Ana içeriğe geç
Sözlük

bir şey ile cümle

bir şey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onların pusula gibi bir şeyi var mı?Do they have something like a compass?
Onu beklemekten başka yapabileceğim bir şey yoktu.There was nothing that I could do but wait for him.
O, kendine bir şey olmamış gibi görünüyor.She looks as if nothing had happened to her.
O öyle bir şey yapmış olamaz.She can't have done such a thing.
O öyle bir şey söylemiş olamaz.She can not have said such a thing.
Böyle bir şey yapması garip.It is strange that she should do such a thing.
O, öyle bir şey yapmış olamaz.She cannot have done such a thing.
Böyle bir şey söylemiş olamaz.She can't have said such a thing.
Onu öpmek bir şey, ve sevmek başka bir şeydir.To kiss her is one thing, and to love is another.
Benim bu konuda ona canım bir şey söylemek istemiyor.I don't feel like telling her about it.
Onun hakkında garip bir şey vardı.There was something strange about her.
Onun arkasından böyle bir şey söyleme!Don't say such a thing behind her back.
Onun yokluğunda böyle bir şey söyleme.Don't say such a thing in her absence.
Aslında ailesi onun arkadaşları hakkında hiç bir şey bilmiyordu.Her family, as a matter of fact, knew nothing about her friends.
Onun hakkında bir şey bilmediğini iddia ediyor.He claims he knows nothing about her.
O bir şey üzerinde yoğunlaştı.She concentrated on one thing.
O, etrafına bakınmaktan başka bir şey yapmadı.She did nothing but look around.
O her zaman bir şey hakkında şikayet ediyor.She is always complaining about something or other.
O her zaman yeni bir şey dener.She always tries something new.
Bir süre bana bakmaktan başka bir şey yapmadı.For a while she did nothing but stare at me.
O, sanki onun hakkında bir şey bilmiyormuş gibi davrandı.She acted as if she knew nothing about it.
Onun o konuda söyleyecek bir şeyi yoktu.She had nothing to say about it.
Onu hakkında bir şeyler biliyor olamaz.She can't have known about it.
O, öyle bir şey yapmamalıydı.She should not have done such a thing.
Çantadan bir şey çıkardı.She took something out of the bag.
O, içecek bir şey istedi.She begged for something to drink.
Defterine bir şey yazdı.She wrote down something in her notebook.
O, bir çocuktan başka bir şey değildir.She is nothing but a child.
Aşk ve nefret arasında bir şey hissetti.She felt something between love and hatred.
O, yalnız başına bir şey yapamaz.She is incapable of doing anything alone.
Kız bütün gün okumaktan başka bir şey yapmadı.The girl did nothing but read all day.
Boynuna bir şeyin dokunduğunu hissetti.She felt something touch her neck.
Önemli bir şey biliyor gibi görünüyor.She seems to know something important.
O, sanki bir şey bilmiyormuş gibi davrandı.She acted as if she knew nothing.
Bir şey çaldığını inkar etti.She denied that she had stolen anything.
Bir şeyi bitirilmemiş bırakmayı sevmez.She doesn't like to leave anything unfinished.
Benim için herhangi bir şeyi yapmaya gönüllü.She is willing to do anything for me.
O, ağlamaktan başka bir şey yapmaz.She does nothing but cry.
Bir şey yiyecek kadar açtı.She was hungry enough to eat anything.
Onun dün yapacak bir şeyi yoktu.She had nothing to do yesterday.
O, doğum günüm için bana çok hoş bir şey verdi.She gave me something very nice for my birthday.
O, arabasında yanlış giden bir şey hissetti.She felt something go wrong with her car.
Onun elinde bir şeyi var.She has something in her hand.
O, çalışma odasında bir şey yazıyor.She's writing something in her study.
Müziği başka bir şeyden daha çok seviyor.She likes music better than anything else.
O bana hırsızlığın ne kadar yanlış bir şey olduğunu anlattı.She told me how it was wrong to steal.
Onunla görüşecek bir şeyi vardı.She had something to talk over with him.
Onun kulağına bir şeyler fısıldadı.She whispered something into his ear.
O, şikâyet etmekten başka bir şey yapmaz.She does nothing but complain.
O, herhangi bir şeyden korkmaz.She is not afraid of anything.
O, odayı her temizlemesinde bir şey kırar.She breaks something every time she cleans the room.
O annesi gibi bir şey değil.She is not anything like her mother.
Yorgun hissettiğinde banyo yapmak gibi bir şey yoktur.When you feel tired, there is nothing like having a bath.
Yorgun hissettiğinizde, bir banyo almak gibi bir şey yok.When you feel tired, there is nothing like taking a bath.
Fakir olmanın utanılacak bir şey olduğunu sanmıyorum.I don't think being poor is anything to be ashamed of.
Bu babamın bana bıraktığı bir şey.This is one thing my father left to me.
Babam her zaman bir şeyler unutuyor.My father is always forgetting things.
Odada bir şey unuttum.I left something in the room.
Odadaki insanlar bir şey söylemedi.People in the room didn't say anything.
Üşütme için bir şeyin var mı?Do you have anything for a cold?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bir şey ile cümle - Sayfa 18 - bir şey kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App