Ana içeriğe geç
Sözlük

bin ile cümle

bin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Birçok mütevazi bina New Jersey'de.In New Jersey are many unobtrusive buildings.
Tom okula gitmek için otobüse bindi.Tom took the bus to school.
Tom çantalarını bagaja koydu, sonra arabaya bindi ve arabayla uzaklaştı.Tom put his bags in the trunk, then hopped in the car and drove off.
Tom uyuyakaldı ve her zaman bindiği otobüsü kaçırdı.Tom overslept and missed the bus he usually rides.
Tom geçen ay otuz bin dolar kazandı.Tom made thirty thousand dollars last month.
Tom'un bu binaya girmesi yasaklandı.Tom is banned from entering this building.
Tom'un üç bin kitabı vardır.Tom has three thousand books.
Tom bir taksiye binmek zorunda.Tom had to catch a taxi.
Tom yanlış trene bindi.Tom got on the wrong train.
Tom yanlış otobüse bindi.Tom got on the wrong bus.
Tom 2.30 trenine bindi.Tom got on the 2:30 train.
Tom arabaya bindi.Tom got into the car.
Tom tekneye bindi.Tom got into the boat.
Tom yanan bir binadan bir çocuğu kurtarmaya çalışırken öldü.Tom died trying to save a child from a burning building.
Tom hangi otobüse bineceğini bilmiyordu.Tom didn't know which bus to take.
Tom nerede otobüse bineceğini bilmiyordu.Tom didn't know where to catch the bus.
Tom o zaman bir bisiklete nasıl bineceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to ride a bicycle at that time.
Tom kapanma saatinden önce bankaya üç bin dolar yatırdı.Tom deposited three thousand dollars in the bank just before closing time.
Tom bir araba süremez bu yüzden her zaman bir bisiklete biner.Tom can't drive a car so he always rides a bicycle.
Tom, üç çocuğu ile birlikte gemiye bindi.Tom boarded the ship along with his three children.
Caddenin karşısındaki o yüksek bina Tom'un çalıştığı yerdir.That tall building across the street is where Tom works.
Tom bin doların biraz üstünde Mary'ye borçlu.Tom owes Mary slightly over a thousand dollars.
Tom Mary'nin arabaya binmesine yardımcı oldu.Tom helped Mary into the car.
Tom Mary'nin arabasına bindi.Tom got into Mary's car.
Tom Mary'ye onun atına binmek isteyip istemediğini sordu.Tom asked Mary if she wanted to ride his horse.
Tom asansöre bindi ve üçüncü katın düğmesine bastı.Tom stepped into the elevator and pushed the button for the third floor.
Tom Mary'yi küplere bindirdi.Tom drives Mary up the wall.
Hiç at biniciliğine gittin mi?Have you ever been horseback riding?
Tom atına bindi ve yola çıktı.Tom mounted his horse and rode off.
7 numaralı otobüse nerede binebilirim?Where do I get on the number 7 bus?
Bu binada merkezi ısıtma var mı?Is there central heating in this building?
Bizim binamızda yaşayan bir sürü insan mal sahibinden hoşlanmıyor.A lot of people living in our building don't like the owner.
Tom ofis binasının arkasında parketti.Tom parked in the back of his office building.
Tom bir ata nasıl bineceğini biliyor.Tom knows how to ride a horse.
Tom motorsiklete binmeye alışkın değildir.Tom isn't used to riding a motorcycle.
Tom emekli bir hava kuvvetleri binbaşı.Tom is a retired air force major.
Tom bir bisiklete binmeyi öğrenmede zor zamanlar geçirdi.Tom had a hard time learning how to ride a bicycle.
Tom bisiklete binmeyi öğrenirken çok zorluk yaşadı.Tom had a hard time learning how to ride a bicycle.
Tom asansöre bindi.Tom got on the elevator.
Tom otobüse bindi.Tom got on the bus.
Tom bir ata nasıl bineceğini kesinlikle biliyor.Tom definitely knows how to ride a horse.
Tom arabasına geri bindi.Tom climbed back into his car.
Tom gemiye bindi.Tom boarded the ship.
Tom uçağa bindi.Tom boarded the plane.
Tom Tokyo'ya giden bir trene bindi.Tom boarded a train bound for Tokyo.
Tom ve Mary her ikisi de atlara binmeyi severler.Tom and Mary both like riding horses.
Hem Tom hem de Mary ata binmeyi sever.Tom and Mary both like riding horses.
Tek tekerlekli bisiklete binmek çok iyi olmadığım bir şey.Riding a unicycle is one thing I'm not very good at.
Büyük binaya bakıyorum.I am looking up at the big building.
Ben bisiklete binmeyi tercih ederim.I prefer biking.
Biz bin dolar zarar olacağını tahmin ediyoruz.We estimate the damages to be one thousand dollars.
Baba, daha fazla yürüyemem. Beni omzuna bindirir misin?Daddy, I can't walk any more. Could you give me a piggyback ride?
Tom bir bisiklete binmek için gitti.Tom went for a bike ride.
Binlerce destek çığlıkları tribünlerden duyulabildi.Thousands of supporting cries could be heard from the stands.
Maalesef yanlış trene bindim.I'm afraid I took the wrong train.
Tom lunapark hız trenine bindi.Tom rode the roller coaster.
Tom eyersiz ata bindi.Tom rode the horse bareback.
Sanat galerisine gitmek istiyorsan bu otobüse bin.If you want to go to the art gallery, get this bus.
Tom büyük bir motokros binicidir.Tom is a great motocross rider.
Birkaç bin kişi bu hastalığın kurbanı oldu.Several thousand people became victims of this disease.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod