bir kere ile cümle
bir kere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir keresinde Phil Collins, aleyhine dava açmıştır.І тепер Майкл висуває обвинувачення проти компанії.
Kısa süreli hafıza, bir kere kullanmak üzere bulundurulan bilgileri saklar.Оперативна пам'ять згадує в потрібний момент необхідну інформацію.
Bir kere kendisi kemanıyla düştüğünde kemanı kırıldı ve sonra yine tamir edildi.Одного разу він навіть зламав руку, але відразу ж вправив кістку, і перелом зник.
Bir kere daha yenilgiye uğradılar.І знову зазнав поразки.
Bu süreç bir kere veya tekrar tekrar olabilir.Потім операцію могли повторювати знову і знову.
Mekan, en az bir kere ziyaret edilmeye değer.Це місце варто відвідати хоча б один раз.
Bir kere daha yenilgiye uğradılar.Znovu byl poražen.
Sadece bir kere yapılmıştır.Udělal jsem to zatím pouze jednou.
Ayrıca reaksiyon süresi boyunca bir kere alınabilir.Reakční dobu lze také trénovat.
Dişi bir kerede üç ila yedi açık mavi renkli yumurta yumurtlar.V jedné snůšce pak bývá 3-7 světle modrých vajec.
Adaya yaz aylarında haftada iki kere, kış aylarında ise haftada bir kere sefer düzenlenmektedir.Kočku je třeba koupat jednou až dvakrát za týden v letních měsících, v zimě stačí jednou za týden.
Bu süreç bir kere veya tekrar tekrar olabilir.Tato procedura se může opakovat i několikrát.
Bütün uluslararası turnuvaları en az bir kere kazanmıştır.Celý turnaj nakonec i vyhráli.
Bir kere hep su başlarında konaklarlar.Páří se vždy ve vodě.
Uçak 2 Kasım 1947'de tek bir kere uçmuştur.Na první plavbu vyplula 2. prosince 1947.
Bir kere, en basit faydası nesillerin devamında.Nejčastější a na uspořádání nejjednodušší akce.
Bir keresinde kız arkadaşını dövdüğü için tutuklanmıştır.Po čase byl zadržen její manžel kvůli podezření, že ji zavraždil.
Ayda bir kere bu yüz yeniay safhasına Ay'ın görünen yüzü olur.Každoročně se pořádá výstup na tento vrch Čierné hory.
KOMİSER, NEWTON'u bir kere daha sorgulamak ister.Halley byl nadšen a motivoval Newtona k dalšímu bádání.
TCDD Taşımacılık, Eskişehir'den Denizli'ye, günlük bir kere tren seferi düzenlemektedir.Dopravní spojení zajišťuje maršrutka do Tbilisi jezdící jednou za tři dny.
Son taşınızı kendi kalenize bırakırsanız bir kere daha oynarsınız.Než zadělávat na kvásek úplně znovu, raději se jeho část ponechává na další várku.
Ve bir kereliğine Winter ile TNA Knockout Tag Team Champion olmuştur.Společně s Tarou se stala TNA Knockout týmovou šampionkou.
Ama bir kere söz vermiştim.Jak už jsem jednou řekl.
Bir kere kendimi gözlemci olarak aldıktan sonra kendimi bir görünmezliğe göndermeliyim.Poté, co si ho nasadí, se stává neviditelným.
"Bir kere düşünülen bir daha geri alınamaz".Jednou podaný odpor již nelze vzít zpátky.
Birbirimizi bir kere daha selamladık."Mă rog de unul și de altul"”.
Şarkıcı dönüp odadan çıkarken, Saldívar'ın onu sağ omzundan bir kere vurmasıyla bir arteri koptu.Când cântăreața s-a întors să plece, Saldívar a împușcat-o o dată în spate.
Bir kere insan olarak çok özel biri.Ca om, a fost o persoană deosebită.
Poe'yu zaman zaman eleştiren William Butler Yeats bir keresinde Poe'yu "iğrenç" diye nitelendirmiştir.William Butler Yeats s-a manifestat în general critic față de Poe, numindu-l „vulgar”.
Bennett bana bir keresinde şöyle demişti: ‘Bu işte değişik tarzlar vardır.Bennett îmi spunea odată, «Există mai multe stiluri sau metode prin care se poate realiza lucrarea.
Bir kere programlandıktan sonra EPROM, sadece kuvvetli mor ötesi ışığa maruz kaldığında silinebilir.Odată programat, un EPROM poate fi șters doar prin expunerea lui la lumină ultravioletă puternică.
