bir kere ile cümle
bir kere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir keresinde 30 bin avro kaybetti ama hala akıllanmadı."He lost 30,000 euros once but still hasn't had enough," she said.
Festival ortamını en iyi sloganı "Dünyaya bir kere gelirsin." anlatıyor.The festival atmosphere is best described by its slogan "You only live once."
Bir keresinde bir dolgu kabinini kilitleyen sayı kombinasyonunu buldu.Feynman played many jokes on colleagues.
Bir kere başaldığın bir şeyde sebat et.Once you start something, persevere with it.
Alet bir kere düzgünce ayarlandığında, bir fotografik tabak eklenir ve işleme mağruz bırakılırdı.Once the instrument was properly adjusted, a photographic plate was inserted and exposed.
Bala Türkvizyon yılda bir kere düzenlenen bir şarkı yarışmasıdır.Bala Turkvision is an annual song contest.
Tek seferlik olma özelliği, doğrudan her bir sayaç değerinin tek bir kere kullanımından kaynaklanır.The one-time property leads directly from the single use of each counter value.
Bir keresinde Brummel onlara beklentilerini karşılamadıklarını söyledi.On one occasion, Brummel informed them they were not living up to his expectations.
Hiçbir bankanın tüm mevduatların bir kerede çıkarılması için yeterli rezervi bulunmamaktadır .No bank has enough reserves on hand to cope with all deposits being taken out at once.
Bir keresinde Muhammed kucağında bir çocukla oturuyordu ve çocuk Muhammed'in üzerine işedi.Once, Muhammad was sitting with a child in his lap, and the child urinated over Muhammad.
Baden-Powell'a bir keresinde neden "jamboree" yi seçtiği sorulmuştu.Baden-Powell was once asked why he chose "jamboree".
Heimskringla’da ise yalnızca bir kere Ynglinga Saga’da adı geçmektedir.The ship gets a single mention in the Heimskringla book Ynglinga saga.
Diğer rapçi Granville "The Chip" Moton, grubun bir kereliğine üyesi olmuştu.Fellow rapper Granville "The Chip" Moton was one-time member of the group.
Bir keresinde kendisi şöyle demişti: "Şöhret olmasaydı, tam anlamıyla alkolik olurdum."He himself once said: "If it wasn't for the fame, I'd be a full-blown alcoholic."
Wycherly, bir tiyatro oyuncusuydu. Bir kere bir sessiz filmde rol aldı.She was primarily a stage actress, appearing in one silent film.
Bir keresinde ölümsüzleri ayırt edebilmesi için ona ilahi bir yetenek bile verildi.Once, he was even granted divine vision in order to identify immortals.
Kızı bir keresinde "Babam hafif tabirle çok güçlü bir karakterdi" demişti."My father was a very strong character, to put it mildly", his daughter once said.
ABD milli takımı ile de bir kere sahaya çıkmıştır.He also earned one cap with the U.S. national team.
Güney Asyalılar, 1914'de Britanya Kolumbiyası'ndaki bir kereste kampındaSouth Asians at a lumber camp in British Columbia, circa 1914
Watson, Ocak 1936'da yerel bir kereste firmasının yöneticisi olan Leslie Pickering ile evlendi.Watson married Leslie Pickering, manager of a local timber firm, in January 1936.
Bir olay bir kerelik bir olay olabilir.An incident may be a one-time occurrence.
Bir keresinde tüplü dalışa giderler ve o pahalı tüplü dalış maskesini denizde kaybeder.On one occasion, they go scuba diving and she loses her expensive scuba mask to the sea.
Bir keresinde Fan'ın kafasına yaklaşık elli kez tekme atılmış.On one occasion, Fan was kicked in the head around fifty times.
Bir keresinde "programcı olmaktansa programlanmış" olmayı tercih edeceğini söylemişti.He once commented that he would rather be "a programmer than a programmee".
Bir kere daha dene.Versuch es noch einmal.
Ayda bir kere bir araya geliriz.Wir kommen einmal im Monat zusammen.
Tom bir kereste deposunda çalışır.Tom arbeitet in einem Holzlager.
Bir kere hiç gibidir, iki kere onlarcasıdır.Einmal ist wie nichts, zweimal wie zehn.
Tom köpeğini günde en az bir kere gezdirir.Tom geht mindestens einmal am Tag mit seinem Hund spazieren.
