Ana içeriğe geç
Sözlük

bir şey ile cümle

bir şey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İçmek için bir şey istiyorum.I would like something to drink.
Böyle bir şeyin olmasını istemiyorum.I don't want something like this to happen.
Bir eşarp için 40 Euro mu? Daha ucuz bir şeyiniz yok mu?40 Euros for a scarf? Don't you have anything cheaper?
Başka bir şey var mı?Anything else?
Başka bir şey?Anything else?
Şakamı yapıyorsun? farklı bir şey işittim.Are you joking? I heard something else.
Bu ciddi bir şey değil.It's nothing serious.
O endişelenecek bir şey değil.It's nothing to worry about.
O endişe edecek bir şey değil.It's nothing to worry about.
O, beni ilgilendiren bir şey değil.It's no concern of mine.
Aksine, ben asla böyle bir şey söylemedim.On the contrary, I've never said such a thing.
Gidelim ve bir şeyler yiyelim mi?Shall we go and eat?
Gençlerin yapacağı bir şey yok.There is nothing for teenagers to do.
Bir şey olmadı.There's no harm done.
Bir şey bulur bulmaz seninle irtibat kuracağız.As soon as we find out anything, we will contact you.
Onun hakkında ona bir şey söylememelisin.You shouldn't tell him anything about her.
Kız arkadaşın hakkında ona bir şey söylememelisin.You shouldn't tell him anything about your girlfriend.
Henüz bir şey yemedim.I haven't eaten yet.
Bir şey alamayacak kadar çok uzak.To take something too far.
Böyle bir şey satın almadığıma memnun oldum.I'm glad that I didn't buy something like this.
O bir şey mırıldanıyor.He's mumbling something.
Orada herhangi bir şey görebiliyor musun?Can you see anything at all there?
Bir şey bana onun şeytanlık düşündüğünü söylüyor.Something tells me that she's up to no good.
Sen bir şeyin peşindesin.You're up to something.
Özel bir şey değil.Nothing special.
Özel bir şey yok.Nothing special.
O düşünmediğim bir şey.That's the one thing I hadn't thought of.
İçecek sıcak bir şeyiniz var mı?Do you have anything hot to drink?
Ben sadece gerçekten ilginç bir şey düşünmüştüm.I just thought of something really interesting.
Bugün yeni bir şey duydum.I heard something new today.
Evli bir adamın asla unutmaması gereken bir şey onun evlilik yıl dönümüdür.One thing a married man should never forget is his wedding anniversary.
O zengin, bu yüzden bir şey yapabilir.He's rich, so he can do anything.
Bence fakir olmak utanılacak bir şey değildir.I think being poor is nothing to be ashamed of.
Bu kitabı okuduğumda her zaman yeni bir şey bulurum.When I read this book, I always find something new in it.
Onun böyle bir şey yapması inanılmaz.It is unbelievable that he did something like that.
O her zaman bir şey tartışmak için hazır görünüyordu ve çok hoşgörülüydü.He always appeared to be ready to discuss anything and was very tolerant.
Anlamadığım bir şey var.There is something I don't understand.
Gazete için bir şey yazacağını düşündü.He thought that he would write something for the newspaper.
Sana bir şey söylememeliydim.I shouldn't have told you anything.
Ücretsiz öğle yemeği olarak böyle bir şey yok.There ain't no such thing as a free lunch.
Orada yiyecek bir şey alabilir misin?Can you get something to eat in there?
Ben böyle bir şey söylemedim.I said nothing of the sort.
Bir şeyi doğru yaptırmak istiyorsan onu kendin yapmalısın.If you want something done right, you have to do it yourself.
Akşam yemeğine bir şey getirmemizi ister misiniz?Would you like us to bring anything to the dinner?
İşsizlik hakkında bir şey yapılması gerektiğine dair genel bir kanı vardır.There's a general sense that something should be done about unemployment.
Bütün gün televizyon izlemekten başka bir şey yapmaz.He does nothing but watch TV all day long.
Onun hakkında bir şey bilmiyoruz.We don't know anything about him.
Kimse bana bir şey söylemedi.No one said anything to me.
Şimdi yapabileceğimiz tek bir şey var!There's only one thing we can do now!
Hâlâ bir şey bulamadım.I still haven't found anything.
Bir şey almayı çok istiyorum.I have an urge to buy something.
Onun cesaretini takdir etmekten başka bir şey yapamazsın.You can't do anything other than admire his courage.
Bir şeyin yanlış gittiğine dair içimde kötü bir his var.I have a nasty feeling something's gone wrong.
Berbat bir şey olacağına dair içimde kötü bir his var.I have a nasty feeling that something awful is going to happen.
Herkes Japonya'da artık kötü bir şey asla olmayacağını umuyor.Everyone is hoping nothing bad will ever happen in Japan.
Çocuğun yemek yemeye ihtiyacı varsa, ona sağlıklı bir şey pişirin.If the child needs to eat, cook something healthy for him.
Onun hakkında bir şey bilmediğini söyledi.He said he had not known about it.
Tartışma sırasında bir şey söylemedi.He had said nothing during the debate.
Beklemekten başka, bir şey yapılamazdı.Nothing could be done, except wait.
Karışık akıl, bir şeyi aşırı düşünen, bir yerde pıhtılaşan akıldır.The confused mind is the mind that, thinking something over, congeals in one place.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bir şey ile cümle - Sayfa 17 - bir şey kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App