Ve bir nevi anti-küreselleşme hareketi düsturu. Doğru mu?Dat is het grote motto van de antiglobalisatiebeweging.
Ve bir nevi anti-küreselleşme hareketi düsturu. Doğru mu?Et c'est un peu la grande devise du mouvement anti-mondialisation, non?
Ve bir nevi anti-küreselleşme hareketi düsturu. Doğru mu?É uma espécie de grande lema do movimento antiglobalização.
Ve bir nevi anti-küreselleşme hareketi düsturu. Doğru mu?E' una specie di motto del movimento antiglobalizzazione.
Ve bir nevi anti-küreselleşme hareketi düsturu. Doğru mu?Ez akár egyfajta mottó is lehet az anti-globalizációs mozgalom számára, igaz?
Ve bir nevi anti-küreselleşme hareketi düsturu. Doğru mu?Kiểu như một tôn chỉ lớn của phong trào phản toàn cầu hóa.
Ve bir nevi anti-küreselleşme hareketi düsturu. Doğru mu?일종의 반-국제화 운동의 큰 모토 같은 게 있죠. 그렇죠?
Ve bir nevi anti-küreselleşme hareketi düsturu. Doğru mu?Като едно общо мото на движението за антиглобализъм
Ve bir nevi anti-küreselleşme hareketi düsturu. Doğru mu?Це багатьом відоме гасло антиглобалістичного руху.
Ve bir nevi anti-küreselleşme hareketi düsturu. Doğru mu?זהו מעין מוטו חשוב של התנועה נגד גלובליזציה.
Ve bir nevi anti-küreselleşme hareketi düsturu. Doğru mu?ونوع من الشعار الكبير لحركة مناهضة للعولمة. صحيح؟
Ve bir nevi anti-küreselleşme hareketi düsturu. Doğru mu?このモットーを借りると
Ve bir nevi anti-küreselleşme hareketi düsturu.Este ca un motto al mişcării anti-globalizare.
Ve bir nevi anti-küreselleşme hareketi düsturu.Och ungefär anti-globaliseringsrörelsens stora motto.
Ve bir nevi anti-küreselleşme hareketi düsturu.Un gran lema del movimiento antiglobalización.
Ve bir nevi anti-küreselleşme hareketi düsturu.Περίπου το μεγάλο σύνθημα του κινήματος κατά της παγκοσμοιοποίησης.
Ve bir nevi anti-küreselleşme hareketi düsturu.Это своего рода девиз движения против глобализации.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Al deze dingen gebeuren onder onze neus en zijn allemaal beschermd door een krachtveld van "doe-maar-op".
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.All diese Dinge passieren ganz offen, und sie sind durch ein Kraftfeld der Langeweile geschützt.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.이런 모든일들이 명백한 시야에서 일어나고 있고, 그것들은 전부 따분함의 동력 분야로 모두 보호받습니다
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Mindezek a dolgok előttünk történnek, de védi őket az unalmasság erőtere.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Mọi vấn đề đang diễn ra với cái nhìn đơn điệu, và chúng được che mắt bởi một phạm vi ảnh hưởng nhàm chán.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Och att alla dessa saker händer öppet, och de alla är skyddade av ett kraftfällt av allvar.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Semua hal ini terjadi dalam pandangan yang jelas, dan mereka semua terlindungi oleh selimut kemonotonan.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Toate aceste lucruri se petrec în văzul lumii, şi sunt toate apărate de câmpul de forţe al lipsei de interes.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Todas estas coisas se estão a passar à vista desarmada, e estão todas protegidas por uma força de tédio.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Todas estas cosas están pasando a simple vista, y están todas protegidas por un campo de fuerza de monotonía.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Toutes ces choses se passent à la vue de tous, ils sont tous protégés par un champ de force d'ennui.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Tutte queste cose stanno accadendo in piena vista, e sono tutte protette da un campo di forza di tediosità.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Všechny tyto věci se dějí před našimi zraky a všechny jsou chráněny silovým polem únavy a "zdlouhavosti".
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Vse te stvari se dogajajo vsem na očeh in vse so zaščitene s poljem počasnosti.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Wszystkie te rzeczy dzieją się na naszych oczach, ale zaciemnia je powłoka opieszałości.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Όλα αυτά συμβαίνουν μπροστά στα μάτια μας, και προστατεύονται από την πολυπλοκότητά τους.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Всё это происходит на виду у всех, и все они защищены "силовым полем" занудства.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Всичко това се случва пред очите ни и е предпазвано от силовото поле на ненамесата.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Всі ці речі відбуваються під носом у нас, і всі вони захищені силовим полем нудоти.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.כל הדברים האלה מתרחשים לעיני כל, והם מוגנים בשדה כוח טרחני.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.كل هذه الأمور تحدث في شكل بدائى، وكلها محكومة ومحمية بقوى مملة ومضجرة من نفس المجال.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.ただ単調な作業という力の 場のようなもので守られています 科学の全ての問題に対して
Ve burada -- ben eskiden bir nevi aktördüm.Acesta e un -- Obișnuiam să fiu un fel de actor.
Ve burada -- ben eskiden bir nevi aktördüm.A to jest, kiedy próbowałem być aktorem.
Ve burada -- ben eskiden bir nevi aktördüm.Das hier ist -- ich war mal mehr oder weniger Schauspieler.
Ve burada -- ben eskiden bir nevi aktördüm.Donc, ceci -- J'étais en quelque sorte un acteur.
Ve burada -- ben eskiden bir nevi aktördüm.Esto es -- Antes era un actor, más o menos.
Ve burada -- ben eskiden bir nevi aktördüm.그리고 이건 -- 전 연기자 노릇도 했었는데요.
Ve burada -- ben eskiden bir nevi aktördüm.Sono stato anche un attore, più o meno.
Ve burada -- ben eskiden bir nevi aktördüm.А это... Я пытался быть актёром.
Ve burada -- ben eskiden bir nevi aktördüm.И така това е -- бях малко като актьор.
Ve burada -- ben eskiden bir nevi aktördüm.אז זה -- הייתי פעם שחקן.
Ve burada -- ben eskiden bir nevi aktördüm.وهذا -- كنت في يوم من الأيام ممثلاً
Ve burada -- ben eskiden bir nevi aktördüm.まったくダメですが
Ve olaya bir nevi hakim oldum.A nejak som to zvládla.
Ve olaya bir nevi hakim oldum.A tak jsem na to jakž takž přišla.
Ve olaya bir nevi hakim oldum.Dan saya merasa bisa mengatasinya.
Ve olaya bir nevi hakim oldum.De certa forma, comecei a perceber.
Ve olaya bir nevi hakim oldum.Ed io, diciamo, ci ho capito qualcosa.
Ve olaya bir nevi hakim oldum.És lassan sikerült megragadnom a dolgot.
Ve olaya bir nevi hakim oldum.Et j'ai commencé à comprendre.
Ve olaya bir nevi hakim oldum.I ja jakoś sobie z tym poradziłam.
Ve olaya bir nevi hakim oldum.Ik begon het te snappen.