bir kere ile cümle

bir kere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sadece bir kere yapılmıştır.Делается один раз.
Sia, Brit Ödülleri'ne sadece bir kere aday oldu.Eternal семь раз номинировались на BRIT Awards.
Her kapanın sadece bir kerelik ömrü yoktur.Каждая ловушка срабатывает только один раз.
Sadece bir keresinde deneme için gitmiştir.Через некоторое время он сам отправляется на поиски.
Maria'nın bir kere daha seçim yapmasına izin verirler.В межсезонье Мари дают ещё один шанс.
Bu lafına karşın Claudius bir kere daha evlendi.Несмотря на это Филипп все же женился повторно.
Bir kere başaldığın bir şeyde sebat et.Сначала делайте то, что нужно делать сначала.
Dişi bir kerede üç ila yedi yumurta yumurtlar.Один раз в год бывает одна кладка из 3—7 яиц.
Maddi yetersizliklerden ötürü Gençler'in basılması bir kere daha iptal oldu.Вскоре из-за финансовых проблем юношеские команды были распущены.
Bir keresinde iyice sinirlendim ve arkadaşlarım bu kadar üzerime gelmemeleri gerektiğini anladılar.Я стала совсем другая, Не узнают друзья меня.
Ama bir kere söz vermiştim.Надо же было как-то объявить себя.
Bir keresinde, iki yanına da 186 insan kafatasının dizilmiş olduğu bir yoldan geçmek zorunda kaldılar.До 1812 г. между концами креста располагались по три дубовых листа с двумя желудями.
Genç bir kadın iken bir kere evlendi; ama ondan sonra bağımsız bir biçimde yaşadı.تزوجت مرة واحدة مثل أي امرأة شابة، ولكنها عاشت بعد ذلك بشكل مستقل.
Bir keresinde "Tüm hayatımı Krusty'nin öğretilerine dayandırdım" demiştir.فقد قال ذات مرة "لقد اعتمدت طول حياتى على تعاليم كروسيتى".
23 Ocak 1953'te Paris'e gidebilmek için bir kere daha pasaport aldı.وفي الثالث والعشرين من شهر يناير من عام 1953 حصل على جواز سفر لكي يذهب إلى باريس مرة أخرى.
Charles Darwin, gözlemlediği kondorların yarım saat boyunca bir kere bile kanat çırpmadıklarını belirtir.أفاد تشارلز داروين أنه شاهد هذه الطيور وهي تُحلِّق طيلة نصف ساعة دون خفق أجنحتها مرة واحدة.
"Bir kere düşünülen bir daha geri alınamaz".بمجدر خسارته لمرة واحدة لا يمكن استعادته ابدا".
Uçak 2 Kasım 1947'de tek bir kere uçmuştur.حلقت الطائرة للمرة الأولى والأخيرة في يوم 2 نوفمبر عام 1947.
Tüzük ve iç tüzük gereği ayda en az bir kere toplanır.يجب مراقبة الجو أو الهواء على الأقل مرة واحدة في الشهر.
Dişi balıkçıllar genel olarak bir kerede üç ila yedi yumurta yumurtlar.وتضع السمكة في المعتاد بين ثلاثة وسبعة ملايين بيضة في المرة الواحدة.
Bir kere potansiyel gözlem sonuçları mümkün olduğunda deneysel gözlemlerle karşılaştırılabilir.بالاعتماد على نتائج الفحص البدني قد تنجز بعض الفحوصات التحليلية في بعض الأحيان.
Bunun üzerine Hüseyin Cevahir "Bir kere daha hepinizle birlikte topyekûn karşılaşacağız." der.قال الله تعالى : كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ ثُمَّ إِلَيْنَا تُرْجَعُونَ (سورة العنكبوت).
Bir Kage emekli olup unvanını başkasına devredebilir; unvan bir kere verilince sürekli o kişide kalır.يجب أولاً أن تدافع عن نفسك بسيفك وعامة سينتشر الشيء بنفسه بعد ذلك إذا كان يستطيع.
Ama bir kere söz vermiştim.في كل مرة وعد بذلك.
Bir kere gördüğü şeyi asla unutmaz.لم يخرجها كل مارأيته بعد ذلك.
Bu süreç bir kere veya tekrar tekrar olabilir.قد تَتكرر هذه العملية أكثر من مرة خلال عدة ساعات.
Bir kere de 8-12 arası yumurta yumurtlar.حضنها من 8 إلى 12 بيضة.
Tom köpeğini günde en az bir kere gezdirir.يتمشّى توم مع كلبه مرة واحدة في اليوم على الأقل.
Birbirimizi bir kere daha selamladık."Nós apenas gritamos um para o outro."
Bu lafına karşın Claudius bir kere daha evlendi.Apesar desta declaração, Cláudio casou-se uma vez mais.
Roma ve Part İmparatorluğu bir kere daha savaştaydılar ve bu durum 63 yılına kadar devam etti.Outra vez, Roma e Pártia estavam-se em guerra, situação que continuou até 63.
Bir keresinde, vokalist Chris Martin kaydın saplantı haline geldiğini söyledi.Uma vez lá, o vocalista Chris Martin disse que ficou obcecado com a gravação.
Çiçekler çok çabuk solduğu için tamamını bir kerede yapmak gerekiyor."Pois as flores murcham rapidamente e é uma questão de fazer tudo de uma vez".
Bir kere programlandıktan sonra EPROM, sadece kuvvetli mor ötesi ışığa maruz kaldığında silinebilir.Uma vez programado, uma EPROM pode ser apagada apenas por exposição a uma forte luz ultravioleta.
Bu tip büyük kanamalar genellikle uyku sırasında bir kereden fazla meydana gelir.Esses tipos de grandes hemorragias tendem a acontecer mais de uma vez, muitas vezes durante o sono.
Bir kere daha yenilgiye uğradılar.Ele novamente foi derrotado.
Sadece bir kere yapılmıştır.Isto só é feito uma vez.
Ama bir kere söz vermiştim.Eu fiz isso somente uma vez.
Bazı yaşlı erkekler bütün yıl mavi tüylerini korur ve üreme dönemi tüylerini yılda bir kere değiştirir.Como todos os outros gatos, ele passa por uma mudança de pêlos uma vez ao ano.
Ödül bir keresinde bir sezonda 2 oyuncu tarafından paylaşılmıştır.Em duas ocasiões o prêmio foi dividido por dois atores.
Deri değişimi yetişkinler için yılda altı kere yavrular için de ayda bir kere tekrarlanır.O Molde deve ser trocado anualmente em caso de adultos e de seis em seis meses em caso de crianças.
Bu süreç bir kere veya tekrar tekrar olabilir.Podem ocorrer uma única vez ou periodicamente.
Bir kere hep su başlarında konaklarlar.Saúde sempre em primeiro lugar.
Bir kere gördüğü şeyi asla unutmaz.Nomes que você nunca esquecerá.
"Bir kere düşünülen bir daha geri alınamaz".Visto uma só vez não é preciso vê-lo novamente."
Bir keresinde efendisi ona, hristiyanlığa geçmesi halinde özgürlük vadetmişti.Prometeu-lhe dar a liberdade se ela consentisse em abandonar o cristianismo.
Her poziyon program boyunca yalnızca bir kere kullanılabilir.Cada processador pode executar apenas um programa de cada vez.
Bu nedenle yaptığımız projede Bir kere olabildiğince gün ışığı kullandık.Assim, eles usaram a luz natural sempre que possível.
Büyük veri bir kere yazılıp defalarca okuma işlemi yapıldığı duruımlarda kullanılması gerekir.Técnicas de imagem direta são usadas as vezes quando é necessária uma alta resolução.
KOMİSER, NEWTON'u bir kere daha sorgulamak ister.Restava saber se Rosberg ainda faria mais uma tentativa.
Bir keresinde kız arkadaşını dövdüğü için tutuklanmıştır.No ano seguinte, ele foi acusado de agredir sua namorada.
Bir kere de 8-12 arası yumurta yumurtlar.A fêmea deposita entre 8 e 12 ovos.
Birbirimizi bir kere daha selamladık."Wij jijen elkaar.”
Maria'nın bir kere daha seçim yapmasına izin verirler.Ze besluiten hun huwelijk nog een kans te geven.
Sia, Brit Ödülleri'ne sadece bir kere aday oldu.De single kreeg een nominatie voor een Brit Award.
Bütün uluslararası turnuvaları en az bir kere kazanmıştır.Op ieder toernooi werd eenmaal gewonnen.
Ormanlar önemli bir kereste kaynağıdır.Bossen zijn ook een belangrijke bron van energie.
Program kurulduktan sonra bir kere sistemi yeniden başlatır.Na afloop wordt het project weer opgestart.
Doğa sadece bir kere var olur.Je leeft maar één keer.
1985 yılında Sanremo’da şansını bir kere daha denemek ister.In 1985 zette hij er bij Antwerp een punt achter.
İlgili Sayfalar