bir arada ile cümle
bir arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Çiçeklerin 30 - 40 tanesi bir arada bulunur.30-40 ikráját a növények közé rakja.
Uzun bir aradan sonra 2009 yılında yeniden kutlanmaya başlamıştır.Több év sikertelenség után 2009-ben hallattak ismét magukról.
Özellikle Metin hocamızla bir arada olmak beni mutlu ediyor.Életem a szakadatlan munka közepette is örömteli.
Albümde rock, dans, pop, soul ve funk ögeleri bir arada bulunur.A különleges hangzásvilágot a rock, dance, pop, soul, és a funky elemeinek ötvözésével érték el.
İlk ve genel ortaöğretim kurumları bir arada bulunmaktadır.A két- és háromszintű oktatás egymással párhuzamosan létezik.
27 Şubat 2013 tarihinde Irak Havayolları, 22 yıllık bir aradan sonra Kuveyt'e giden uçuşları yeniden başlattı.27. helmikuuta 2013 aloitettiin lennot Kuwaitiin 22 vuoden hiljaiselon jälkeen.
Rodeo 4 ve Rodeo 6 1972 yılından 1981 yılına kadar bir arada üretilmiştir.Rodeo 4- ja Rodeo 6-malleja myytiin rinnakkain vuosina 1972-1981.
Fakat genellikle binlerce meteor bir aradadır.Tavallisesti kuitenkin näkyy vain muutama meteori tunnissa.
Çoğunlukla akasyalarla bir arada bulunur.Esiintyy yleensä yhdessä töyhtötiirojen kanssa.
Akor, en az üç ayrı perdenin bir arada tınladığı ses kümesidir.Sointu muodostuu, kun vähintään kolme eri sävelkorkeudella soivaa ääntä soi yhtä aikaa.
Steinbeck bu kitabı, Gazap Üzümleri ile bir arada, Monte Sereno, California'da yazdı.Steinbeck kirjoitti Vihan hedelmät nykyisen Monte Serenon alueella sijaitsevassa kodissaan Kaliforniassa.
Çiçekler kısmen sapsız, tek tek ve birkaçı bir arada bulunur.Kukat ovat avoinna vain päivän ja ovat vastakohtaisia.
Hüzün ve sevinç bir arada.Surun ja ilon kaupunki.
Kısa bir aradan sonra, SM Entertainment grubun “Denizci kız” temalı mini bir albümle dönüş yapacağını duyurdu.Lyhyen tauon jälkeen SM Entertainment ilmoitti tyttöjen palaavan uuden singlen ja laivastoteeman kera.
1997 seçimlerinde İşçi Partisi büyük çoğunlukla 18 yıllık bir aradan sonra tekrar iktidara geldi.Vaaleissa Työväenpuolue sai enemmistön ja puolue palasi hallitukseen 18 oppositiovuoden jälkeen.
1974 Yunanistan genel seçimleriyle on yıllık bir aradan sonra ilk serbest seçimler gerçekleştirilmiştir.Huhtikuussa 1976 Portugalissa järjestettiin ensimmäiset vapaat vaalit vuosikymmeniin.
Çiçeklerin 30 - 40 tanesi bir arada bulunur.Kukinnossa on tavallisesti 30–40 kukkaa, joskus enemmänkin.
Birkaç çocuk bir arada toplanır.Poikasia tulee yksi kerrallaan.
Nükleonları "residual strong force" adı verilen kısa menzilli bir çekici güç bir arada tutar.Se on peruvastavammanlaatuisen vahvan vuorovaikutuksen jäännösvoima, engl. residual strong force.
Bunun başlıca sebebi, örümcekleri bir arada tutmanın zorluğudur.Tähän oli syynä lähinnä savuhormien yhdistäminen yhdeksi.
Homo sapiens ve Neandertal insanı 10.000 yıl boyunca Avrupa'da bir arada var olmuş olabilirler.Neandertalinihminen ja Cro-Magnonin ihminen asuivat Euroopassa yhtäaikaisesti 6 000 - 7 000 vuoden ajan.
Bu kadroyu bir arada görmek gerçekten çok eğlenceli.Klubitoiminta nähtiin osaksi tätä huvittelua.
Attila üçünü bir arada bulur ve kendisine ihanet edildiğini anlar.Ο Αττίλας βρίσκει και τους τρεις τους μαζί, οπότε συνειδητοποιεί ότι έχει προδοθεί.
Grekler uzun süre bir arada kalamayacak, kendi kentlerine çekileceklerdi.Δεν θα μπορέσουν οι Έλληνες να σου αντισταθούν πολύν καιρό, θα σκορπιστούν και θα γυρίσουν στις πόλεις τους.
Birkaç çocuk bir arada toplanır.Γίνεται ανάμεσα σε πολλά παιδιά μαζί.
Üçlü noktada, tüm üç faz bir arada bulunabilir.Στο τριπλό σημείο και οι τρεις φάσεις συνυπάρχουν.
Mahallede Alevi ve sunniler bir arada yaşamaktadırlar.Ντόπιοι και ξένοι ζουν αρμονικά.
Bazen bu her iki durum bir arada bulunabilir.Ίσως συμβαίνουν και τα δύο ταυτόχρονα.)
İki DNA zincirini bir arada tutan hidrojen bağlarını kıran helikaz enzimi tarafından oluşturulur.Αυτό επιτυγχάνεται με τη βοήθεια ειδικών ενζύμων, που σπάζουν τους δεσμούς υδρογόνου μεταξύ των δύο αλυσίδων.
Aynı yıl, Yi Bang-won uzun bir aradan sonra tahta Kral Taejong olarak çıktı.Samme år blev Yi Bang-won kronet til den tredje Joseon-konge som kong Taejong.
Sevilen şarkıların bir arada bulunduğu albüm 12 şarkıdan oluşmaktadır.Albummet udgøres af én lang sang som er delt op 12 dele.
Şehrin Almanca adı Biel, Fransızca adı ise Bienne'dir ve çoğu kez iki isim bir arada kullanılır.Biel er det tyske navn på byen, Bienne er det franske.
Hüzün ve sevinç bir arada.Om accept og glæde.
Bir aradan sonra, Yale Üniversitesine girer.Hun vil gerne gå på Yale efter High School.
Ahiret günü; Allah'ın insanları yeniden diriltip bir arada toplayacağı gündür.På samme vis som menneskene skal bli dømt av Gud på dommens dag, kommer også djinnene til å møte Gud.
150.000 kişi burada bir arada namaz kılabiliyordu.Trolig opplevde 150 000 mennesker å bli omvendt i vekkelsen.
Aynı yıl, Yi Bang-won uzun bir aradan sonra tahta Kral Taejong olarak çıktı.Samme år ble Yi Bang-won kronet til den tredje Joseon-kongen, som kong Taejong.
Oyuncuların çoğu daha önce de çeşitli yapımlarda bir arada rol almıştır.De fleste skuespillerne hadde aldri spilt før, og kommer fra forskjellige favelaer.
Fiyat: İndirimler, birkaç ürün bir arada teklifler, fiyat bilgilendirmesi ve kuponlar.Pris: prisavslag, mengdetilbud, priskommunikasjon og kuponger.
Sürü oluştururlar ve bir arada bulunmayı severler.De spinner gjerne sammen flere bær.
Soylularla çalışanları bir arada gösteren bir resimdir.Opptrer tilsynelatende tilfeldig hos personer.
Kentte İngilizce ve Fransızca bir arada kullanılmaktadır.I regionforsamlingen benyttes engelsk og fransk.
Sekiz adet olan gözlerin tümü bir arada kümelenmiş, ön ortadakiler diğer hepsinden daha küçük.De har bare har seks øyne, med unntak av noen få som har åtte, fire, to eller ingen øyne.
Tüberküloz tedavisinde, 40 yıldan fazla bir aradan sonra üretilen ilk ilaçtır.Dette skjer til tross for at meslingevaksine har vært tilgjengelig i over 40 år.
Bu iki meslekte de üstün başarı kazanmış ve hayatı boyunca bir arada yürütmüştür.Perhubungan antara keduanya itulah yang menciptakan kehidupan dalam alam ini.
Bazen bu her iki durum bir arada bulunabilir.Suatu waktu secara kebetulan keduanya bertemu di tempat itu.
Mahalle halkı bir arada yaşamaktan mutludur.Segenap keluarga sekarang gembira karena bersatu kembali.
Aynı yıl, Yi Bang-won uzun bir aradan sonra tahta Kral Taejong olarak çıktı.Pada tahun yang sama, Yi Bang-won kemudian mengambil takhta Joseon sebagai Raja Taejong.
Üçlü noktada, tüm üç faz bir arada bulunabilir.Pada titik tripel, ketiga fase terjadi secara bersamaan.
(Düşük nabız hızı ve düşük kan basıncının bir arada olması Bezold-Jarisch refleksi olarak bilinmektedir).Kombinasi antara denyut jantung lambat dan tekanan darah rendah dikenal sebagai refleks Bezold–Jarisch.
Gözler 8 adet ve küme şeklinde bir arada bulunur.Jenggernya berbentuk wilah dan bergerigi delapan.
Bu fikir ayrıca atomları bir arada tutan kimyasal bağları tasvir etmeye olanak sağlar.Konsep ini juga berguna dalam menjelaskan ikatan kimia yang menjaga atom-atom tetap bersama.
Tipik Erzurum ve Doğu Karadeniz mutfağını bir arada bulundurur.Daftar masakan dan makanan khas Kalimantan Timur
Bütün bunlar bir arada değerlendirildiğinde Köroğlu ismi üç farklı manayı ifade eder.Terasa aneh ketika satu perangkat lunak yang sama memiliki sebutan 2 nama yang berbeda.
Ayrıca dört mevsim bir arada yaşanabilir.Empat hal ini akan berputar sesuai dengan empat musim.
Mevlânâ ile Selahattin on yıl süreyle bir arada bulundular.Satu setengah tahun lamanya mereka melayani dengan mujizat-mujizat Allah.
"Birçok felaketimiz var ama bin yıldır da bir aradayız".Konon pertarungan ini terjadi ribuan tahun yang lalu dan memakan waktu ribuan tahun pula.
Boşanıncaya kadar 13 yıl bir arada yaşadılar.Họ sống với nhau 13 năm, cho đến khi bà qua đời.
Çoğu durumda, bulguların tümüne bir arada rastlanmaz.Hơn thế nữa:Bố mẹ tôi thường không chắc chắn trong mọi chuyện.
Ailesinin bir arada kalabilmesi hayattaki en büyük gayesidir.Đây cũng là thời gian gia đình ông gặp khó khăn nhiều nhất .