Ana içeriğe geç
Sözlük

binme ile cümle

binme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ata binmeyi küçük yaşlarında öğrenmiştir.W młodości uczył się jazdy konnej.
Otto rol için altı hafta boyunca dublör koreografisini ve ata binmeyi öğrendi.Dla tej roli aktorka spędziła sześć tygodni na nauce choreografii kaskaderów i jazdy konnej.
Paten kaymaktan ve bisiklete binmekten hoşlanıyor.Lubi pływać i jeździć na rowerze.
Ancak son anda bir bahaneyle kendisi uçağa binmez.Ostrzega ją, aby pod żadnym pozorem nie wsiadała do samolotu.
Kaşkay erkekleri at binme ve çobanlık yetenekleriyle bilinirler.Możliwość wynajęcia koni i przejażdżki bryczką.
Trene binmeyi bekliyorlardı.Mężczyźni planują podróż pociągiem.
Leo Joe'nun öbür limuzine binmesini söyler Vito ile kendisi de diğerine biner.Віто просять сісти в машину до Лео, а Джо сідає в іншу.
Santiago onu taksine binmeye davet eder ve onu taksiyle antrenmana götürmeyi kabul eder .Шенсон запропонував заїхати за ними на таксі й по дорозі поговорити.
Bahşiş alınmadan gelin arabaya binmez.Вона сідає в машину, не кажучи ні слова.
Ata binme, yüzme ve basketbol sporları da yapmıştır.Займався спортом — плаванням і баскетболом.
Çaça ve Rumba yapmayı bisiklete binmeyi ve yüzmeyi seven sanatçı ayrıca piyano çalmaktadır.Любить бувати на морі, вміє плавати і кататися на лижах, а також грати на скрипці.
5 numaralı otobüsü binmelisin.Вам треба сісти на п’ятий автобус.
Leo Joe'nun öbür limuzine binmesini söyler Vito ile kendisi de diğerine biner.Vito nastoupí k němu do auta, Joe nastoupí do druhého.
İnsanlar otobüse binmek için çırpınıyorlardı.Dál museli návštěvníci jet autobusem.
Ata binmekten korkar.Jízda na koni: .
Çinliler de ata binmeyi MÖ 3. yüzyılda Hunlardan öğrenmişlerdir.Češi se ve 20. století ujali i v nových žánrech.
Bu gizemli ata binme cesaretini sadece baron göstermektedir.Doar baronul este destul de curajos pentru a încerca să călărească calul misterios.
Ata binmekten korkar.Căderea de pe cal.
Video oyunları oynamayı, bisiklete binmeyi ve sık sık yaramazlık yapmayı sever.Îi place să joace jocuri video și să se dea cu bicicleta fiind și foarte buclucaș.
Trene binmeyi bekliyorlardı.Alții că ar fi luat trenul.
Bu cinin bir özelliği de ata binmeyi çok sevmesidir.Cât despre alte preferințe, adoră să călătorească cu trenul.
Trene binmeden önce acıma duygusu onu tekrar tutar ve dr.După intrarea în tură, Pascu se duce să-l ia pe dr.
Hem Tom hem de Mary ata binmeyi sever.Și lui Tom și lui Mary le place să călărească.
Video oyunları oynamayı, bisiklete binmeyi ve sık sık yaramazlık yapmayı sever.Szeret videojátékokkal játszani, gyűjti a Szumó kártyákat, gyakran biciklizik és még gyakrabban kerül bajba.
Georges Prêtre'nin ilgi alanları arasında ata binme, yüzme, havacılık, judo ve karate bulunmaktadır.Érdeklődési körébe tartozott a lovaglás, úszás, repülés, judo és karate is.
Kullanırken yük sadece başlangıç tarafına binmelidir.A tengelykapcsolót csak az elindulásnál kellett alkalmazni.
Trene binmeyi bekliyorlardı.Figyeld a vonatot!
Taksiye binmenin belirli bir ücreti vardır.Sen sijaan taksiliikennettä on jonkin verran.
İki sürücünün aynı anda binmesine müsaade eden bisikletlere tandem denir.Ilmeisesti nämä kaksi moottoripyörää oli tuotu maahan samanaikaisesti.
