Onlarla ne kadar çok ilgilenirseniz, yani bir nevi yaşlandıkça kendi davranışlarından birşeyler öğreniyorlar.Y mientras más los tratas, más mayores se hacen, aprenden desde su experiencia y comportamiento.
Onlarla ne kadar çok ilgilenirseniz, yani bir nevi yaşlandıkça kendi davranışlarından birşeyler öğreniyorlar.И вие -- колкото повече ги имате, толкова повече растат те, и те някакси се научават как да се държат.
Onlarla ne kadar çok ilgilenirseniz, yani bir nevi yaşlandıkça kendi davranışlarından birşeyler öğreniyorlar.И затем, со временем, они становятся старше. И они самообучаемы.
Onlarla ne kadar çok ilgilenirseniz, yani bir nevi yaşlandıkça kendi davranışlarından birşeyler öğreniyorlar.ואתם -- ככל שיש לכם אותם יותר זמן, הם מתבגרים, והם סוג של לומדים מההתנהגות שלהם.
Onlarla ne kadar çok ilgilenirseniz, yani bir nevi yaşlandıkça kendi davranışlarından birşeyler öğreniyorlar.و مع مرور الوقت يكبر أكثر فأكثر في السن و يبدأون بالتعلم عبر سلوكياتهم
Onlarla ne kadar çok ilgilenirseniz, yani bir nevi yaşlandıkça kendi davranışlarından birşeyler öğreniyorlar.行動することによって学んでいきます こっちは寝ています お待ちください
Onun için bunu yaptım. Bir nevi görsel canon.이것은 그를 위한 것입니다. 일종의 시각적 대포입니다.
Onun için bunu yaptım. Bir nevi görsel canon.אז עשיתי את זה בשבילו. זה סוג של תותח ויזואלי.
Onun için bunu yaptım. Bir nevi görsel canon.صنعت هذه له , إنها نوع من الخدع البصرية
Onun için bunu yaptım. Bir nevi görsel canon.(笑い)
O, sizin bir nevi "biyo-kimlik kartınız" gibidir, diyebilirim.É um "bilhete de identidade biológico", posso chamar-lhe assim.
O, sizin bir nevi "biyo-kimlik kartınız" gibidir, diyebilirim.È un po' come una bio-carta d'identità.
O, sizin bir nevi "biyo-kimlik kartınız" gibidir, diyebilirim.저는 이걸 생물정보카드라고 불러요.
Parti adayı ise bir nevi örtülü mesaj ile takip etti:El candidato de su partido publicó un comentario casi críptico:
Petrol endüstrisini bu CEO'larda bir nevi kişiselleştiriyoruz.우리는 이 CEO들을 통해 개인화 된 전체 석유 산업을 직시하게 되었죠.
Petrol endüstrisini bu CEO'larda bir nevi kişiselleştiriyoruz.E abbiamo personalizzato l'intera industria petrolifera in questi dirigenti.
Petrol endüstrisini bu CEO'larda bir nevi kişiselleştiriyoruz.Et nous avons en quelque sorte incarné l'intégralité de l'industrie pétrolière dans ces PDGs.
Petrol endüstrisini bu CEO'larda bir nevi kişiselleştiriyoruz.Így gyakorlatilag az egész olajipart vonjuk kérdőre ezeken a CEO-kon keresztül.
Petrol endüstrisini bu CEO'larda bir nevi kişiselleştiriyoruz.Og vi har ligesom personificeret hele olieindustrien i de administrerende direktører.
Petrol endüstrisini bu CEO'larda bir nevi kişiselleştiriyoruz.Şi am personificat întreaga industrie petrolieră în aceşti CEO.
Petrol endüstrisini bu CEO'larda bir nevi kişiselleştiriyoruz.Und wir haben so ein bisschen die gesamte Ölindustrie durch diese CEOs personalisiert.
Petrol endüstrisini bu CEO'larda bir nevi kişiselleştiriyoruz.Và chúng ta cá nhân hóa toàn bộ ngành công nghiệp dầu khí lên những vị CEO này.
Petrol endüstrisini bu CEO'larda bir nevi kişiselleştiriyoruz.We hebben zo'n beetje de hele olie-industrie gepersonaliseerd in deze CEO's.
Petrol endüstrisini bu CEO'larda bir nevi kişiselleştiriyoruz.W ten sposób ci prezesi uosabiają dla nas cały przemysł naftowy.
Petrol endüstrisini bu CEO'larda bir nevi kişiselleştiriyoruz.Y casi que personalizamos la industria petrolera en estos ejecutivos.
Petrol endüstrisini bu CEO'larda bir nevi kişiselleştiriyoruz.Έχουμε προσωποποιήσει τη βιομηχανία πετρελαίου στο πρόσωπο αυτών των διευθυντών.
Petrol endüstrisini bu CEO'larda bir nevi kişiselleştiriyoruz.И някак олицетворяваме цялата петролна индустрия с тези директори.
Petrol endüstrisini bu CEO'larda bir nevi kişiselleştiriyoruz.Мы ассоциируем всю нефтяную отрасль с исполнительными директорами нефтяных компаний.
Petrol endüstrisini bu CEO'larda bir nevi kişiselleştiriyoruz.וכך למעשה כל תעשיית הנפט כולה מגולמת בשבילנו, על ידי אותם מנכ"לים.
Petrol endüstrisini bu CEO'larda bir nevi kişiselleştiriyoruz.و جعلنا كل صناعة النفط مسالة شخصية متمثلة في هؤلاء المدراء
Petrol endüstrisini bu CEO'larda bir nevi kişiselleştiriyoruz.いるのです こういった問題を
Ramone bir nevi dolandırıcılık yapıyormuş.Ramone blanchit de l'argent en quelque sorte.
Ramone bir nevi dolandırıcılık yapıyormuş.Ramone dichiara solo una parte del contante facendo la cresta sull' incasso.
Ramone bir nevi dolandırıcılık yapıyormuş.Ramone hat so eine Art Geldschröpf Betrieb laufen.
Ramone bir nevi dolandırıcılık yapıyormuş.Ο Ραμόν ξαφρίζει χρήμα με κάποιον τρόπο.
Ramone bir nevi dolandırıcılık yapıyormuş.Рамон занимается денежными махинациями.
Ramone bir nevi dolandırıcılık yapıyormuş.投資家から金巻き上げてたのよ
Reebok için ayakkabı da yaptım, kıyafet için bir nevi hobi olarak.Am făcut și încălțăminte pentru Reebok, ca un soi de hobby pentru toale
Reebok için ayakkabı da yaptım, kıyafet için bir nevi hobi olarak.He hecho zapatos para Reebok también, como una especie de pasatiempo.
Reebok için ayakkabı da yaptım, kıyafet için bir nevi hobi olarak.Ho fatto anche scarpe per Reebok, una sorta di hobby per i vestiti.
Reebok için ayakkabı da yaptım, kıyafet için bir nevi hobi olarak.Ich habe auch Schuhe für Reebok gemacht, als eine Art Hobby im Bereich von Kleidung.
Reebok için ayakkabı da yaptım, kıyafet için bir nevi hobi olarak.Ik heb ook schoenen voor Reebok gedaan, als een soort kledinghobby.
Reebok için ayakkabı da yaptım, kıyafet için bir nevi hobi olarak.J'ai aussi fait des chaussures pour Reebok, une sorte de hobby pour l'habillement.
Reebok için ayakkabı da yaptım, kıyafet için bir nevi hobi olarak.저는 리복을 위한 신발들을 의류에 대한 일종의 취미로 만들었습니다.
Reebok için ayakkabı da yaptım, kıyafet için bir nevi hobi olarak.Tôi cũng làm giày cho Reebok nữa, giống một sở thích về quần áo.
Reebok için ayakkabı da yaptım, kıyafet için bir nevi hobi olarak.Zaprojektowałem dla nich buty w ramach mojego hobby odzieżowego.
Reebok için ayakkabı da yaptım, kıyafet için bir nevi hobi olarak.Правил съм и обувки за "Рийбок", като един вид хоби за екипировка.
Reebok için ayakkabı da yaptım, kıyafet için bir nevi hobi olarak.Я сделал также обувь для Reebok как своего рода хобби для одежды.
Reebok için ayakkabı da yaptım, kıyafet için bir nevi hobi olarak.עשיתי גם נעליים לריבוק, כסוג של תחביב ללבוש.
Reebok için ayakkabı da yaptım, kıyafet için bir nevi hobi olarak.صممت أحذية لشركة ريبوك كذلك، كنوع من الهواية في الاكسسوارات.
Reebok için ayakkabı da yaptım, kıyafet için bir nevi hobi olarak.これは趣味です これら全てはあなたにもできる事です
Resimde buranın Jakobenler Mars Alanı'nda, bir nevi halk parkındaそして、彼らはパリにある、この公園で
Sadede gelirsek, bunun bir nevi oyuncunun hayal gücünün güçlendiricisi olmasını istiyoruz.기본적으로, 저희는 이 에디터가 플레이어의 상상력을 증폭하는 것이었으면 해요.
Sadede gelirsek, bunun bir nevi oyuncunun hayal gücünün güçlendiricisi olmasını istiyoruz.Ta gra ma gra rozwijać i wzmacniać wyobraźnię. Ta gra ma gra rozwijać i wzmacniać wyobraźnię.
Sadede gelirsek, bunun bir nevi oyuncunun hayal gücünün güçlendiricisi olmasını istiyoruz.Wir wollen, dass dies dazu dient, die Vorstellungskraft des Spielers zu vergrößern.
Sadede gelirsek, bunun bir nevi oyuncunun hayal gücünün güçlendiricisi olmasını istiyoruz.אז ברמה העקרונית, באופן מסויים אנחנו רוצים שזה ירגיש כמו, סוג של מגבר לדמיון של השחקן,
Sadede gelirsek, bunun bir nevi oyuncunun hayal gücünün güçlendiricisi olmasını istiyoruz.نود أن يكون هذا الشعور، كنوع يوسع مخيلة اللاعب،
Sanırım, çoğu zaman bizim yaptığımız tek şey, müşterilere bir nevi ayna tutmak ve:A hodně často prostě držíme před našimi klienty zrcadlo a říkáme jim:
Sanırım, çoğu zaman bizim yaptığımız tek şey, müşterilere bir nevi ayna tutmak ve:Et je pense que, souvent, ne ne faisons en fait que tenir le miroir devant nos clients en disant :
Sanırım, çoğu zaman bizim yaptığımız tek şey, müşterilere bir nevi ayna tutmak ve:Ich glaube, oft ist alles, was wir tun, einfach unseren Klienten den Spiegel vorzuhalten und zu sagen: