Ana içeriğe geç
Sözlük

bir şey ile cümle

bir şey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Karanlıkta bir şey kıpırdıyordu.Something was stirring in the dark.
Onun kötü bir şey olduğunu düşünüyor musun?Do you think it a bad thing?
Onun kötü bir şey olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think it a bad thing?
Bizim kaçışımız bir mucizeden başka bir şey değildi.Our escape was nothing short of a miracle.
Bizim kaçışımız mucizeden başka bir şey değildi.Our escape was nothing short of a miracle.
Bize iyi ders vermesinin dışında Dünyada bir şey yok.There is nothing in the world but teaches us some good lesson.
Onun aleyhinde söyleyecek bir şeyim yok.I have nothing to say against it.
Onun teklifini reddetmekten başka elimden bir şey gelmedi.I couldn't help but turn down his offer.
Bir şey oldukça etkileyici değilse,onu hatırlamam.Unless it's something fairly impressive, I won't remember it.
Böyle bir şeyi ona söylemeye nasıl cesaret edersin.How dare you say such a thing to her!
Ne cüretle böyle bir şey söylersin!How dare you say such a thing!
Dün gece tuhaf bir şey oldu.A strange thing happened last night.
Yaptığın bir şeyde elinden geleni yap.Do your best in anything you do.
Sana soracağım bir şeyler var.I have something to ask of you.
Daha ucuz bir şeyin var mı?Do you have anything cheaper?
Daha az pahalı bir şeyin var mı?Do you have anything less expensive?
Daha iyi bir şey düşünebilir misin?Can you think of something better?
Eğer bir şey olursa lütfen bana bildir.If anything should happen, please let me know.
Ondan yeni bir şey duyarsan lütfen bana bildir.If you hear anything new from him, please let me know about it.
Odama bir hırsız girse, ona bir şey fırlatırım.If a burglar came into my room, I would throw something at him.
Bana herhangi bir şey olursa, buraya bakabilirsiniz.If anything should ever happen to me, you can look here.
Yerinde olsam, öyle bir şey yapmam.If I were you, I wouldn't do a thing like that.
Yerinde olsam böyle bir şey yapmam.If I were in your place, I wouldn't do such a thing.
Eğer hava ve su olmasa canlı hiç bir şey var olmaz.If it were not for air and water, nothing alive would exist.
Acil bir şey varsa, benimle bağlantıya geçebilirsiniz.If there's anything urgent, you can get in touch with me.
Herhangi bir şey olması durumunda, derhal beni ara.In case anything happens, call me immediately.
Eğer anlamadığın bir şey ile karşılaşırsan bana gel.If anything comes up that you don't understand, come to me.
Bir şeyin doğrusunu bilecek kadar yeterince yaşlısın. Terbiyeni takın.You are old enough to know better. Behave yourself.
Orada bir şey yok.There's nothing there.
Misako hakkında hiç bir şey duydun mu?Do you ever hear anything about Misako?
Bu tıpkı ayda yürümek gibi bir şey.It's just like walking on the moon.
Kötü bir gün için bir kenara bir şey koymalısın.You should lay by something against a rainy day.
Sıkıntılı bir gün için bir şey saklayın.Keep something for a rainy day.
Mike gerçekten kız kardeşinin başka bir şey olduğunu düşünüyordu.Mike really thought your sister was something else.
Mike böyle bir şey yapmış olamaz.Mike cannot have done such a thing.
O şakadan başka bir şey değil.It is nothing but a joke.
Gerçekten aç olmanın nasıl bir şey olduğunu biliyor musun?Do you know what it is like to be really hungry?
Bob'a kalırsa, bir şey dönüyor. Buna karşılık, Jane çok dikkatli.As far as Bob is concerned, anything goes. By contrast, Jane is very cautious.
Onu neşelendirmeye çalıştım ama o ağlamaktan başka bir şey yapmadı.I tried to cheer her up, but she did nothing but cry.
Bundan başka bir şey bilmiyorum.I know nothing but this.
Sana başka bir şey getirebilir miyim?Can I bring you anything else?
Peter babası gibi bir şey değildir.Peter isn't anything like his father.
Ekmek ve tereyağından başka bir şey yemedim.I ate nothing but bread and butter.
Bir pasaport, yabancı bir ülkeye giderken, onsuz gidemeyeceğin bir şeydir.A passport is something you cannot do without when you go to a foreign country.
Aptalca bir şey yüzünden hayatını tehlikeye atma.Don't risk your neck over something foolish.
Devam edin ve istediğiniz bir şey ile başlayın.Go ahead and start with anything you like.
Bir şey yaparken en iyisini yapmalısın.In doing anything, you must do your best.
Bir şey yaparken elinden gelenin en iyisini yapmalısın.In doing anything, you must do your best.
Yapacak bir şey yok, bu yüzden televizyon izleyebilirim.There's nothing to do, so I may as well watch television.
Neye sırıtıyorsun? İyi bir şey oldu mu?What are you smirking at? Did something good happen?
Yardım etmek için yapabileceğim bir şey var mı?Is there anything I can do to help?
Oturacak bir şey bulalım.Let's find something to sit on.
Söyleyecek bir şeyin var mı?Do you have anything to say?
Bana içecek güzel bir şey ver.Give me something nice to drink.
Hayatın pahasına niçin öyle aptalca bir şey yaptın?Why did you do such a foolish thing at the risk of your life?
Yeni evli Japon erkek niçin karısı hakkında kötü bir şey söyledi?Why did the newly married Japanese man say something bad about his wife?
Niçin ona öyle bir şey söyledin?Why did you say such a thing to him?
Nasıl olduda bir şey söylemedin?How come you didn't say anything?
Eğer bir şey yapmaya değiyorsa, kötü olarak yapmaya değer.If a thing is worth doing it is worth doing badly.
Güneş altında herhangi bir şey hakkında konuşabilirsiniz.You can talk about anything under the sun.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod