bir şey ile cümle

bir şey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sanırım bizden bir şey gizliyor.I think he is holding something back from us.
O, tatlı olan herhangi bir şeyden hoşlanır.He likes anything sweet.
Onun bizden bir şey sakladığından eminim.I'm sure he is holding back something from us.
O, para konusunda bir şey söylemedi.He said nothing as to money.
Para kazanmayla o kadar meşguldü ki başka bir şey düşünecek vakti yoktuHe was so intent on money-making that he had no time to think of anything else.
Para kazanmaktan başka bir şey düşünmez.He thinks of nothing but making money.
O, bir yalancıdan başka bir şey değil.He is anything but a liar.
O öyle bir şey yapmanın ötesinde.He is above doing such a thing.
O kadar aptalca bir şey yapmayacak kadar çok zekidir.He's too smart to do something that stupid.
Bir şey hakkında şikayet etmeden ağzını asla açmaz.He never opens his mouth without complaining about something.
Dün bir şey yemedi.He did not eat anything yesterday.
Öldürmenin dışında bir şey yapacaktır.He will do anything but murder.
O bana bir şey fısıldadı.He whispered something to me.
O, bana yiyecek bir şey vermedi.He didn't give me anything to eat.
Bana baktı ve bir şey demedi.He stared at me and said nothing.
Bizden bir şey sakladığını düşünüyordum.I thought he held something back from us.
O, dinledi ama bir şey duymadı.He listened, but heard nothing.
İşini şikâyet etmekten başka bir şey yapmadı.He did nothing but complain about his job.
Ona içecek bir şey verildi.He is given to drink.
O bir beyefendi. O böyle bir şey söylemiş olamaz.He is a gentleman. He cannot have said such a thing.
O, bana içmek için soğuk bir şey verecek kadar nazikti.He was kind enough to give me something cold to drink.
O, siyaset hakkında bir şey bilmiyor.He knows nothing about politics.
O herkesten bir şey öğrenmeye hazır.He is ready to learn anything from anybody.
O, bir aptaldan başka bir şey değil.He is nothing but a fool.
Sabahtan akşama kadar şikayet etmekten başka bir şey yapmaz.He does nothing but complain from morning till night.
O, caddede beyaz bir şey topladı.He picked up something white on the street.
Küçük bir sanatçıdan başka bir şey değildir.He is nothing but a minor artist.
Onların planı hakkında bir şey bilmediğini inkar etti.He denied knowing anything of their plan.
O, ona bir şey fısıldadı.He whispered something to her.
Onu kızdıracak bir şey söylemedi.He said nothing that would make her angry.
O, babasının yüzüne bir şey diyemez.He can't say anything to his father's face.
Annesinin ölümünü duyduğunda ağlamaktan başka bir şey yapmadı.He did nothing but weep when he heard of his mother's death.
Onun benden bir şey sakladığından eminim.I'm sure he is keeping something from me.
O çizgi roman okumaktan başka bir şey yapmaz.He does nothing but read comics.
O bir hayalperesten başka bir şey değil.He is nothing more than a dreamer.
O, sebzeden başka bir şey yemez.She eats nothing but vegetables.
O bir seyahata çıktı.He set out on a trip.
Onların planı hakkında bir şey bilmiyorum.I am quite ignorant of their plan.
Onlar bu konuda bir şey bilmiyor olabilir.They may not know anything about this.
Onlar ağlamaktan başka bir şey yapmazlar.They do nothing but cry.
Benden içecek bir şey istediler.They asked me for something to drink.
Onlar birkaç gün önce bir seyahate çıktılar.They went on a trip a few days ago.
Onlar şikâyet etmekten başka bir şey yapmıyorlar.They do nothing but complain.
Onu beklemekten başka yapabileceğim bir şey yoktu.There was nothing that I could do but wait for him.
O, kendine bir şey olmamış gibi görünüyor.She looks as if nothing had happened to her.
O öyle bir şey yapmış olamaz.She can't have done such a thing.
O öyle bir şey söylemiş olamaz.She can not have said such a thing.
Böyle bir şey yapması garip.It is strange that she should do such a thing.
O, öyle bir şey yapmış olamaz.She cannot have done such a thing.
Böyle bir şey söylemiş olamaz.She can't have said such a thing.
Onu öpmek bir şey, ve sevmek başka bir şeydir.To kiss her is one thing, and to love is another.
Benim bu konuda ona canım bir şey söylemek istemiyor.I don't feel like telling her about it.
Onun hakkında garip bir şey vardı.There was something strange about her.
Onun arkasından böyle bir şey söyleme!Don't say such a thing behind her back.
Onun yokluğunda böyle bir şey söyleme.Don't say such a thing in her absence.
Aslında ailesi onun arkadaşları hakkında hiç bir şey bilmiyordu.Her family, as a matter of fact, knew nothing about her friends.
Onun hakkında bir şey bilmediğini iddia ediyor.He claims he knows nothing about her.
O bir şey üzerinde yoğunlaştı.She concentrated on one thing.
O, etrafına bakınmaktan başka bir şey yapmadı.She did nothing but look around.
O her zaman bir şey hakkında şikayet ediyor.She is always complaining about something or other.

İlgili Sayfalar