"Tek korkusu uçağa binmekti".Oli hypättävä - jos pääsi irti koneesta."
Yoğun yaya kalabalığı yüzünden bisiklete binmek yasaklanmıştır.Mattilanjoen suun tienoilla verkkokalastus on kielletty.
Trene binmeyi bekliyorlardı.Junalla kulkiessa.
Bisiklete binmeyi öğrenmek üç ayını aldı.Hänellä kesti kolme kuukautta oppia pyöräilemään.
Ata binmeyi küçük yaşlarında öğrenmiştir.Οι περισσότεροι μάθαινουν να ιππεύουν το άλογό τους από μικρή ηλικία.
Taksiye binmenin belirli bir ücreti vardır.Η UberTaxi παρέχει κανονικά ταξί.
Trene binmeyi bekliyorlardı.Politikerne løb til toget.
İnsanlar otobüse binmek için çırpınıyorlardı.De fleste ventede på bus.
Trene binmeyi bekliyorlardı.Så var det bare å vente på toget.
Sancak iskelesinden günümüzde de üst rütbeli kişiler inip , binmektedirler.I dag er det bygget kaier med tilhørende vei (Havneringen) på utsiden av sjøhusrekken.
Yoğun yaya kalabalığı yüzünden bisiklete binmek yasaklanmıştır.Det er forøvrig forbudt å kjøre motorvogn på Herføl.
Ata binmekten korkar.Saat mengendarai kuda.
31 Ekim'de ise birlikler gemilere binmeye yöneldi.Pada 1 Mei, armada berangkat dari Semudera.
Paten kaymaktan ve bisiklete binmekten hoşlanıyor.Thích bơi lội hoặc chạy theo xe đạp.
Bu cinin bir özelliği de ata binmeyi çok sevmesidir.Một trong những sở thích của anh là cưỡi ngựa.
Ata binmeyi küçük yaşlarında öğrenmiştir.Cô đã luyện tập cưỡi ngựa từ rất nhỏ.
Uygun ve gerekli eğitimi almış midilliler, ata binmeyi yeni öğrenen küçük çocuklar için ideal bineklerdir.Ngựa lùn được đào tạo đúng là gắn kết thích hợp cho trẻ em đang học đi xe.
Taksiye binmenin belirli bir ücreti vardır.タクシーに乗るのとはわけが違う。
Ancak son anda bir bahaneyle kendisi uçağa binmez.その間は飛行機でしかアクセスできない。
Sancak iskelesinden günümüzde de üst rütbeli kişiler inip , binmektedirler.どんな卑賤な者も今日で以て貴紳(きしん)と同列になる。
Ata binmekten korkar.乗馬に憧れている。
Ayrıca 7 günlük ve aylık sınırsız binmek için satın alınabilen metrocard'larda bulunmaktadır.また、このメトロカードにも7日間・30日間乗り放題を追加することができる。
Ayrıca bu kişi Claire'in uçağa binmesi gerektiğini söylemiştir.しかし母親はジャクソンが同じ飛行機にいると主張した。
Böylece çocukluğu savaş cephelerinde geçti, ata binmeyi ve silah kullanmayı öğrendi.彼女と妹は若くして、ロープ使い、乗馬および射撃を教わった。
Evcilleştirilmek için birkaç kez üzerine binmek gerekir.爾来数回の増築を加える。
Ata binme, yüzme ve basketbol sporları da yapmıştır.特技は乗馬、水泳、野球。
Video oyunları oynamayı, bisiklete binmeyi ve sık sık yaramazlık yapmayı sever.バイク好きで、しょっちゅう乗り回しているようだ。
Lombard evine dönmek için sabırsızlandı ve trene binmek yerine uçağa binmeye karar verdi.隆巴德急着回家,想坐飞机而不是火车。
Paten kaymaktan ve bisiklete binmekten hoşlanıyor.他擅長腳踏車和攀岩。
Ata binmez ve yorulmazdı, çünkü ayaklarının koşabildiği her işte üstün gelirdi.托卡斯十分喜愛摔角和比力氣,他從不須要駿馬,因為他比所有用腿奔跑的動物跑得更快,而且從不疲乏。
İnsanlar otobüse binmek için çırpınıyorlardı.这些人当时正乘坐着巴士。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod