Bunlar, asansöre binmeden önce gideceğiniz katın düğmesine bastığınız asansörler.Đó là những chiếc tháng máy mà bạn phải ấn nút tầng mà bạn sẽ tới trước khi bạn bước vào thang máy.
Bunlar, asansöre binmeden önce gideceğiniz katın düğmesine bastığınız asansörler.Es sind diejenigen, bei denen man den Knopf vom Zielstockwerk drückt, bevor man in den Aufzug einsteigt.
Bunlar, asansöre binmeden önce gideceğiniz katın düğmesine bastığınız asansörler.Ezek azok, amikor meg kell nyomod a gombot, hogy melyik emeletre fogsz menni, még mielőtt belépnél a liftbe.
Bunlar, asansöre binmeden önce gideceğiniz katın düğmesine bastığınız asansörler.Inilah yang harus Anda tekan, lantai yang ingin Anda kunjungi sebelum masuk ke lift.
Bunlar, asansöre binmeden önce gideceğiniz katın düğmesine bastığınız asansörler.타기 전에 승객이 밖에서 미리 목적층을 선택하는 이런 신형 엘리베이터는
Bunlar, asansöre binmeden önce gideceğiniz katın düğmesine bastığınız asansörler.Sono quelli in cui premete il tasto del piano dove volete andare prima di entrare nell'ascensore.
Bunlar, asansöre binmeden önce gideceğiniz katın düğmesine bastığınız asansörler.Sunt acele lifturi la care trebuie să apeși la ce etaj vrei să ajungi înainte de a te urca în ele.
Bunlar, asansöre binmeden önce gideceğiniz katın düğmesine bastığınız asansörler.To jsou ty, u kterých musíte zmáčknout patro, kam jedete, před tím než nastoupíte.
Bunlar, asansöre binmeden önce gideceğiniz katın düğmesine bastığınız asansörler.To taki typ windy, w którym trzeba wybrać piętro, na które się wybiera jeszcze zanim wsiądzie się do windy.
Bunlar, asansöre binmeden önce gideceğiniz katın düğmesine bastığınız asansörler.Είναι αυτοί που πρέπει να πατήσεις σε ποιο όροφο πρόκειται να πας πριν μπεις στον ανελκυστήρα.
Bunlar, asansöre binmeden önce gideceğiniz katın düğmesine bastığınız asansörler.Това са тези асансьори, в които трябва да натиснеш етажа, преди да се качиш на асансьора.
Bunlar, asansöre binmeden önce gideceğiniz katın düğmesine bastığınız asansörler.Це ті, де ви маєте обрати поверх, на який вам потрібно потрапити до того, як ви зайдете до ліфту.
Bunlar, asansöre binmeden önce gideceğiniz katın düğmesine bastığınız asansörler.Это те самые, где нужно нажать кнопку этажа ещё до входа в лифт.
Bunlar, asansöre binmeden önce gideceğiniz katın düğmesine bastığınız asansörler.אלו מעליות בהן צריך ללחוץ על הקומה שרוצים להגיע אליה לפני שנכנסים למעלית.
Bunlar, asansöre binmeden önce gideceğiniz katın düğmesine bastığınız asansörler.وهي نوع من المصاعد التي تطلب منك اختيار وجهتك والطابق ... الذي تزعم الذهاب اليه قبل الدخول اليه
Bunlar, asansöre binmeden önce gideceğiniz katın düğmesine bastığınız asansörler.指定する必要があります ビンパッキングアルゴリズムが使われています
Burda, "ata binmek" at sürmek anlamında.Bueno, "caballeo" es andar a caballo.
Burda, "ata binmek" at sürmek anlamında."Fare horsing" significa cavalcare.
Burda, "ata binmek" at sürmek anlamında."Horsing" có nghĩa là đi cưỡi ngữa.
Burda, "ata binmek" at sürmek anlamında."Horsing" wil zeggen op een paard rijden.
Burada da 2 tane üçgen çıktı. İşte şimdi üst üste binmeyen üç tane üçgen çizebildik.Řekněme, že 'h' je stejné jako 'o' plus 'p' plus 'q'. tohle je 'o', tohle 'p', tohle 'q'.
