bir arada ile cümle
bir arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Çoğunlukla akasyalarla bir arada bulunur.Nhiều lần làm việc trong Cao đẳng với các diễn viên.
Bölüm, dizinin beşinci sezonunda tüm ana karakterlerin bir arada yer aldığı ilk bölüm oldu.Đây là tập phim đầu tiên của Phần 5 mà toàn bộ các nhân vật chính đều xuất hiện.
Uzun bir aradan sonra Michael'in ekranlarda göründüğü ilk geceydi bu.Đó là lần đầu tiên có người chiếu hình ảnh lên màn hình.
Bu nedenle başka hayvanlarla bir aradaylen onu serbest bırakmak doğru olmaz.Không nên vì tiếc rẻ mà để lại cho động vật khác ăn phải.
Ahiret günü; Allah'ın insanları yeniden diriltip bir arada toplayacağı gündür.うたの日(おいでよ) 住民が歌(鼻歌)を歌ってくれる日。
Ancak birçok cezaevinde tutuklu ve hükümlüler bir arada barındırılmaktadır.阿部定を含む多数の囚人が恩赦を受ける。
Bir aradan sonra, Yale Üniversitesine girer.そのすぐ後、彼はイェール大学に入った。
Norton 360, Symantec tarafından geliştirilen, bir "hepsi bir arada" güvenlik paketi olarak pazarlanmaktadır.ノートン 360(Norton 360)は、シマンテック社が開発、発売していたセキュリティソフトである。
İnsanlarla bir arada olmaya kuşçu köpekler kadar düşkün değillerdir.ドロンパと同じく犬を怖がることはない。
150.000 kişi burada bir arada namaz kılabiliyordu.中庭では25,000人が礼拝できる。
Kahve ve çikolata lezzeti bir arada sunulur.コーヒー、チョコレートが大好物。
Dört çiftin düğünü bir arada yapılacaktır.2組の結婚式が行われている。
Bu şekilde üç albümün bir arada satışa çıkmasıyla birlikte bir ilke daha imza atılmış oldu.なぜならこれらは3回前に読まれたアルファベットと同一だからである。
Çeşitli Protestan gruplar eyalet sınırları içinde bir arada yaşarlar.様々な民族の集団が州内の様々な地域に入植した。
Bunun başlıca sebebi, örümcekleri bir arada tutmanın zorluğudur.恒常性の維持が困難になることが原因である。
Halkın bir arada bulunmasını istemiyorlardı.大衆におもねる必要は全くなかった。
Festival yurt içinden ve yurt dışından birçok kişiyi bir arada topluyor.このパレードは、毎年何万人もの観衆をブラジル内外から集めている。
Böylece okul, üç yıllık bir aradan sonra, 6 Ekim 1923’te eski yerine tekrar taşınmıştır.2016年春、3年の休学を経て大学に復学した。
Bu bölgede buzun tamamı bir arada hareket eder.所々で氷を滑る箇所がある。
Günün sıcaklığında grup bir arada saklanarak dinlenir.白天高温时一个群体常常一起躲避与休息。
Bu iki kişi, İsa'da bir aradadır.这两样只同时存在于耶稣。
Hapishaneden uzaklaştıktan sonra, Michael ve Lincoln sezonun ilk yedi bölümde bir arada gösterilir.成功越狱后,迈克尔和林肯经常在前7集里一起出镜。
Çiçeklerin 30 - 40 tanesi bir arada bulunur.每个花序共约30至40朵花。
Yahudilerin bir arada oturdukları ev veya evlerin topluluğu.參加各地猶太人與猶太教堂的聚會。
Eleştirmenler kendisini Erik Satie, Nino Rota ve the Penguin Café Orchestra gibi isimlerle bir arada anarlar.乐评人常把他和风格相近的Erik Satie、Nino Rota及the Penguin Café Orchestra进行比较。
Ev ve stüdyonun bir arada olması tercih edilmelidir.與視聽教育館相連。
Böylece geyik ve dağ keçisi cinslerini bir arada anmak istemekteyiz.”願至崑崙之懸圃兮,採鍾山之玉英。
Özellikle Metin hocamızla bir arada olmak beni mutlu ediyor.被變壞的入間使喚很開心。
Norton 360, Symantec tarafından geliştirilen, bir "hepsi bir arada" güvenlik paketi olarak pazarlanmaktadır.諾頓360(Norton 360)是一個由賽門鐵克公司所發行的一套“all-in-one”(全部合一)的電腦安全軟體。
Bu gezegende, evrenin değişik gezegenlerinden getirilmiş birçok tür bir arada yaşamaktadır.……在其一側是,地球所帶來的許多美麗的形態。
Oturma odası aile bireylerinin bir arada oturdukları odadır.거실은 가족이 모여 일상생활을 하는 공간이다.
3 branşın bir arada yapıldığı bir spor demektir.그 결과 세 가지 스포츠를 결합한 스쿼시가 탄생하게 되었다.
Çift üç gün bir arada kalabilir ve bu süre boyunca çeşitli sayıda çiftleşebilir.짝은 최대 3일 동안 지속될 수 있고 이 기간 동안에는 몇 번 더 교미를 실행한다.
Ancak birçok cezaevinde tutuklu ve hükümlüler bir arada barındırılmaktadır.많은 유명인사들이 보들레르 뒤에 결집하여 법원의 판결을 비난하였다.
Çeşitli Protestan gruplar eyalet sınırları içinde bir arada yaşarlar.많은 수의 비회원국이 참관국으로 세계무역기구에 참가하고 있다.
Hiçbiryerde iki farklı tür bir arada bulunmaz.최근에는 두 종류의 차이가 그다지 구분이 없어지고 있는 것 같다.
Kısa bir aradan sonra, SM Entertainment grubun “Denizci kız” temalı mini bir albümle dönüş yapacağını duyurdu.לאחר הפסקה קצרה SM Entertainment הודיעו כי הלהקה תחזור עם מיני אלבום חדש ועם קונספט של בנות הצי הימי.
2013 yılına kadar televizyon ve gazete çalışmalarını bir arada götürmüştür.בשנת 1999 עבר לעיתון הארץ ושימש כתב ותחקירן הבריאות הראשי של העיתון עד לשנת 2009.
Derebağı'nda eskiyle yeniyi bir arada görmek mümkündür.בחורבה אפשר לראות את שרידי היישוב העתיק.
Üç aylık bir aradan sonra yayınlanan sezonun yedinci bölümünün izlenme oranı, 14.5 milyon kişiyle düştü.Седмият епизод от сезона, след тримесечна пауза, среща спад до 14,5 милиона.
Zira bir arada bulunan örümcekler birbirini yerler.И след това на „паяците“ се нахвърлят в един върху друг.
Bu fikir ayrıca atomları bir arada tutan kimyasal bağları tasvir etmeye olanak sağlar.То е важно и при описването на химичните връзки, които задържат атомите заедно.
Bu buluntulardan dolayı aynı anda iki kültürün bir arada yaşadığını varsayabiliriz.Как е възможно да се изживеят два живота наведнъж?
Tam 10 sezonluk bir aradan sonra 2006-2007 sezonunda tekrar Real Madrid'in başına geçmiştir.Той остава там само 1 сезон, тъй като през сезон 1996 - 1997 е закупен от Реал Мадрид.
Uzun bir aradan sonra Michael'in ekranlarda göründüğü ilk geceydi bu.Не след дълго са първите му появи на телевизионния екран.
Meşalenin etrafındaki dehlizde 15 kişi bir arada dolaşabilir.Възможно е пренощуване в общото помещение на около 15 души.
Kentte İngilizce ve Fransızca bir arada kullanılmaktadır.Английския и френския се използват само, когато е необходимо.
Bilim İnsanı: (Örnek; Samantha "Sam" Carter) Teknik olarak mühendisler ve bilim insanları bir arada olacak.Как да се направи цветова схема Why Should Engineers and Scientists Be Worried About Color?
Birkaç çocuk bir arada toplanır.Момчетата се съгласяват на секундата.
(Düşük nabız hızı ve düşük kan basıncının bir arada olması Bezold-Jarisch refleksi olarak bilinmektedir).(Kombinacija sporog srčanog ritma i niskog krvnog tlaka poznata je kao Bezold-Jarischev refleks).
Zira bir arada bulunan örümcekler birbirini yerler.Kao prvo, vrste jedu jedna drugu.
Çoğu durumda, bulguların tümüne bir arada rastlanmaz.U većini slučajeva otkriva se slučajno.
Her iki noktada sadece yüzlerle ifade edilebilecek insan bir arada görülmüştür. (...)No, gotovo je nemoguće vidjeti oboje istovremeno (dva lica između kojih je vaza).
Bu iki kişi, İsa'da bir aradadır.No obe sú však v jednej a tej istej osobe Ježiša Krista.
Pansiyon olarak kabul edilebilecek bu mekanda çok sayıda insan bir arada yaşamaktadır.Ubytovať sa je tu možné vo viacerých penziónoch.
Akor, en az üç ayrı perdenin bir arada tınladığı ses kümesidir.Akord je súzvuk najmenej troch tónov rôznej výšky.
En çok 200 kuşun bir arada avlandığı kaydedilmiştir.Doteraz tu bolo zaznamenaných takmer 200 druhov vtákov.
İki kilise birbirlerine rekabet oluşturmadan yan yana bir arada var oldular.Obe cerkvi sta potem skoraj dvesto let stali ena poleg druge.
Bir aradan sonra, Yale Üniversitesine girer.Nato je odšel na Univerzo Yale.
Bu kesimin mensupları bir arada yaşamak ister.Svarbu yra gauti šią sumą vienu kartu.