Bu noktada senede bir kere doğurgan hale gelirler ve kızgınlık döneminde çoğul ovumlar üretirler.În acest moment, ele devin fertile, o dată pe an, producând mai multe ovule atunci când sunt în călduri.
Bir kere yüzeye ayak bastınız mı artık oradasınız demektir.Când se ridică la suprafață sunt gata.
Bir kere kalan RS-25D’ler kullanıldığında, daha ucuz ve harcanabilir olanıyla değiştirilirler.VC-25A sunt de așteptat să fie înlocuite, deoarece au devenit mai puțin rentabil să funcționeze.
Doğa sadece bir kere var olur.Poate fi reales o singură dată.
Değişkenlerin değeri bir kere verildi mi, bir daha değişmez.După descoperirea erorii, nu a mai fost schimbat.
Yemin Ettim Bir kere 1966 yapımı Türk filmidir.Artă monumentală este un film românesc din 1963.
Manet, bir keresinde noel hediyesi olarak ressama şövale hediye etti.Potrivit tradiției, a primit un echipament de scrimă ca cadou de nașul său.
Bir kere başaldığın bir şeyde sebat et.Pregateste-ti lucrurile de care ai nevoie cu o seara inainte.
Şapkasını sadece bir kere mikrofona çarpıyor diye çıkardı." dedi.Az egyetlen alkalom mikor levette a kalapját, akkor volt mikor a mikrofont ütögette vele.”
Bütün uluslararası turnuvaları en az bir kere kazanmıştır.Ezalatt minden jelentős nemzetközi tornán legalább egyszer győzedelmeskedni tudott.
Yıl içinde iki ila üç kere yavrulama normaldir ancak yaşam bölgelerinin kuzeyinde yılda bir kere yavrulanır.Évente legfeljebb 3 fészekaljat rak, de elterjedésük északi részén évente csak egyszer költenek.
Bir keresinde topluma yaptığı hizmet nedeniyle kendisine verilen hediyeleri geri çevirdi.Tőle szerelmi szolgálataiért kapta meg az ajándékokat.
Uçak 2 Kasım 1947'de tek bir kere uçmuştur.A repülőgép mindössze egyszer repült 1947. november 2.-án, a repülőgépből egyetlenegy darabot építettek meg.
Yan ve arka duvarlar top duvardayken sadece bir kere kullanılabilir.Az oldalsó és a hátsó falak is használhatóak a labda főfalra való visszajuttatására.
Doğa sadece bir kere var olur.A természetben csak egy módosulata fordul elő.
Günde Sadece bir kere su verilmektedir.De naponta csak egyszer fogyaszthatnak belőle.
Bir kere de 8-12 arası yumurta yumurtlar.Fészekalja 8-12 tojásból áll.
Sadece bir keresinde deneme için gitmiştir.Mindössze egy alkalommal ért célba.
Deri değişimi yetişkinler için yılda altı kere yavrular için de ayda bir kere tekrarlanır.A felnőtt kutya féregtelenítése évente 3 alkalommal történjék.
Bir keresinde kız arkadaşını dövdüğü için tutuklanmıştır.Barátnője feljelentése után került börtönbe.
Bir kere noel babanın tam olarak ne olduğunu bilmemektedir!Nem tudni pontosan, hogy mikor lett a Ježić családé.
Bir keresinde “Ruslar Litvanya'dan ayrılana kadar ölmeyeceğim” dediği söylenir.Az egyikre azt írták, hogy „Lengyelország addig nem pusztul el, amíg németek élnek”.
Bir kerede en fazla iki yavru doğururlar.Egy nősténynek egyszerre csak egy, legfeljebb két kölyke születik.
Saksı değişimi 5-6 yılda bir kere olsa yeterlidir.A magról vetett példányok 5–6 év alatt fordulnak csak termőre.
Gübreleme çiçeklenme zamanında haftada bir kere yapılır.A virágos növényekből álló sövényeket évente csak egyszer kell metszenünk.
Lokantayı bir kere açtıktan sonra ise Carl'dan kurtulmayı planlamaktadır.Azon aggódik, hogy miután Tokió helyreállt, nem fogja tudni kinyitni a boltját.
Dişisi bir kerede 30 ila 60 yumurta yumurtlar.A fészkébe rendszerint 30-60 tojást rak.
Ama bir kere söz vermiştim.Lupasin Sinulle kerran.
Bennett bana bir keresinde şöyle demişti: ‘Bu işte değişik tarzlar vardır.Bennett sanoi minulle kerran: 'On erilaisia tapoja tehdä työtä.