Üşütme için bir şeyin var mı?Do you have anything for a cold?
Gerçek bir arkadaş böyle bir şey söylemezdi.A true friend would not say such a thing.
Gümrüksüz mağazalardan herhangi bir şey almadım.I didn't buy anything at the duty-free shops.
Sorun benim ona söyleyecek bir şeyim olmamasıydı.The problem was that I had nothing to say to him.
Verimli bir FBI ajanı görevlerini yürütme hakkında bir şey söylemiyor.An efficient FBI agent does not make any bones about carrying out his duties.
Şakadan böyle bir şey yapmayın.Don't do such a thing in fun.
Seninle bir şey hakkında konuşmak istiyorum.I want to talk to you about something.
Onun geçmiş yaşamı ile ilgili bir şeyin farkında mısınız?Are you aware of anything concerning his past life?
O, kaynanasını gücendiren bir şey söylediği için için için pişman oldu.She bitterly regretted having said something that displeased her mother-in-law.
Açım, bu yüzden yiyecek bir şeyler alacağım.I'm hungry, so I'm going to get something to eat.
O, kötü bir şey yapsa bile, onu asla kabul etmeyecektir.Even if he does something bad, he'll never admit it.
Aşk birine sahip olmadığı bir şeyi veriyor.Love is giving something one doesn't have.
Onun için bir şey almalı mıyım?Should I buy something for him?
Ona itaat etmekten başka bir şey yapamıyorum.I can't do anything but obey him.
Ben bir şey duymadım.I've heard nothing.
İçecek bir şeyiniz var mı?Do you have any drinks?
Neden yapmadığınız bir şey için bile özür diliyorsunuz?Why say sorry for something you haven't even done?
Onun söylediği herhangi bir şeyi anlayamadım.I couldn't understand anything that he said.
Peki, başka bir şey ister misiniz?Fine, would you like anything else?
Günaydın, yiyecek bir şey ister misin?Good morning, would you like something to eat?
Soğuk algınlığı için bir şeyin var mı?Have you something for a cold?
Sana tuhaf bir şey söylemek istiyorum.I want to tell you a strange thing.
Bir şey yapmamam için hiçbir neden yok.There is no reason for me not doing something.
Bir şeyi değiştirmeyecek.That'll change nothing.
O bir şeyi değiştirmeyecek.That'll change nothing.
Bir şey hiçbir şeyden daha iyidir.Something is better than nothing.
Bir şey duyuyorum.I hear something.
O bir şey mırıldanıyor.He's mumbling something.
Onun hakkında kesinlikle bir şey bilmiyorum.I know absolutely nothing about that.
Bana daha kolay bir şey sor.Ask me something easier.
Sen her gün yeni bir şey öğreniyorsun.You learn something new every day.
Şimdi o konuda bir şey yapmak için çok geç.It's too late to do anything about that now.
Eğer bir şey için söz verirsen, sözünü tut.If you promise something, keep your word.
Okuyacak bir şey istiyorum.I would like something to read.
Pekala çocuklar, gerçekten içecek bir şeye ihtiyacım var.OK guys, I really need something to drink.
O, bir şey değildi.That was nothing.
Onlar bir şey izliyor gibi görünüyordu.They seemed to be watching something.
Tamam, bu oldukça çevrilemez bir şey, değil mi?Well, that's pretty untranslatable, isn't it?
Ben bir şey beğenmiyorum.I don't like anything.
Çok açım; nerede yiyecek bir şey bulabilirim?I'm very hungry; where can I find something to eat?
Bir cetvelle on iki inç uzunluğa kadar bir şeyi ölçebilirsiniz.A ruler can measure something up to twelve inches in length.
Orada yiyecek bir şey alabilir misin?Can you get something to eat in there?
Bir şeyi doğru yaptırmak istiyorsan onu kendin yapmalısın.If you want something done right, you have to do it yourself.
Seninle bir şey görüşmek istiyorum.I'd like to discuss something with you.
Mary reçete kullanmadan bir şey pişirebilir.Mary can cook anything without using a recipe.
Ebeveynler çocuklarına yalan söylemenin yanlış bir şey olduğunu öğretirler.Parents teach their children that it's wrong to lie.
Bir aydın, seksten daha ilginç bir şey keşfetmiş bir kişidir.An intellectual is a person who has discovered something more interesting than sex.
Yapacak ilginç bir şey bulmam gerekiyor.I need to find something interesting to do.
Güneşin altında yeni bir şey yok.Nothing new under the sun.
Benim bilmediğim bir şeyi biliyormuşsun gibi geliyor.It would seem that you know something that I don't.
Onun düğünü hakkında bir şey bilmemen tuhaf.It is strange that you know nothing about her wedding.
Onun hakkında hoşlanmadığım bir şey var.There is something about him I don't like.
Onda hoşlanmadığım bir şey var.There is something about him I don't like.
Çabalarınızdan bir şey çıkmadı.Your efforts came to nothing.
Çocuğun yemek yemeye ihtiyacı varsa, ona sağlıklı bir şey pişirin.If the child needs to eat, cook something healthy for him.
Ondan daha küçük herhangi bir şeyin yok mu?Don't you have anything smaller than that?
O nadiren yeni bir şey sipariş eder.He seldom orders anything new.
Konsantrasyon çok basit bir şeydir.Concentration is a very simple thing.
Pencereden dışarı bir şey atma!Do not throw anything out of the window.
Bir şey söyle lütfen.Sing something, please.