Ters bir şey olmak üzereydi.Something wrong was about to happen.
Bir şey bulursan beni ara.Give me a ring if you find out anything.
Bir şey satın almadan önce kendine onsuz yapabilip yapamayacağını sorsan iyi olur.Before buying anything, you had better ask yourself whether you cannot do without it.
Bir şey olursa, sana bildiririm.I'll let you know if anything comes up.
Yapmamı istediğin başka bir şey var mı?Is there anything else you want me to do?
Yiyecek bir şey ister misiniz?Would you like anything to eat?
Ben bir şey yapmak zorundayım.I have to do something.
Bir şey yapılmalı.Something must be done!
Bir şey oynayalım.Let's play something.
İstediğin bir şey olursa benden istemeye çekinme.If there is anything you want, don't hesitate to ask me.
Söyleyecek başka bir şeyin var mı?Do you have anything further to say?
Bana bunu kesmek için ödünç bir şey ver.Lend me something with which to cut this.
Burada bir şey kokuyor.Something stinks here.
İpi kesmek için bana bir şey ödünç ver.Lend me something with which to cut the string.
Senin için yapabileceğim bir şey varsa, benimle temasa geçtiğinizden emin olun.Be sure to get in touch with me, if there is anything I can do for you.
Yan odada yanan bir şeyin kokusunu almıyor musun?Don't you smell something burning in the next room?
Sırtımda bir şeyin süründüğünü hissettim.I felt something crawling on my back.
Yere bir şeyin düştüğünü duydum.I heard something fall to the ground.
Ayaklarıma bir şey dokunduğunu hissettim.I felt something touch my feet.
Yanan bir şeyin kokusunu alıyorum.I smell something burning.
Kolumda sürünen bir şey hissettim.I felt something crawling up my arm.
Bir şey aranıyor.Something is being looked for.
Tuhaf bir şey oldu mu?Has anything strange happened?
Sizin için bir şey yapabilir miyim?Can I do anything for you?
Okumak için ilginç bir şeyler veriniz.Lend me something interesting to read.
Bana okuyacak ilginç bir şeyler ödünç ver.Lend me something interesting to read.
Gitmeden bir şeyler atıştırmalısın.You should put something in your stomach before you go.
Atıştırabileceğim bir şeyimiz var mı?Do we have anything I can snack on?
Gözüme tuhaf bir şey takıldı.Something strange caught my eye.
Garip bir şey olursa kırmızı düğmeye bas.Press the red button if something strange happens.
Bir şeyin yanlış olduğunu hissediyorum.I feel that something is wrong.
Kötü bir şeyin olacağı içime doğmuştu.I had a hunch something pleasant was going to happen.
Yapabileceğin bir şey var mı?Is there anything you can do?
Sizin için yapabileceğim bir şey var mı?Is there anything that I can do for you?
Keşke sana bir şey verebilsem.I wish that I could give you something.
Bir şey olursa, çekinmeden beni ara.If something happens, feel free to call me.
Bir şey mi oldu?Is anything up?
Yeni bir şey var mı?Anything new?
Ben asla bir şey duymuyorum.I never hear anything.
Yapabileceğim bir şey yok.There's nothing I can do.
Ben bir şey hissediyorum.I feel something.
Uzakta hareket eden bir şey vardı.There was something moving in the distance.
Öyle bir şey söylemeyin.Don't say such a thing.
Bir maymun için ağaca tırmanmak kolay bir şeydir.It is easy for a monkey to climb a tree.
Daimi barış, illüzyondan başka bir şey değildir.Permanent peace is nothing but an illusion.
Uzayda seyahat etmenin nasıl bir şey olduğunu merak ediyorum.I wonder what it is like to travel through space.
Sağ gözüme bir şey oldu.Something has happened to my right eye.
Herhangi bir şey saklama.Don't hold back anything.
Bir tam günlük çalışmadan sonra bir bardak bira gibi bir şey yoktur.There is nothing like a glass of beer after a whole day's work.
Bir şey yapmaya karar verdikten sonra ona sadık kalın.Once you have decided to do something, stick to it.
Bir seferde bir şey yapın.Do one thing at a time.
Bir seferde bir şey yapmaya çalış.Try to do one thing at a time.
Keşke bir kez bir şey olabilsem.I wish for once I could be something.
Her şey hakkında söyleyecek bir şeyin var, değil mi?You have something to say about everything, don't you?
Bir şey üzerine konsantre olmalısın ve onu iyi yapmayı öğrenmelisin?You should concentrate on one thing and learn to do it well.
Bir şey için onu yapmayı öze alamadım.For one thing, I couldn't afford to do that.
Bazı doktorlar hastalarını memnun etmek için bir şeyler söylerler.Some doctors say something to please their patients.
Hiç kimse seni iradene karşı bir şey yapman için zorlayamaz.No one can force you to do anything against your will.
Bir şey biliyor musun?You know something?
Şimdi bereketli bir ovanın olduğu yerde çölden başka bir şey yok.Now there is nothing but desert, where there used to be a fertile plain.