bir kere ile cümle
bir kere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tarihin bir kere daha tekrarlanmamasını sağlamaya çalışacağına yemin etti.Il jure que plus jamais il ne racontera de mensonges.
Bir keresinde topluma yaptığı hizmet nedeniyle kendisine verilen hediyeleri geri çevirdi.En une occasion il renvoya les cadeaux offerts par les indigènes pour son aide à la communauté.
"30 Minut" Remix "Nas Ne Dogonyat" - Ondan sonra bir kere daha şarkıyı söylerler.B in the Mix: The Remixes inclut aussi une nouvelle chanson, And Then We Kiss.
Onu bin müşkülatla yücelterek dedi ki: Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez!Dans un autre passage de son tafsîr il dit : « Allâh ta’âlâ n’est pas dans une direction ».
Doğa sadece bir kere var olur.La nature est unique.
Bir kere potansiyel gözlem sonuçları mümkün olduğunda deneysel gözlemlerle karşılaştırılabilir.Même avec ces approximations, la comparaison acceptable avec des résultats expérimentaux est possible.
Bizim örneğimizde bir kerede gidecek biti üç kere gönderecek zaman kaybına yol açmıştır.Au cours de sa carrière, il sera détaché à trois reprises.
Engels bir keresinde şöyle yazdı: "Ama ne başlık: Sosyal Demokrat!Sa candidature avait alors pour slogan : « Qu’est ce que fait un député fédéral ?
Sadece bir kere yapılmıştır.Il n'a été utilisé qu'une seule fois.
Charles de Gaulle bir keresinde "Tek uluslararası rakibim Tenten'dir.Charles de Gaulle a dit de Tintin qu'il était son « seul rival international ».
Londra'ya yaptığı birkaç ziyaret dışında bir kere de Amerika'ya giden yazar, tüm yaşamını Dublin'de geçirdi.À part quelques visites occasionnelles en Afrique du Sud, il passe le reste de sa vie en Angleterre.
Yılda en az bir kere mürşide gidilmeli ve tarikat yenilenmelidir.Chaque place est adjugée une fois par an et renouvelée par tacite reconduction.
Ayrıca reaksiyon süresi boyunca bir kere alınabilir.Mais, il peut se reproduire une réactivation pendant cette phase.
Bir keresinde iyice sinirlendim ve arkadaşlarım bu kadar üzerime gelmemeleri gerektiğini anladılar.Je siffle très fort pour que mes parents entendent que je suis rentré.
Bir keresinde altın madalya aldı.Él recibió en una ocasión una medalla de oro.
Bir kere daha denememe izin verin.Permítame intentarlo otra vez.
Dünyaya yalnızca bir kere gelinir.Se vive sólo una vez en el mundo.
Bir kere görmek, bir şey hakkında on kere konuşmaktan daha iyidir.Es mejor ver una vez que oír hablar diez veces acerca de algo.
Bir keresinde bezini değiştirmeye yardım etmiştim.Incluso ayudé a cambiarle el pañal una vez.
Birbirimizi bir kere daha selamladık."¿Qué nos hemos hecho el uno al otro?".
Bu lafına karşın Claudius bir kere daha evlendi.A pesar de esta declaración, Claudio se casó una vez más.
Bennett bana bir keresinde şöyle demişti: ‘Bu işte değişik tarzlar vardır.Bennett me dijo una vez que ‘En el trabajo hay diferentes estilos.
Onu bin müşkülatla yücelterek dedi ki: Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez!Uno de ellos alzó la voz y dijo: — No lograrán huir del castigo que merecen por ofender al rey de Uxmal.
Bir kere 45 bağlantıya ulaşıldığında, artık o cihazı farklı bir alıcıya bağlamak mümkün olmamaktadır.Una vez establecida la cuadragésima quinta pareja, ya no es posible conectar este dispositivo a otro receptor.
Bir kere daha yenilgiye uğradılar.Fue derrocado una vez más.
414'te Constantius, Priscus Attalus'u bir kere daha imparator ilan eden Ataulf'a saldırdı.En 414, Constancio atacó a Ataúlfo, que proclamó de nuevo emperador a Atalo.
Gübreleme çiçeklenme zamanında haftada bir kere yapılır.La floración se produce una sola vez por temporada.
Bu arada Fritigern bir kere daha bir barış elçisi gönderdi.Mientras tanto Fritigerno envió de nuevo a emisarios de paz en una continuada manipulación de la situación.
Tarihin bir kere daha tekrarlanmamasını sağlamaya çalışacağına yemin etti.Ella jura que el conde no volverá a despertar.
Program kurulduktan sonra bir kere sistemi yeniden başlatır.El programa intenta instalarse de nuevo después de que se restaurase el sistema.
Sadece bir kere yapılmıştır.Sólo he hecho esto una vez.
Çiçekler çok çabuk solduğu için tamamını bir kerede yapmak gerekiyor."Porque las flores se marchitan enseguida y hay que pintarlo todo de una vez.
Araştırmalara göre insanların %50'den fazlası hayatlarında en az bir kere déjà vu durumunu yaşamıştır.Se estima que más del 50 % de las personas la padecen en algún momento de su vida.
Bir kere de 8-12 arası yumurta yumurtlar.Realiza una única nidada de 8 a 12 huevos.
Ancak sadece bir kere Alfred Hitchcock filmi Rebecca (1940) ile ödülü kazandı.Sin embargo, sólo lo ganó una vez, por su trabajo en la película Rebecca (1940), de Alfred Hitchcock.
Bir kere bir kir gördü içinde saplantı halinde-düzelmeyen rahatsızlık olmuştu.Se sentía como si hubiera un arrebato de emoción incontrolada dentro de nosotros.
Drusus bir keresinde Sejanus'la bir kavgaya girişmişti.Más tarde, Siryn tuvo una pelea a golpes con Kitty.
Adriano: "İnsan bir kere şampiyon olmanın tadını alınca her sezon şampiyon olmak istiyor.Olé: "Espero jugar un minuto si somos campeones..."
Bu süreç bir kere veya tekrar tekrar olabilir.Este proceso podría repetirse en sucesivas veces.
Bütün uluslararası turnuvaları en az bir kere kazanmıştır.Todas las bandas han sido amplificadas al menos una vez.
Ayda bir kere bile medreseye varmayan müderrisler türemiştir.Al menos una vez al año visitaba Moscú, no se sabe con qué motivo.
Bir asra yaklaşan yaşamında ancak bir kere sergi açabildi.Las hembras solo se aparean una sola vez en su vida.
Bennett bana bir keresinde şöyle demişti: ‘Bu işte değişik tarzlar vardır.Bennett mi disse una volta che ‘Nel lavoro esistono diversi stili.
Birbirimizi bir kere daha selamladık."Ci rispettiamo reciprocamente.»
Eğer bunu bir kere daha yaparsan, cehennemde yanacaksın.' der."Se invece la impugna un malvagio, il fuoco lo brucerà.
Bir kere daha yenilgiye uğradılar.Ciononostante, furono sconfitti ancora una volta.
Şarkıcı dönüp odadan çıkarken, Saldívar'ın onu sağ omzundan bir kere vurmasıyla bir arteri koptu.Quando la cantante si girò per lasciare la stanza, la Saldívar le sparò una volta alla schiena.
Bir kere, ne Padişah, ne de ayanlar Sened-i İttifak’ı gerçekten benimsemişlerdir.Non aderisco ai rabbini, predicatori, evangelizzatori e tutto questo.
Oyun bir kere daha büyü düelloları, iksir yapımı ve quidditch için Stylus kullanacaktır.Di nuovo si utilizzerà lo stilo per i duelli tra maghi, la creazione di pozioni e il Quidditch.
Sadece bir kere yapılmıştır.Questo deve essere fatto una sola volta.
Bir keresinde rol yeteneği sayesinde ödevinden A+ almıştır.Ha valutato la performance con una B+.
Uçak 2 Kasım 1947'de tek bir kere uçmuştur.Venne portato in volo per la sua prima ed unica volta il 2 novembre 1947.
Bir keresinde de ölmesi için bir kuyuya atıldı.Gli venne quindi fatto un bagno durante il quale morì.
Birbirimizi bir kere daha selamladık."А тогда тянуло друг к другу всех».
Bennett bana bir keresinde şöyle demişti: ‘Bu işte değişik tarzlar vardır.Беннетт однажды сказал мне: „Существуют разные стили работы.
Suetonius'a göre Caligula bir keresinde en sevdiği atı Incitatus'u Roma senatosuna atamaya kalkmıştı.Согласно Светонию, Калигула однажды планировал назначить своего любимого коня Incitatus в римский сенат.
Charles de Gaulle bir keresinde "Tek uluslararası rakibim Tenten'dir.Шарль де Голль как-то пошутил: «Мой единственный конкурент на международной арене — Тинтин».
Günde Sadece bir kere su verilmektedir.Воду один раз в день.
Tarihin bir kere daha tekrarlanmamasını sağlamaya çalışacağına yemin etti.Она клянётся больше никогда с ним не видеться.
Bir kere, ne Padişah, ne de ayanlar Sened-i İttifak’ı gerçekten benimsemişlerdir.Зимой они не брезгуют также мхами и лишайниками.