bir arada ile cümle

bir arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Novell Evolution: bir posta makinesi, bir takvim ve bir kişi rehberi, hepsi bir arada.Он мой друг, мой образец для подражания и мой наставник в то же время...
Günün sıcaklığında grup bir arada saklanarak dinlenir.Во время дневного зноя группа часто сидит в укрытии и отдыхает.
Köy Kahvehanesinde küçüklerle büyükler bir arada oturmaz.Но в комнате вместо детей уже взрослые полицейские.
Oyunda iki ayrı zaman ve mekan bir arada gösterilmektedir.За всю игру есть только два случая, где можно и нужно действовать тихо.
Birkaç çocuk bir arada toplanır.Встречается с несколькими девушками одновременно.
Aynı yıl, Yi Bang-won uzun bir aradan sonra tahta Kral Taejong olarak çıktı.وفي نفس السنة أصبح إي بانگ وون أخيراً الملك تايجونغ .
Artık hamur haline gelmiş hammadde, ağacın lignin denilen ve lifleri bir arada tutan maddeden arınmıştır.حظي الهواء (وأحيانًا يسمى الريح) قديمًا باهتمام الفلاسفة والمفكرين الذين اعتبروه قوة كونية أو مادة نقية.
2 yıllık bir aradan sonra 16 Haziran 2006 tarihinde üçüncü albümü Başka 33/3'ü piyasaya sürdü.وبعد سنتين ظهر ألبومها الثالث 33/3 أخرى في 16 يونيو 2006.
Bu iki kişi, İsa'da bir aradadır.هذا يعني أن المسيح يجب أن يأتي مرتين.
Eserde aruz ve hece ölçüsü bir arada kullanılmıştır.وكثيرا ما يستعمل مصطلحي السنسنة المشقوقة والقيلة السحائية النقوية بشكل تبادلي .
Hüzün ve sevinç bir arada.شعور بالسعادة أو الفرح.
Grubun bir sonraki albümü 2 senelik bir aradan sonra A Livetime In Eden oldu.نادي سابق بتاجوراء (ليبيا) وُقِفَ بعد سنتين من تأسيسه.
Hapishaneden uzaklaştıktan sonra, Michael ve Lincoln sezonun ilk yedi bölümde bir arada gösterilir.Fora da prisão, Michael e Lincoln aparecem quase sempre juntos nos primeiros sete episódios.
Üç yıllık bir aradan sonra, El Camino yeni Chevelle serisinin bir parçası olarak tekrar sunuldu.Depois de uma ausência de três anos, o El Camino foi reintroduzido como parte da nova linha Chevelle.
Yaprakları kalındır, küremsi meyve topluluklarının iki-yedi tanesi bir arada bulunur.Eles vivem em grupos de dois a sete (às vezes até onze) animais.
Steinbeck bu kitabı, Gazap Üzümleri ile bir arada, Monte Sereno, California'da yazdı.Steinbeck escreveu este livro e As Vinhas da Ira no que é hoje Monte Sereno, Califórnia.
Carl, Judith ve Andre Anthony'nin cennette bir arada olduğunu söyleyerek Michonne'u rahatlatmaya çalışır.Carl diz a Michonne que talvez Judith e Andre Anthony estão juntos no céu.
Ne kadar zamandır bir arada bulundukları bilinmemektedir.Não se sabe ao certo há quanto tempo eles trabalham juntos.
Ancak uzun bir aradan sonra ilk kez bir sezonu golsüz geçirdi.Há, pela primeira vez desde a guerra, uma sensação geral de segurança.
Bölüm, dizinin beşinci sezonunda tüm ana karakterlerin bir arada yer aldığı ilk bölüm oldu.Crossed é o primeiro episódio na quinta temporada onde todos os personagens principais estão presentes.
Onun görüşüne göre, beden ve zihin bir arada ama birbirinden bağımsız şekilde var olmuşlardır.Como entidades independentes, a mente e o corpo podem, portanto, existirem uma sem o outro.
Günün sıcaklığında grup bir arada saklanarak dinlenir.O grupo muitas vezes abriga-se e descansa junto, durante o calor do dia.
Albüm bununla birlikte, üçlünün uzun bir aradan sonra bir araya gelmiştir.O Voleibol reapareceu, depois de um longo interregno.
Bu maç ile Jeff Jarrett uzun bir aradan sonra güreşe döndü.O evento marcou a volta de Jeff Jarrett aos combates após um ano de afastamento.
Zerdüştlük inancına göre Tanrı kadın ve erkeği bir arada ve birbirine arkadaş olarak yaratmıştır.O Alcorão assinala que Deus criou homens e mulheres para serem companheiros uns dos outros e terem filhos.
Hiçbiryerde iki farklı tür bir arada bulunmaz.Isso não requer necessariamente dois sexos distintos.
Borneo, takımın en çok türü bir arada yaşadığı yerdir; şimdiye kadar 10 ayrı tür Borneo'da bulunmuştur.O grupo trabalha principalmente no Bornéu e, até agora, descobriu 7 novas espécies.
Bütün görüntülerde "varlık" ve "yokluk" öğeleri bir aradadır.Em cada uma das células existe, portanto, “um pouco de tudo”.
2007 yılında Batı Asya takımları geleneksel Doğu Asya takımlarıyla bir arada mücadele etti.Em julho de 2007, o Exército Brasileiro iniciou as obras do Eixo Leste.
Hepsi aynı oyunda, aynı evde bir arada...Desta forma é como se todos estivessem numa mesma sala de reunião.
Çift üç gün bir arada kalabilir ve bu süre boyunca çeşitli sayıda çiftleşebilir.O casal pode permanecer junto por duas semanas, e acasalar várias vezes.
Bu bölgede buzun tamamı bir arada hareket eder.Há gelo rápido ao longo de toda a frente.
Örneğin normalde et ve balık bir arada yenmez iken yılın sadece bir günü birlikte yeniliyor.Os tipos de carne normal, PSE e DFD ocorrem juntas.
Attila üçünü bir arada bulur ve kendisine ihanet edildiğini anlar.Attila ontdekt de drie verraders en ontdekt het bedrog.
İki yıllık bir aradan sonra, Malta Eurovision Çocuk Şarkı Yarışması'na dönmeye karar vermiştir.Na twee jaar afwezig te zijn besloot PBS Malta te laten terugkeren op het Junior Eurovisiesongfestival.
Michelangelo imzasını, Meryem'in kıyafetini bir arada tutan kuşağın üstüne yontmuştu.Michelangelo beitelde vervolgens zijn handtekening op het lint dat Maria’s gewaad bijeenhoudt.
Yüzyılın sonuna kadar çok sayıda yenilikçi akım bir arada bulunmuştur.Aan het einde van de 19e eeuw verenigden meerdere Nyungahgroepen zich.
Çiçekler er dişi, erkek veya hepsini bir arada barındırabilir.De zeilen kunnen zelfs gaan killen of helemaal klapperen.
Bunun alternatifi olarak biri kırmızı, diğerleri mavi ve yeşil olmak üzere üç kuark bir arada bulunabilir.Soms kun je daar zo doorheen rijden, bij anderen heb je er een rood of blauw blokje voor nodig.
Peki kitleleri bir arada tutan nedir?En welke geheimen omringen hem?
Mahallede kürtler ve türkler kardeşçe bir arada yaşamaktadırlar.In Pyla leven de Turks- en Grieks Cyprioten redelijk vredig samen.
Oyuncuların çoğu daha önce de çeşitli yapımlarda bir arada rol almıştır.Niet in de laatste plaats omdat veel producers actief bleven in andere genres.
1994 yılından beri bazen iki sayı bir arada olmak üzere düzenli olarak çıkmaktadır.Beiden draaiden sinds 2010 al af en toe als duo.
Anlatıcı ruhlarının hâlâ bir arada olduğuna inanmaktadır.Niettemin is hij ervan overtuigd dat hun zielen voor eeuwig met elkaar verbonden zijn.
Genellikle 2-6 tanesi bir arada, uçları aşağı meyillidir.Er zijn meestal 2 - 6 omwindselbladeren en omwindselblaadjes.
Sürü ne kadar büyükse, bir arada beslenen kuşlar birbirlerine o kadar yakındır.Pas later in het Krijt duiken vogels met een nog langere snavel op; deze zijn viseters.
Hepsi aynı oyunda, aynı evde bir arada...Dit alles gelijktijdig, op dezelfde productielijn.
Dino, uzun bir aradan sonra 2020 yılında ''Roj'' isimli albümünü çıkardı.Na een lange onderbreking bracht Dino in 2020 zijn album "Roj" uit.
Ancak on yıllık bir aradan sonra grup "I.V." şarkısıyla müziğe geri döndü.Po 18 latach przerwy, zespół "As" wrócił do nagrywania piosenek.
Böylece, Koch uzun bir aradan sonra Daum'dan ayrı çalışmış oldu.Jednak z całą pewnością z Dachau wyjechał jeszcze żywy.
Hergé büyük şirketleri ahlaksızca yöntemler kullanmakla ve suç örgütleriyle bir arada olmakla itham eder.Stosuje mafijne metody działania i jest ściśle powiązana z organizacjami przestępczymi.
Grubun canlı performansları bir arada toplanmıştır.Postulaty Komitetu RAZEM weszły w życie!
Birkaç çocuk bir arada toplanır.Dzieci próbują zorganizować sobie jakoś czas.
Bu albüm grubun 1989 beri çıkardığı ilk yeni albümdür, uzun bir aradan sonra çıkmıştır.Swift wydała 1989 jako swój pierwszy oficjalny album po rozstaniu się z członkami jej długoletniego zespołu.
Böylece uzun bir aradan sonra Samsunsporun basketbol şubesi tekrar faal hâle gelmiştir.Jednak już miesiąc później jako Basket Viola klub stanął ponownie na nogi.
Bu kadroyu bir arada görmek gerçekten çok eğlenceli.Ta grupa miała charakter bardziej zabawowy.
Toplu halde milyonlarcası bir arada bulunabilir.W jednym wypróżnieniu może znajdować się ich wiele milionów.
(Düşük nabız hızı ve düşük kan basıncının bir arada olması Bezold-Jarisch refleksi olarak bilinmektedir).(Kombinationen av en långsam hjärtfrekvens och lågt blodtryck är känd som Bezold-Jarisch reflex.)
Norton 360, Symantec tarafından geliştirilen, bir "hepsi bir arada" güvenlik paketi olarak pazarlanmaktadır.Norton 360 är en programvara utvecklad av Symantec som marknadsförs som ett "allt i ett"-datorsäkerhetspaket.
Hüzün ve sevinç bir arada.För lustens och glädjens skull.

İlgili Sayfalar