bir arada ile cümle

bir arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Hepsi aynı oyunda, aynı evde bir arada...Ensayamos en la misma sala y está todo bien.
Hüzün ve sevinç bir arada.Dolor y alegría.
Böylece geyik ve dağ keçisi cinslerini bir arada anmak istemekteyiz.”Tambien destacan la caza de jabalíes, liebres y conejos que habitan las montañas y praderas.
"Birçok felaketimiz var ama bin yıldır da bir aradayız"."Tenemos que continuar aunque nos tome cien años."
Grubun bir sonraki albümü 2 senelik bir aradan sonra A Livetime In Eden oldu.Y es el primer álbum del grupo después de dos años de inactividad.
Bazen bu her iki durum bir arada bulunabilir.A veces, ambas circunstancias pueden ocurrir simultáneamente.
Bütün görüntülerde "varlık" ve "yokluk" öğeleri bir aradadır.Los integrantes de cada equipo comparten "vidas" y basuras.
Üçlü noktada, tüm üç faz bir arada bulunabilir.En el punto triple, las tres fases pueden coexistir.
E. coli 'de yedi farklı plazmid bir arada bulunmuştur.En E. coli se han descrito más de doce plásmidos diferentes.
Fiyat: İndirimler, birkaç ürün bir arada teklifler, fiyat bilgilendirmesi ve kuponlar.Precio: descuentos, ofertas de pack, comunicación de precios y cupones.
1984 yılında Warriors of the Deep adlı bölümde Silurianlar ve Deniz Şeytanları bir arada yer almıştır.Tanto los Silurians como los Demonios Marinos aparecieron juntos en el serial de 1984 Warriors of the Deep.
Anlamca birbiri ile ilgili kelimeleri bir arada kul­lanmaktır.Para bien o para mal, una cosa a la vez va a probar.
Bir yandan da uzun bir aradan sonra ilk kez solo çalışmalar kaydetmeye başladı.En vez de ver sólo partes de su cuerpo, observa por primera vez la totalidad.
Uganda genelinde 40'tan fazla etnik grup bir arada yaşamaktadır.En Voivodina viven más de veinte grupos étnicos.
Günün sıcaklığında grup bir arada saklanarak dinlenir.A menudo el grupo se refugia y descansan juntos durante las horas del día de más calor.
Bir aradan sonra, Yale Üniversitesine girer.Más tarde asistiría a la Universidad de Yale.
İki yıllık bir aradan sonra Ege Kupası için U-16 kadrosuna çağrıldı.Doce meses después recibía una candidatura a los Globos de Oro.
Meşalenin etrafındaki dehlizde 15 kişi bir arada dolaşabilir.En cada palco pueden estar quince sin incomodarse.
Geniş ailelerde üç neslin bir arada yaşadıkları görülmektedir.Hasta tres generaciones distintas de una misma familia pueden compartir vivienda.
Bu albüm grubun 1989 beri çıkardığı ilk yeni albümdür, uzun bir aradan sonra çıkmıştır.Fue el primer álbum con nuevo material desde We Too Are One, de 1989.
Bilim İnsanı: (Örnek; Samantha "Sam" Carter) Teknik olarak mühendisler ve bilim insanları bir arada olacak.Lo que ocurrió es que Saddam nos ordenó - a 400 (...) científicos y tecnólogos continuar con el programa.
Bradford City, uzun bir aradan sonra bunu başaran ilk takım oldu.El Bradford City fue el primer equipo en ganar este nuevo trofeo.
Bu karışımları birçok kişi bir arada kullanmaz.Sin embargo, casi nadie usa esta combinación.
Eleştirmenler kendisini Erik Satie, Nino Rota ve the Penguin Café Orchestra gibi isimlerle bir arada anarlar.I critici, a volte, lo paragonano a Erik Satie, Nino Rota e alla Penguin Cafe Orchestra.
Aynı yıl, Yi Bang-won uzun bir aradan sonra tahta Kral Taejong olarak çıktı.Quello stesso anno, Yi Bang-won ascese al trono di Joseon e governò a lungo come re Taejong.
Günün sıcaklığında grup bir arada saklanarak dinlenir.Il gruppo spesso si ripara e riposa insieme durante la calura del giorno.
Hellas Verona 11 yıllık bir aradan sonra Serie A'ya dönmüştür.La Salernitana torna in Serie B dopo 10 anni di assenza.
Modern bir bakış açısıyla festivalde, klasik ve modern bir arada yer almaktadır.È il punto di incontro generazionale tra classico e moderno.
Bazen bu her iki durum bir arada bulunabilir.Qualche volta entrambe le patologie possono verificarsi contemporaneamente.
Şehir, gelenek ve modern yapılaşmayı başarıyla bir arada harmanlıyabilmiştir.Ha saputo aggiornare la tradizione con arrangiamenti moderni e personali.
Festivalde bu yıl, uzun bir aradan sonra ilk kez para ödülü de verildi.Anche quest'anno, e per l'ultima volta, i premi furono assegnati dal pubblico.
Bu zamanda yolculuk versiyonunda, çok sayıda bir arada olan farklı tarihler vardır.Di questa versione esiste una versione demo che circola già da diverso tempo.
Eserde nazım ve nesir bir arada verilmiştir.Due Madonne e Sant'Amico in mezzo.
Birkaç çocuk bir arada toplanır.E quando sei bambino, tutti sono insieme. ..
Böylece uzun bir aradan sonra 28 Şubat 2011 tarihinde yeniden bir takımın başına geçti.Il suo corpo venne poi effettivamente lì ritrovato il 28 febbraio successivo.
Toprakları, bir arada ender görülen bitki türlerinin yetiştiği bir doğa harikasıdır.Gli adulti, di norma, si nutrono del nettare delle specie vegetali sopra citate.
Hapishaneden uzaklaştıktan sonra, Michael ve Lincoln sezonun ilk yedi bölümde bir arada gösterilir.A differenza della prima stagione, Michael e Lincoln vengono molto spesso mostrati a stretto contatto.
Günümüzde sıklıkla bu iki method bir arada kullanılmaktadır.Le due tecniche sono spesso usate contemporaneamente.
Haziran-Temmuz aylarında açan çiçekler tek tek ya da 2-3 tanesi bir arada bulunur.Danno alla luce uno o due piccoli alla volta tra giugno e luglio.
Şehrin Almanca adı Biel, Fransızca adı ise Bienne'dir ve çoğu kez iki isim bir arada kullanılır.Il nome è mezzo olandese, mezzo inglese, in due combinazioni possibili.
Hüzün ve sevinç bir arada.Tra sdegno e passione.
Üç yıllık bir aradan sonra, El Camino yeni Chevelle serisinin bir parçası olarak tekrar sunuldu.Спустя три года после отсутствия, была возрождена модель El Camino как часть новой линейки Chevrolet.
Ne kadar zamandır bir arada bulundukları bilinmemektedir.Неизвестно, как долго они прожили вместе.
Köy rahat ve huzurlu bir atmosferde bir arada yaşama sahiptir.Деревни живут в мире и покое.
Eleştirmenler kendisini Erik Satie, Nino Rota ve the Penguin Café Orchestra gibi isimlerle bir arada anarlar.Критики порой сравнивают его с Эриком Сати, Нино Рота и Penguin Cafe Orchestra.
Norton 360, Symantec tarafından geliştirilen, bir "hepsi bir arada" güvenlik paketi olarak pazarlanmaktadır.Norton 360 — пакет безопасности, разработанный компанией Symantec.
150.000 kişi burada bir arada namaz kılabiliyordu.Одновременно на молитву сюда могут прийти до полутора тысяч человек.
Hepsi aynı oyunda, aynı evde bir arada...Внутрь, в один приём, в одно и то же время суток.
Hüzün ve sevinç bir arada.«Муки и радости.
Bunlar genelde hep bir arada görülür.Их почти всегда можно увидеть вместе.
Sekiz adet olan gözlerin tümü bir arada kümelenmiş, ön ortadakiler diğer hepsinden daha küçük.У одних он существует непродолжительное время (папоротники), у других преобладает в течение всей жизни (мхи).
Hiçbiryerde iki farklı tür bir arada bulunmaz.Нет и не может быть двух абсолютно одинаковых изделий.
Şevkiye Cansu’yu alabilmek için kızları bir arada tutmaya çalışır.Он останавливается чтобы поговорить с девочками-зайчишками.
Çubuklar aynı elde (sağ el) bir arada tutulur.Бояков овраг (и ручей) — правый приток Городни.
Bu kadroyu bir arada görmek gerçekten çok eğlenceli.Такого рода виртуозность очень развлекает обоих.
Sürü ne kadar büyükse, bir arada beslenen kuşlar birbirlerine o kadar yakındır.Гвозди были вбиты, а птицы садилась на них или около них также удобно, как и прежде.
Genelde banyo ve tuvalet üniteleri bir aradadır ve yıkanma için özel bölüm bulunmaz.Миссионеры никогда не остаются в одиночестве, за исключением посещения ванны и туалета.
Grupta bulunan kuşlar korunaklı yerde bir arada tünerler ve birbirlerinin tüylerini temizlerler.Птицы в группе сидят бок о бок в густом укрытии и занимаются взаимной чисткой перьев.
Mikro ve makro tarih bir arada ele alınır.На самом деле микро- и макроэволюция описывают один и тот же процесс.
Grubun canlı performansları bir arada toplanmıştır.Почти одновременно появился дамский комитет.

İlgili Sayfalar