bir kere ile cümle

bir kere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Günde Sadece bir kere su verilmektedir.Ne käyvät juomassa vain kerran päivässä.
Yemin Ettim Bir kere 1966 yapımı Türk filmidir.Oli kerran sota on tanskalainen elokuva vuodelta 1966.
Bir kere daha yenilgiye uğradılar.Kaskat kukistettiin taas.
Bir kere gelinip kalınan bir yer değil.Seutu joka ei ole paikka.
Sadece bir kere yapılmıştır.Sitä käytettiin vain kerran.
Bir kerede bir yumurta yumurtlar.Naaras munii munat yksitellen.
Bu arada Fritigern bir kere daha bir barış elçisi gönderdi.Fritigern oli tosin aikaisemminkin pyrkinyt rauhan solmimiseen.
Bir kere de 8-12 arası yumurta yumurtlar.Naaras munii 8–12 munaa.
Her poziyon program boyunca yalnızca bir kere kullanılabilir.Kutakin seteliä voi tosin käyttää vain kerran.
Rus röportajında, bir keresinde büyükbabasının Moğol (Buryat veya Kalmuk) olduğunu belirtmiştir.Lintulan luostarista Venäjällä kerrotaan artikkelissa Lintulan luostari (Kivennapa).
Adaya yaz aylarında haftada iki kere, kış aylarında ise haftada bir kere sefer düzenlenmektedir.Lentokone lentää talvisin kerran ja kesäisin kaksi kertaa viikossa.
Hizmetliler senede bir kere tekrar seçilir.Puheenjohtajisto valitaan vuodeksi kerrallaan.
KOMİSER, NEWTON'u bir kere daha sorgulamak ister.Luther yritti vielä vedota paaviin saadakseen uuden kuulustelun.
Corinne bir kere daha Raymond'a aşık olur.Myöhemmin Beatriz rakastuu Alejandroon uudelleen.
Kola bir keresinde gövdeyeçarptı.Autolla ajettiin pisteille vain kerran.
Bennett bana bir keresinde şöyle demişti: ‘Bu işte değişik tarzlar vardır.Ο Μπένετ μου είπε κάποτε:" Υπάρχουν διαφορετικά στιλ στο έργο.
Bu lafına karşın Claudius bir kere daha evlendi.Παρά την υπόσχεσή του, ο Κλαύδιος νυμφεύτηκε μία ακόμη φορά.
Bu noktada senede bir kere doğurgan hale gelirler ve kızgınlık döneminde çoğul ovumlar üretirler.Σε αυτό το σημείο αρχίζουν να γίνονται γόνιμα μία φορά τον χρόνο, παράγοντας πολλαπλά ωάρια.
Kola bir keresinde gövdeyeçarptı.Κάποια στιγμή χειροτονήθηκε ιερομόναχος.
Fakat bu tecavüz bir kere değil, defalarca gerçekleşir.Αλλά ένας τέτοιος συνδυασμός δεν συμβαίνει συχνά.
"Burun değil bir kere, coğrafyada böylesine dağ denir, dağ değil, yarımada!Αυτό που φαίνεται ως η συμπαγής του βάση δεν είναι βράχος, αλλά αέρας".
Eğer faiz, yılsonunda, bir kere uygulanırsa para $2.00 olmaktadır.Εάν ο τόκος πιστώνεται μια φορά η αξία του λογαριασμού στο τέλος του έτους θα είναι $ 2,00.
Engels bir keresinde şöyle yazdı: "Ama ne başlık: Sosyal Demokrat!Ο ίδιος σχολίασε: «Μα γιατί είναι μια πρότυπη Δημοκρατία!»
Sadece bir kere yapılmıştır.Χορηγείται μόνο μία φορά.
Bir kere potansiyel gözlem sonuçları mümkün olduğunda deneysel gözlemlerle karşılaştırılabilir.Τα αποτελέσματα τέτοιων υπολογισμών μπορούν να συγκριθούν με πειραματικά αποτελέσματα.
Bir kere daha yenilgiye uğradılar.Και πάλι όμως ηττήθηκαν.
Bart'ın okuldaki başarısı düşüktür ve kendisi de bunun farkındadır, bir keresinde "Ben aptalım tamam mı?Bart gør det dårligt i skolen og er godt klar over det og erklærede engang: "Jeg er dum, okay?
Sadece bir kere yapılmıştır.Dette gøres kun en gang.
Fakat kendisi sürekli komik olmak istemekte bir keresinde şöyle demişti: "Ben her zaman komik olmak istiyorum.Senere sagde hun: "I never said 'I want to be alone', I said ' I want to be let alone.
Bu berat ile bu yerleşke ortasında her hafta bir kere bir pazar kurulması imtiyazı sağlamaktaydı.I den periode byggedes i gennemsnit et beboelseshus om måneden.
Uçak 2 Kasım 1947'de tek bir kere uçmuştur.Flyet fløj første gang den 9. november 1946.
W. Wundt’un dersleri o kadar popülerdi ki bir keresinde dersini dinlemeye gelen 600 kişi vardı.Eddington havde haft 600 tilhørere under hele forelæsningsrækken.
"Bir kere düşünülen bir daha geri alınamaz".Der vil altid være noget tilbage, som ikke kunne blive sagt.
Bir kere başaldığın bir şeyde sebat et.2) Gennemfør altid et angreb, som du har påbegyndt.
Yemin Ettim Bir kere 1966 yapımı Türk filmidir.Naboerne er en dansk film fra 1966.
Bir keresinde topluma yaptığı hizmet nedeniyle kendisine verilen hediyeleri geri çevirdi.Senere øgedes den betydeligt, blandt andet ved gaver fra kvinder, som indgave sig i klosteret.
Birbirimizi bir kere daha selamladık."De sluttet aldri å oppvakte hverandre.»
"Bir kere düşünülen bir daha geri alınamaz".«Intet som en gang er blitt tenkt, kan gjøres om.»
Bu lafına karşın Claudius bir kere daha evlendi.Til tross for erklæringen, giftet Claudius seg atter en gang.
Bir kere istifadan bir şey olmaz" dedi.Ingen ønsker å gå videre!"
Bir keresinde kız arkadaşını dövdüğü için tutuklanmıştır.Han ble ekskludert fordi han ble dømt for et angrep på sin kjæreste.
En sevdiği şarkılardan biri: "Ne yazık ki doğum günü yılda bir kere".Teksten inneholder blant annet strofen om at det «dessverre bare er fødselsdag én gang i året».
Roma ve Part İmparatorluğu bir kere daha savaştaydılar ve bu durum 63 yılına kadar devam etti.Krig mellom Roma og Partia brøt ut igjen i 60-årene.
Demek oluyor ki 6. tele bir kere boş vurulmalıdır.Det virker derfor usannsynlig at en sjette sesong noensinne vil bli tatt opp og sendt.
Bir kere başaldığın bir şeyde sebat et.Alltid gjennomfør angrepet du har begynt.
Bir keresinde ölü bir köpeğin kafasını bir kazığa çakıp bahçeye dikti.En gang kom man over ham i ferd med å sette opp en død hunds hode på en pinne.
Bir kere Keloğlan'la arkadaş olmuştur.Der ble han lagkamerat med Pele.
Birbirimizi bir kere daha selamladık."Lalu neraka satu sama lain saling terlipat."
Ancak sadece bir kere Alfred Hitchcock filmi Rebecca (1940) ile ödülü kazandı.Namun, ia hanya menang sekali, untuk karyanya pada film Alfred Hitchcock Rebecca (1940).
Tarihin bir kere daha tekrarlanmamasını sağlamaya çalışacağına yemin etti.Ia bersumpah tidak akan lagi berusaha untuk bunuh diri.
Çiçekler çok çabuk solduğu için tamamını bir kerede yapmak gerekiyor."Bunga-bunga cepat layu, sehingga harus dibuat pada saat itu juga."
Bir keresinde rol yeteneği sayesinde ödevinden A+ almıştır.Terakhir pada akreditasi seluruh Kompetensi keahlian telah memperoleh nilai A..
Bir kere Hortkuluk yok edildiğinde içindeki ruh da yok olur.Ketika tubuh individu hancur, jiwa tidak turut hancur.
Bu bir kerelik denenmiş ve yakında tüm ülkelerde yayına hazırlanmaktadır.Perhimpunan ini berlanjut hingga sekarang, dan pada tahun-tahun belakangan dijadikan terbuka untuk umum.
Deri değişimi yetişkinler için yılda altı kere yavrular için de ayda bir kere tekrarlanır.Menu makanan akan berubah setiap enam bulan sekali.
Bu lafına karşın Claudius bir kere daha evlendi.Rupanya dengan alasan ini, Elkana menikah kembali.
Onu bin müşkülatla yücelterek dedi ki: Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez!Maka Fatimah Radiyallahu Anha. pun berkata: “Kekacauan kaum muslimin, sebab anda tidak pergi ke masjid.”
Bir keresinde "Tüm hayatımı Krusty'nin öğretilerine dayandırdım" demiştir.Ia berkata, "Saya ingin melunasi semua hutang-hutang karma saya dalam kehidupan ini."
Bir keresinde kız arkadaşını dövdüğü için tutuklanmıştır.Contoh: Dia ditampar oleh pacarnya.
Bir kere Johnny, Sissy'ye aşık olmuştur.Amy selalu jatuh cinta kepada Sonic sejak awal.
İlgili Sayfalar