Bir kere daha uyuyacağız ve sonra Paskalya. İyi geceler ve tatlı rüyalar.Noch einmal schlafen und dann ist Ostern. Gute Nacht und süße Träume.
Dal rüzgârı affetse de kırılmıştır bir kere.Obwohl der Ast dem Wind verzeiht, ist und bleibt er doch gebrochen.
Orada bir kere daha görünmeye cüret edemedi.Er traute sich nicht, dort noch einmal zu erscheinen.
Bu lafına karşın Claudius bir kere daha evlendi.Trotz dieser Erklärung heiratete Claudius erneut.
KOMİSER, NEWTON'u bir kere daha sorgulamak ister.So kommt es, dass der Inspektor Newton nun einem zweiten Verhör unterziehen will.
Sadece bir kere yapılmıştır.Es wurde nur einmal eingesetzt.
Bunun üzerine Hüseyin Cevahir "Bir kere daha hepinizle birlikte topyekûn karşılaşacağız." der.Er ließ ihn jedoch mit den Worten „Eines Tages werde (!) wir Sie doch bekommen!“ frei.
Çiçekler çok çabuk solduğu için tamamını bir kerede yapmak gerekiyor."Denn die Blumen verwelken schnell, und das Ganze muss in einem Zug gemalt werden“.
Bir kere gördüğü şeyi asla unutmaz.Sie wird den Tag nie vergessen, an dem sie sie zum ersten Mal gesehen hat.
Aynı yılın sonlarına doğru Hiram Thorpe’un ölmesi üzerine Thorpe bir kere daha okulu bıraktı.Im selben Jahr starb Hiram Thorpe, und Jim Thorpe schmiss erneut die Schule.
Haydn daha sonra bunu sadece bir kere op.Möglicherweise hat Haydn sie später hinzugefügt.
Pas geçen oyuncu artık bir kere daha ihaleye katılamaz.Ein prämierter Bewerber kann sich nicht ein weiteres Mal bewerben.
Bir kere başaldığın bir şeyde sebat et.Er wollte sein einmal begonnenes Werk vollenden.
1985 yılında Sanremo’da şansını bir kere daha denemek ister.1985 in Montréal erkämpfte sie auch ihren größten Erfolg.
"Bir kere düşünülen bir daha geri alınamaz".Eine Niederlage, von der sie sich nie wieder erholt“ habe.
Sadece bir keresinde deneme için gitmiştir.Er kam jedoch nur einmal zum Einsatz.
Her poziyon program boyunca yalnızca bir kere kullanılabilir.Jede Stufe konnte nur einmal verliehen werden.
Maria'nın bir kere daha seçim yapmasına izin verirler.Und so bleibt Maria keine andere Wahl.
Son taşınızı kendi kalenize bırakırsanız bir kere daha oynarsınız.Wenn der letzte Samen in die eigene Endmulde fällt, darf der Spieler gleich noch einmal ziehen.
Bir kere daha yenilgiye uğradılar.Er besiegte sie erneut.
Bir kere de 8-12 arası yumurta yumurtlar.Das Gelege umfasst 8 – 12 Eier.
Hizmetliler senede bir kere tekrar seçilir.Der Posten wird einmal im Jahr per Wahl neu vergeben.
Mesela buradaki animasyonlar, takriben her iki saniyede bir kere salınırlar.Dann den Anlasser stossweise im Abstand von einer Sekunde mehrmals betätigen.
Dişi yılda bir kere, bir ile dört kadar yavru dünyaya getirir.Einmal im Jahr bringt das Weibchen ein bis vier Jungtiere zur Welt.
Bir keresinde de ölmesi için bir kuyuya atıldı.So wurde sie wieder in den Brunnen geworfen, wo sie schließlich starb.
Çevirinizi bir kere daha orijinaliyle karşılaştırınız.Comparez encore une fois la traduction et l'original.
Her şeyi geç, bu adam bir keresinde benim babamı öldürmeye kalkıştı.Après tout, cet homme a tenté de tuer mon père à un moment.
Tom köpeğini günde en az bir kere gezdirir.Tom promène son chien au moins une fois par jour.
Bir keresinde bezini değiştirmeye yardım etmiştim.J'ai même aidé à changer sa couche une fois.
Bennett bana bir keresinde şöyle demişti: ‘Bu işte değişik tarzlar vardır.Bennet m’a dit un jour : « il y a différents styles dans le travail.
Birbirimizi bir kere daha selamladık."Les deux saluent alors le jury, puis se saluent mutuellement.