "herşeyi bilen" sıfatımı insanlardan gizlemiştimНакрая, станах известен с това, че знам всичко.
Ve sonuçta, bir nevi "herşeyi bilen" sıfatımı insanlardan gizlemiştimועקב כך, הייתי היודע-כל הכי סגור בארון במשך הרבה שנים.
Ve sonuçta, bir nevi "herşeyi bilen" sıfatımı insanlardan gizlemiştimونتيجة لذلك كنت نوعا ما منغلق بشدة في معرفة-كل شئ لسنوات عديدة.
Ve sonuçta, bir nevi "herşeyi bilen" sıfatımı insanlardan gizlemiştimでも子供の頃から兆候はあったようです
Web, bir nevi, her şeyi içine çeken bir karadeliğe benziyor.A Web - bizonyos szempontból - egy fekete lyuk, amely mindent elnyel.
Web, bir nevi, her şeyi içine çeken bir karadeliğe benziyor.Das Web ist in gewissem Sinne wie ein schwarzes Loch, das alles in sich hinein saugt.
Web, bir nevi, her şeyi içine çeken bir karadeliğe benziyor.Het web is een soort zwart gat dat alles naar zich toe zuigt.
Web, bir nevi, her şeyi içine çeken bir karadeliğe benziyor.Il web, in un certo senso, è una specie di buco nero, che sta succhiano ogni cosa in esso.
Web, bir nevi, her şeyi içine çeken bir karadeliğe benziyor.웹은 어떤 의미에서 일종의 블랙홀입니다. 모든 것을 빨아들여서
Web, bir nevi, her şeyi içine çeken bir karadeliğe benziyor.La red, en cierto sentido, es como un agujero negro, que absorbe todo
Web, bir nevi, her şeyi içine çeken bir karadeliğe benziyor.La toile,en un certain sens, est comme une sorte de trou noir, qui absorbe tout.