bir şey ile cümle

bir şey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ben bir şey beğenmiyorum.I don't like anything.
İnsan mutlu olma sanatı hariç herhangi bir şeyi icat edebilir.Man may invent anything, save for the art of being happy.
Çok açım; nerede yiyecek bir şey bulabilirim?I'm very hungry; where can I find something to eat?
Bir cetvelle on iki inç uzunluğa kadar bir şeyi ölçebilirsiniz.A ruler can measure something up to twelve inches in length.
O daha önce hiç yapılmamış bir şeyi yapmak için yola çıktı.He set out to do something that had never been done before.
Hava soğuk olduğunda genç insanlar içmekten başka bir şey yapmazlar.When it's cold, young people do nothing but drink.
Gazete için bir şey yazacağını düşündü.He thought that he would write something for the newspaper.
Sana bir şey söylememeliydim.I shouldn't have told you anything.
Ücretsiz öğle yemeği olarak böyle bir şey yok.There ain't no such thing as a free lunch.
Bir kadın erkeksiz bir şey değildir.A woman without a man is nothing.
Ben bu olmayan bir şey vereceğim.I'll give anything that isn't this.
Yere bir şey atma.Don't throw anything on the floor.
Orada yiyecek bir şey alabilir misin?Can you get something to eat in there?
İkinize de yardımcı olmak için bir şey yapardım.I would do anything to help you both.
Ben böyle bir şey söylemedim.I said nothing of the sort.
Karnabahar üniversite eğitimli bir lahanadan başka bir şey değil.Cauliflower is nothing but cabbage with a college education.
Herkes havadan bahsediyor, ama kimse bu konuda bir şey yapmıyor.Everybody talks about the weather, but nobody does anything about it.
Söyleyecek bir şeyin yoksa, bir şey söyleme.If you have nothing to say, say nothing.
Bir şey yasaklandıkça daha popüler olur.The more things are forbidden, the more popular they become.
Pişman olacağın bir şeyi yapma.Don't do anything you'll regret.
Yapmayacağım bir şeyi yapmayın.Don't do anything I wouldn't do.
Bir şeyi doğru yaptırmak istiyorsan onu kendin yapmalısın.If you want something done right, you have to do it yourself.
Yapabileceğin bir şey olmalı.There must be something you can do.
Büyük sanat insana bir şey hissettirir.Great art makes people feel something.
Akşam yemeğine bir şey getirmemizi ister misiniz?Would you like us to bring anything to the dinner?
Seninle bir şey görüşmek istiyorum.I'd like to discuss something with you.
İşsizlik hakkında bir şey yapılması gerektiğine dair genel bir kanı vardır.There's a general sense that something should be done about unemployment.
Küçük bir şeyden büyük bir sorun yaratma.Do not make a major problem out of a minor one.
Mary reçete kullanmadan bir şey pişirebilir.Mary can cook anything without using a recipe.
Ebeveynler çocuklarına yalan söylemenin yanlış bir şey olduğunu öğretirler.Parents teach their children that it's wrong to lie.
Bütün gün televizyon izlemekten başka bir şey yapmaz.He does nothing but watch TV all day long.
Yapacak eğlenceli bir şey bulmayı amaçsızca merak ediyorum.I wondered aimlessly to find something fun to do.
Başka bir şey ister misiniz?Would you like anything else?
Siz bağırarak bir şey alamazsınız.You won't get anything by shouting.
Çantaya bir şey koyma.Don't put anything in the bag.
Çantamda bir şey yok.I do not have anything in my bag.
Bir aydın, seksten daha ilginç bir şey keşfetmiş bir kişidir.An intellectual is a person who has discovered something more interesting than sex.
Yapacak ilginç bir şey bulmam gerekiyor.I need to find something interesting to do.
Onun hakkında bir şey bilmiyoruz.We don't know anything about him.
Sence böyle bir şey mümkün olabilir mi?Do you think such a thing is possible?
Böyle bir şeyin mümkün olduğunu düşünüyor musun?Do you think such a thing is possible?
Kimse bana bir şey söylemedi.No one said anything to me.
Şimdi yapabileceğimiz tek bir şey var!There's only one thing we can do now!
Güneşin altında yeni bir şey yok.Nothing new under the sun.
Sessiz kalmak için Dasein'in söyleyecek bir şeyi olmalı.In order to remain silent Dasein must have something to say.
Ben size bir şey sormak istiyorum, Bayan Ionescu.I want to ask you something, Ms. Ionescu.
Ona bir şey söylemek zorundayım.I have to tell him something.
Daha az konuşur ve daha fazla dinlersen bir şey öğrenebilirsin.If you would talk less and listen more, you might learn something.
Benim bilmediğim bir şeyi biliyormuşsun gibi geliyor.It would seem that you know something that I don't.
Onun düğünü hakkında bir şey bilmemen tuhaf.It is strange that you know nothing about her wedding.
Ne bir şey duydum ne de gördüm.I neither heard nor saw anything.
Hâlâ bir şey bulamadım.I still haven't found anything.
Bunun gibi bir şey bulmak istiyorum.I wanna find something like that.
Bir şey hakkında biraz tavsiye istiyorum.I'd like some advice on something.
Lütfen, bana yiyecek bir şey ver.Please, give me something to eat.
Bir şey almayı çok istiyorum.I have an urge to buy something.
Böyle bir şey var mıydı?Was there such a thing?
Bu teoride yanlış bir şey bulamıyorum.I can't find anything wrong with his theory.
Onun cesaretini takdir etmekten başka bir şey yapamazsın.You can't do anything other than admire his courage.
Onun hakkında hoşlanmadığım bir şey var.There is something about him I don't like.

İlgili Sayfalar