Burda, "ata binmek" at sürmek anlamında.Ja, herumalbern ist auf einen Ritt auf einem Pferd warten.
Burda, "ata binmek" at sürmek anlamında.여기서 "말질"은 말을 타러 가는 것입니다.
Burda, "ata binmek" at sürmek anlamında."Koniarzyć" to znaczy jeździć konno.
Burda, "ata binmek" at sürmek anlamında."Koňovat" pro něj znamená jezdit na koni.
Burda, "ata binmek" at sürmek anlamında.Nos, a "lovalás" lovaglást jelent.
Burda, "ata binmek" at sürmek anlamında.Ora, "montar" é andar a cavalo.
Burda, "ata binmek" at sürmek anlamında.Or, "cavalcader" signifie aller faire une promenade à cheval.
Burda, "ata binmek" at sürmek anlamında.Sekarang, "berkuda" adalah mau naik kuda.
Burda, "ata binmek" at sürmek anlamında.Και εννοεί να κάνει ιππασία.
Burda, "ata binmek" at sürmek anlamında."Кататься". Так он пока говорит о верховой езде.
Burda, "ata binmek" at sürmek anlamında.Конирането е да чакаш за превоз с кон.
Burda, "ata binmek" at sürmek anlamında.הכוונה ב"סוסים" היא לרכיבה על סוסים.
Burda, "ata binmek" at sürmek anlamında.هورسنج هو عبارة عن إنتظار فرصة لركوب الخيل
Burda, "ata binmek" at sürmek anlamında.パルシュラムは私の部屋に毎日やってきて
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.Acestea sunt mama și mătușa mea învățând-o pe Donna să meargă pe bicicletă.
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.Đây là mẹ tôi và dì tôi đang dạy cho Donna cách lái xe đạp.
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.Dit zijn mijn moeder en tante die Donna leren fietsen.
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.Esta es mi madre y tía enseñando a Donna cómo montar en bicicleta.
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.저의 어머니와 숙모님이 도나에게 자전거 타는 법을 알려주고 있네요.
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.Moja mama i ciocia uczą Donnę jeździć na rowerze.
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.Queste sono mia madre e mia zia che insegnano a Donna come andare in bicicletta.
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.Tohle je moje matka a teta, jak učí Donnu jezdit na kole.
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.Voici ma mère et ma tante qui montrent à Donna comment faire du vélo.
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.Моя мама и тётя учат Донну кататься на велосипеде.
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.Това е майка ми и леля ми учейки Дона да кара колело.
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.זו אימי ודודה מלמדים את דונה איך לרכב על אופניים.
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.ها هي أمي وخالتي يعلمان دونا كيفية ركوب العجلة.
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.アイスクリームを食べるドナ
Burda, "ata binmek" at sürmek anlamında.Acum, "călărire" înseamnă o plimbare pe cal.
Bu upuzun sıralar uçağa binmeye çalışıyor!Allemaal gevangen in lange rijen op weg naar een vliegtuig!
Bu upuzun sıralar uçağa binmeye çalışıyor!Cả một đám người xếp hàng tìm cách lên một cái máy bay.
Bu upuzun sıralar uçağa binmeye çalışıyor!Diese langen Warteschlangen auf dem Weg zum Flugzeug!
Bu upuzun sıralar uçağa binmeye çalışıyor!Estas largas filas, tratando de tomar un avión!
Bu upuzun sıralar uçağa binmeye çalışıyor!Ezek mind be akarnak jutni a repülőgépbe!
Bu upuzun sıralar uçağa binmeye çalışıyor!Långa köer för att försöka komma på ett flygplan!
Bu upuzun sıralar uçağa binmeye çalışıyor!Queste lunghe code mentre cerchiamo di salire su un aereo!
Bu upuzun sıralar uçağa binmeye çalışıyor!Těchto dlouhých frontách ve snaze dostat se do letadla!
Bu upuzun sıralar uçağa binmeye çalışıyor!Tych długich kolejkach do samolotu.
Bu upuzun sıralar uçağa binmeye çalışıyor!Мы стоим в них, чтобы потом сесть в самолёт!