Bu alternatif çözümleri çok kullanıyoruz. bir nevi etrafımıza bakınmak gibi.周りをよく見るという意味です このTEDでも私は 周囲でこの類の出来事が起こるのを
Bu babam. Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.저분이 제 아버집니다. 아버지는 맥가이버 같은 사람이었어요, 정말로요.
Bu babam. Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.זה אבא שלי. אבא שלי די דומה למקגייוור, האמת:
Bu babam. Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.هذا والدي، كان أبي يشبه "مكبفر" في الحقيقة
Bu babam. Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.モノを重くする方法を発案したりしました
Bu belki de en zor olan parçası ve bir anlamda, bu bir nevi itiraf benim için.Đây có lẽ là một phần nan giải nhất, và đây là một sự thú nhận đối với tôi.
Bu belki de en zor olan parçası ve bir anlamda, bu bir nevi itiraf benim için.Detta är den del som kanske är den svåraste, och på sätt och vis är detta en bekännelse från min sida.
Bu belki de en zor olan parçası ve bir anlamda, bu bir nevi itiraf benim için.Dit is misschien wel het moeilijkste en in zekere zin een bekentenis van mij.
Bu belki de en zor olan parçası ve bir anlamda, bu bir nevi itiraf benim için.E poate partea cea mai dificilă și, oarecum, e o confesiune a mea.
Bu belki de en zor olan parçası ve bir anlamda, bu bir nevi itiraf benim için.Esta é a parte que é talvez mais difícil e, de certo modo, isto é quase uma confissão para mim.
Bu belki de en zor olan parçası ve bir anlamda, bu bir nevi itiraf benim için.Esta es quizás la parte más difícil, y en cierto sentido es mi confesión personal.
Bu belki de en zor olan parçası ve bir anlamda, bu bir nevi itiraf benim için.Ez része annak, ami talán a legnehezebb, és bizonyos értelemben ez egy beismerés a részemről.
Bu belki de en zor olan parçası ve bir anlamda, bu bir nevi itiraf benim için.Ini mungkin adalah bagian yang paling rumit, dan bisa dibilang ini merupakan semacam pengakuan dari saya.
Bu belki de en zor olan parçası ve bir anlamda, bu bir nevi itiraf benim için.Je to asi tá najhoršia časť a v istom zmysle aj moje priznanie.
Bu belki de en zor olan parçası ve bir anlamda, bu bir nevi itiraf benim için.Jetzt kommt der vielleicht schwierigste Teil, und in gewisser Weise ist das für mich eine Art Geständnis.
Bu belki de en zor olan parçası ve bir anlamda, bu bir nevi itiraf benim için.이건 저에게 가장 어려운, 마치 고해성사와 같은 이야기입니다
Bu belki de en zor olan parçası ve bir anlamda, bu bir nevi itiraf benim için.Questa è forse la parte più difficile, e in un certo senso è una mia personale confessione.
Bu belki de en zor olan parçası ve bir anlamda, bu bir nevi itiraf benim için.To ta najtrudniejsza część. To dla mnie rodzaj wyznania.
Bu belki de en zor olan parçası ve bir anlamda, bu bir nevi itiraf benim için.Toto je asi ta nejtěžší část ze všech a v určitém smyslu i moje přiznání.
Bu belki de en zor olan parçası ve bir anlamda, bu bir nevi itiraf benim için.Και αυτό είναι ίσως είναι το πιο δύσκολο και κατά κάποιο τρόπο είναι ένα είδος εξομολόγησης απο μένα.
Bu belki de en zor olan parçası ve bir anlamda, bu bir nevi itiraf benim için.Це та частина, яка, мабуть, є найважчою, і у певному сенсі стала для мене одкровенням.
Bu belki de en zor olan parçası ve bir anlamda, bu bir nevi itiraf benim için.Это, наверное, самая сложная часть и, в каком-то смысле - моя исповедь.
Bu belki de en zor olan parçası ve bir anlamda, bu bir nevi itiraf benim için.זה כמובן אינו אחד מהם. זהו החלק שהוא אולי הקשה ביותר, ובמובן מסוים זה מעין וידוי בשבילי.
Bu belki de en zor olan parçası ve bir anlamda, bu bir nevi itiraf benim için.إنها جزء منها والتي ربما تكون أصعب بكثير، وبمعنى أنه نوع من الإعتراف لنفسي.
Bu belki de en zor olan parçası ve bir anlamda, bu bir nevi itiraf benim için.ある意味 わたしの懺悔でもあります 私の仕事は それら障害の理解や対処法に
Bu belki de en zor olan parçası ve bir anlamda, bu bir nevi itiraf benim için.呢個可以講係我工作裏邊 最困難嘅一部份 亦令我要好認真面對
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.Ceci est un une lampe boîte de Bento : C'est une espèce de lampe de riz en plastique ; c'est très sympa.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.Đây là hộp đèn Bento, khá giống đèn giấy thông thảo bằng nhựa. Nó rất thân thiện.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.Dies ist eine Bento Box Lampe: es ist eine Art Plastik-Reis-Lampe, sehr freundlich.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.Dit is een Bentobox-lamp: een soort plastic rijstlamp; heel vriendelijk.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.Esta en un lámpara caja Bento: es como una lápmara de arroz plástico; es muy amigable.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.쌀로 만든 플라스틱 램프 같은 것이고; 매우 친숙합니다.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.Questa è una lampada "Bento": è una specie di lampada di riso fatta di plastica; è molto amichevole.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.Това е лампа от кутия Бенто: един вид пластмасова оризова лампа, много приятелски настроена.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.Это лампа Bento: своего рода пластиковая рисовая лампа; она очень дружелюбна.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.זה סוג של מנורת פלסטיק מאורז; היא ידידותית מאוד.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.انه نوع من مصباح أرز بلاستيكي. انه لطيف جدا.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.とても和みます 昨年ロンドンで行なったiPodの作品展は
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.C'est une sorte de rubrique d'Anne Landers géante.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Es ist wie eine riesige Kolumne von Ann Landers.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Este un fel de coloană Anne Landers format mare.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Es una especie de columna de Anne Landers pero a escala mayor
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.È una sorta di rubrica di Ann Landers in forma elaborata.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.지구촌은 좀 크게 써진 앤 랜더스의 컬럼같다고나 할까요.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Rõ ràng như một mục báo của Anne Landers.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Taka powiększona kolumna Anne Landers.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Подобие усугублённой колонки Энн Ландерс [колонки советов].
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Това е нещо като рубриката на Ан Ландърс в огромни мащаби.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.זהו מעין טור כתוב גדול של אן לאנדרס.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.إنها نوع من أنواع كتابات "ان لاندرز". (مقالة لكاتب بإسم مجهول)
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.Dies ist ein Beispiel dieses Paradigmenwechsels.
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.Dit is een voorbeeld van deze paradigmaverschuiving.
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.E isto é um exemplo desta mudança de paradigma.
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.E questo è un esempio di cambiamento di paradigma.
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.És ez a paradigmaváltásnak csak egy példája.
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.Este es un ejemplo del cambio de paradigma.
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.Et ceci est un exemple de ce changement de paradigme.
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.In to je primer spremembe paradigme.
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.I to jest przykład tej zmiany paradygmatu.
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.이는 인식을 전환한 하나의 예시입니다.