1939 yılında bina yeniden inşa edildi.El edificio fue reformado en el año 1939.
Çorlu Aymar binası.El edificio del Ayutamiento.
Cibali'de çıkan yangında 20 binden fazla bina kül oldu.En dos horas y media el fuego redujo a cenizas a más de 20 edificaciones.
Mahalleye sürekli yeni binalar eklenmektedir.Continuamente se están construyendo nuevas viviendas.
1892 - New York Metropolitan opera binası yandı.En 1895 en el Metropolitan Opera House de Nueva York.
Şu anki bina, 1843-1841 yılları arasında Fossati Kardeşler tarafından yeniden inşa edilmiş hâlidir.El edificio actual data del siglo XIX (1841-1843) con la reconstrucción realizada por los hermanos Fossati.
Bu ise 1973 yılına kadar sürdü ve bina terk edildi.Allí ha trabajado desde 1970, cuando el edificio fue abandonado.
Bina Doğu’nun ve Batı modern mimari sanatının tüm mimari özelliklerine sahiptir.El edificio cuenta con todos los atributos arquitectónicos del arte oriental y moderno de Occidente.
Theater an der Wien, Viyana-Mariahilf'de bir tiyatro binası.En este distrito se sitúa el Theater an der Wien y la iglesia Mariahilf.
Ancak kentteki binaların mimari tarzı için herhangi bir görüş bildirmedi.Pero no prescribió un estilo arquitectónico concreto para los edificios de la nueva ciudad.
Bina 22 Mart 1965'te Monument historique (ing.) olarak sınıflandırılmıştır.Fue declarado monumento histórico el 22 de mayo de 1965.
Binanın mimarı Frits van Dongen'dir.El edificio fue diseñado por el arquitecto Frits van Dongen.
1651'de kente bir belediye binası yapıldı.En 1650, se construyó el salón comunal.
Yeni terminal binasının kapasitesi yıllık 2,8 milyon yolcudur..La nueva terminal tendrá la capacidad de manejar 8 millones de pasajeros al año.
Çifte kodlama yahut ikili kodlama yöntemi, binanın aynı anda birden çok anlamı iletmesi demektir.La codificación doble da significado a las construcciones de transmitir significados de manera simultánea.
Bu bina ne kadar da yüksekmiş.'El edificio es alto.'
Bazıları binalardaki kapalı kapı ve pencerelerden geçip ortaya çıkabilirler.En las casas se pueden encontrar puertas y ventanas diferentes.
Günümüzdeki kulüp binası ise 1963 yılında inşa edildi.El edificio actual de la iglesia fue construido en 1963.
Altı katlı bir binaydı ve 193 yatak odasına sahipti.Era un parador de 3 estrellas y poseía 6 habitaciones.
Şu anki belediye binası Halk Eğitim Merkezi olarak kullanılmaktadır.La casa ahora sirve como centro de educación exterior residencial.
420 metrelik yüksekliği, New York'taki inşası henüz tamamlanan Empire State Binası'ndan daha fazlaydı.Además, es sólo 35,7 metros más corto que el edificio Empire State de Nueva York.
Ancak henüz bir binası yoktu.Todavía no tiene su edificio propio.
Bu binalar ve bina olmayan yapıların listesidir.Dichos planes y programas serán obligatorios para aquellos establecimientos que no tengan propios.
Bina 100,000 m² alana kurulu olup 3000 araç kapasiteli kapalı otoparka sahiptir.Sus amplias instalaciones cuentan con parqueadero para 3000 vehículos.
Bu dönemlerde inşa edilen sarı taşlı binalar kült haline geldi.Los reactores rápidos que se han construido hasta ahora han sido cerrados.
Bina 2 milyon $ 'lık zarar gördü.Los daños ascienden a 2 millones de dólares.
Üniversitenin pek çok kurumu ve binası burada yer almaktadır.Varias universidades y edificios gubernamentales se encuentran allí.
Az sayıda birkaç kuşatılmış binada bazı SS birlikleri teslim olmayı reddederek çatışmaya devam ettiler.Hubo combates esporádicos en unos pocos edificios aislados donde algunas SS todavía se negaron a rendirse.
1999 yılında 9 derslikli ek bina yapılmıştır.En 1999, existían alrededor de 9 tribunales militares.
Times Square Ball, New York'taki One Times Square binasının üstünde bulunan zaman topu.Times Square Ball del edificio One Times Square, celebración del fin de año en Nueva York (EE.UU.)
Kendi hizmet binası var ancak yetersizdir.Dispone de un pequeño aparcamiento pero no tiene ningún otro servicio.
HHHR Tower Dubai'nin ikinci en yüksek konut binası ve dördüncü yüksek konut binasıdır.Es el el 2º edificio más alto de Dubái y de los EAU.
2004 yılına kadar Londra Menkul Kıymetler Borsası binası da bu caddede bulunmuştur.Hasta 1992, el Centro Meteorológico de Londres estaba ubicado en la calle.
Müzenin bugün kullanılan binası 1876 yılında açılmıştır.El edificio del museo actual fue inaugurado en 1887.
Bina 1916 yılında Grigori Rasputin'in öldürüldüğü bina olarak bilinir.Participó en el asesinato de Grigori Rasputin en 1916.
Mağara eski bir kilise olan bina, Hristiyanlığın ilk dönemlerinde ibadet alanı olarak kullanılmıştır.Una tumba en la misma zona se remonta a los primeros tiempos cristianos.
Ostrogotlar şehri talan edip; ayakta bulunan şehir surlarının ve binalarının hepsi yıkılıp yerle bir edildi.Durante sus ciudades y pueblos de retiro fueron quemados junto con las masacres y violación.
El-Obeid bazı önemli binalara sahiptir.La E.S.B.A.O. cuenta con varios edificios.
Jeff Koons'un bina önünde bir eseri.Puppy de Jeff Koons, a la entrada del museo.
Bina 1926 yılındaki Şükran Günü'ne adanmıştır.Una invitación para el día de Acción de Gracias 19.
İlk kez mimarların kendi tasarladıkları binaları gezdirmesi.Por primera vez su equipo construyó sus propios vehículos.
Bina yığma yapı olduğu için kemerli pencere tipi kullanılmıştır.Así para la forma de la estructura de las vigas se usó un sistema de abanico.
Dört ana binadan oluşmaktadır.Está compuesto de cuatro salas principales.
Müze iki binadan oluşmaktadır.El museo consta de dos edificios.
Horasan harcıyla yapılmış bina temelleri bulunur.Soporte para construcción basada en Gradle.
Franklin D. Roosevelt East River Drive, kompleksin Konferans Binası'nin altından geçer.Franklin D. Roosevelt East River Drive o FDR Drive, autovía de la ciudad de Nueva York.
Binanın kendisi ise Başkanlık Korumaları tarafından korunmaktadır.El complejo del palacio está protegido por la Guardia Presidencial.
İşlenen cinayetlerden ve binaların yakılmasından sorumlu tutulmaktadır.Grabado en las mismas sesiones que We Must Burn.
Birlikte virane bir binada sefil bir hayatı paylaşmaya başlarlar.Ambos comienzan a compartir una vida doméstica sencilla.
Bir roket Aşkelon’daki bir binayı vurdu ve iki kişiyi yaraladı.Uno de los cohetes impactó sobre un edificio de Asdod, provocando heridas a una mujer.
Binalardaki ısı kayıplarının %25'i pencerelerde meydana gelir.La caída del 72% en las ventas de pisos arrastra a las inmobiliarias.
Bina Songdo Uluslararası İş Merkezi'nde bir merkez olarak düşünülmüştü.El edificio pretende ser una atracción del Songdo International Business District.
Oyunda birçok bina bulunmaktadır.Hay muchas habitaciones en el juego.
Yapıldığında Kafkasya'nın en uzun binası özelliğini alacaktır.Cuando se haya completado, la estructura será el edificio más alto en Catar.
2011 yılı içerisinde bina yıkıldı.En el año 2011 se derrumbó.
Bu modern binanın mimarı Renzo Piano'dur.El diseño para el proyecto de sustitución del museo es del arquitecto Renzo Piano.
Bina yükseklikleri, herhangi bir hindistan cevizi ağacını geçemez.No se permite la tala de árboles ni la recogida de cualquier planta alpina.
Kore mimarisi tarzı, özellikle başkent Pyongyang'taki binalarda bulunmaktadır.La producción artesanal en los hogares está bastante extendida, sobre todo en la zona pirenaica.
Buna rağmen gazete çalışanları binanın bodrum katındaki bir sığınakta yayın hayatına devam etti.Sin embargo Salvadores permanecía refugiado en el sótano de su casa.
Sahne binası ve auditorium kesintisiz bir çevre duvarı ile bir araya toplanmıştır.Asimismo se rodeó el conjunto arquitectónico y el caserío con una cerca murada.