bir şey ile cümle

bir şey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yardım edebileceğim bir şey var mı?Is there anything that I can do to help you?
Size yardım etmek için yapabileceğim bir şey var mı?Is there anything that I can do to help you?
Bu konuda yapabileceğim bir şey yok.There's nothing I can do about it.
Bir şey duyamıyorum.I can hear nothing.
Ben bir şey yapabilir miyim?Can I do anything?
Bana içecek soğuk bir şey ver.Give me something cold to drink.
Trende erkek kardeşim cebinden bir şey çaldırdı.My brother had his pocket picked in the train.
Söylediklerime bir şey eklemek ister misin?Would you like to add anything to what I've said?
Arabama bir şey olmuş.Something has happened to my car.
Bildiğim kadarıyla onun planında yanlış bir şey yok.As far as I know, there is nothing wrong with his plan.
Bildiğim kadarıyla, o yanlış bir şey yapmadı.As far as I know, he did nothing wrong.
Tüm gün katiyen bir şey yemedim.I ate absolutely nothing the whole day.
Ben bir seyahat acentası için çalışıyorum.I work for a travel agency.
Seninle ciddi bir şey hakkında konuşmayı zor buluyorum.I find it difficult to talk to you about anything serious.
O mağazadan bir şey almadım.I didn't buy anything at that store.
Paskalya Adası'na on günlük bir seyahate gittim.I went on a ten-day trip to Easter Island.
Son üç gündür bir şey yemedim.I have not eaten anything for the last three days.
Böyle bir şey yaptığıma pişmanım.I regret having done such a thing.
Onun hakkında bir şey yapacak pozisyonda değilim.I am in no position to do anything about it.
Ben, makaleyi bir seyahat dergisi tarafından kabul ettirdim.I had the article accepted by a travel magazine.
Benim kaza ile bir ilgim yok ve bir şey bilmiyorum.I have nothing to do with the accident, and I know nothing.
Bence bu konuda bir şey söylemesem daha iyi.I think I had better not say anything about it.
Böyle bir şey yapmanın zaman harcamaya değeceğini sanmıyorum.I don't think it worthwhile doing such a thing.
Böyle bir şey yapmak için kendimi ikna edemem.I can't bring myself to do such a thing.
Öylesine haksız bir şey yapmaktansa ölmeyi tercih ederim.I would rather die than do such an unfair thing.
Beklemekten başka yapabileceğim bir şey yok.I can but wait.
Beklemekten başka bir şey yapamam.I can but wait.
Çok susamıştım ve soğuk bir şey içmek istedim.I was very thirsty and I wanted to drink something cold.
İyi bir şey yemek istiyorum.I want to eat something good.
Neredeyse bir şey yemedim.I've eaten almost nothing.
Mary'yi gördüğüm her seferde, ondan yeni ve önemli bir şey öğreniyorum.Each time I see Mary, I learn something new and important from her.
İçecek bir şey istemiyorum.I don't want anything to drink.
Ayağıma bir şey dokunduğunu hissettim.I felt something touch my foot.
Sırtımda hareket eden bir şey hissettim.I felt something moving on my back.
Korkarım ki berbat bir şey yedim.I am afraid I ate something bad.
Bir şey içmek istiyorum.I want to drink something.
Canım bir şey yemek istiyor.I feel like eating something.
Yiyecek bir şey satın almak istiyorum.I want to buy something to eat.
Yiyecek bir şey istedim.I wanted something to eat.
Trende okumak için bir şey istiyorum.I want something to read on the train.
Ben bir şey duyabiliyorum.I can hear something.
Çalışmayı bir şey yapmamaya tercih ederim.I prefer working to doing nothing.
Ben bir şey yapamam.I can't do anything.
Ben bir şey görmedim.I saw nothing.
Söyleyecek bir şey düşünemedim.I couldn't think of anything to say.
Bir şey söylemedim, bu durum onu kızdırdı.I said nothing, which made her angry.
Canım bir şey yemek istemiyor.I don't feel like eating anything.
Bir şey yiyesim gelmiyor.I can't bring myself to eat anything.
Yurt dışına gitme fikrinden vazgeçmekten başka yapabileceğim bir şey yok.There's nothing I can do but give up the idea of going abroad.
Ben bir şey satın almadan asla dışarı çıkmam.I never go out without buying something.
Herhangi birinin öyle bir şey söylediğini asla duymadım.Never have I heard anyone say a thing like that.
Geçen hafta Nikko'ya bir seyahat yaptım.I took a trip to Nikko last week.
Öğretmenime böyle bir şey söylediğime pişmanım.I regret having said such a thing to my teacher.
Ben başka bir şey yapamam.I can't do anything else.
Kahvaltıdan beri bir şey yemedim ve ben çok açım.I haven't eaten since breakfast and I'm very hungry.
Japonya hakkında bir şey bilmiyorum.I don't know anything about Japan.
Japonya hakkında herhangi bir şey bilmiyorum.I don't know anything about Japan.
Onun neden böyle bir şey yaptığını bilmek için çok endişeliyim.I am very anxious to know why he did such a thing.
Yanlış bir şey yapmadığına ikna oldum.I am convinced that he did nothing wrong.
Yanlış bir şey yapmadığından eminim.I am convinced that he did nothing wrong.

İlgili Sayfalar