bilmek ile cümle
bilmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Antik Mısır resmini anlayabilmek için çizim tekniklerini bilmek gerekir.古代エジプトの兵士を思わせるデザインを持っている。
Hal ise onu dünya güzeli olarak bilmektedir.一世知己(ちき)に遇はず。
Hatta onun hakkında daha fazla bir şey bilmek istemediğini belirtir.彼は、自分はそれ以上の情報を提供しない、と言った。
Fransız Üniversitesine girmek için fransız dili bilmek gerekli değil.入学にフランス語の能力は要求されない。
Arkhe olarak niçin ‘sonsuz’u (Apeiron) seçtiğini de bilmektedir.萩原はこの諱に対して何に拠ったか不明と述べている。
Ayrıca okuma yazma bilmek gereklidir.文献が読めることが必須である。
Ama bu aralarındaki sevgi - nefret ilişkisini herkes bilmektedir.^ しかし恋愛感情もあったことは双方認識していた。
Az düzeyde Fransızca bilmektedir.最後は、フランス語能力のレベルである。
Dil olarak Sadece Türkçe bilmekteydi.彼はこの2単語しかロシア語を知らなかった。
Girma akıcı birçok dil bilmektedir.彼女はいくつかの言語を流暢に話す。
Roma'nın hangi silah ve ekipmanları tedarik edebileceğini bilmek istiyordu.資金や武器を誰に提供するかは、ISIが決定する事項であった。
Keşişler dua etmek için kesin saati bilmek zorundaydılar.僧侶が祈祷に必要な法力を維持するためには、持戒の徹底が必要であると考られていた。
Orman, ayrıca İngilizce bilmektedir.英語の森だから、英語で答えなければいけない。
Kendinizi bilmek, kendiniz olmak.本人であるかを確かめる。
Yeni bir yerleşim bölgesine yerleşip yuva kurmanın ne kadar zor olduğunu hepiniz bilmektesiniz.しかし元の耕地に戻すのは困難と判断され、土地の整理と住宅地としての開発をおこなうことになった。
Bir tanrının gerçek adını bilmek onun üzerinde güç sahibi olmak demektir.高き者の名とは、ぼくにとっては神の名です。
Sanki her biri, diğerinin o anda ne yaptığını bilmektedir.住人はその瞬間、何が起きたか悟った。
Fakat Arif Saim gerçeği bilmektedir.仏の悟りである真理そのものが具現している世界。
Az bilmek tehlikelidir.思想そのものが危険なのである。
İngilizce ve Fransızca bilmekte olup, Evli (İrge) ve iki çocuk (Onur ve Aslı) babasıdır. ^フランス語や英語ではフィアンセ(男 fiancé、女 fiancée)と言う。
Çok az İngilizce bilmekteydi ancak buna rağmen İngilizler tarafından sevilen ve hatırlanan bir liderdir.英語に堪能だが、英語屋と呼ばれ低く見られている。
Bir diğer anlamı ise bilmektir.「識」とは了別の意味である。
İsminin kaynağı "bilmek" "bilgi" kelimelerinden gelmektedir.名前の由来について聞くのは「愚問」らしい。
Evli olup, İngilizce ve Fransızca bilmektedir.既婚者であり、英語とフランス語が話せる。
Tom bilmek istediğini sana söylemez.トムはあなたの知りたいことをあなたに言うつもりはないでしょう。
Onların hepsi ne olduğunu bilmek istiyor.彼らは何が起こったのか知りたがっている。
Hakim mesleği gereği bu hükmü bilmektedir).《晋书·载记第一·刘元海》 ]]]
Beş dil bilmektedir.他通曉5種語言。
Dokuzuncu makamı, kendi nefsini bilmektir."尾衫九段認為時造旨人揭示了他的秘密,故此到他府上問罪。
İsolde onu daha önceden bilmektedir.與達哉從他開始體驗入社時就已結識。
Miniklerin varlığını o da bilmektedir.也有少女戰士的存在。
Bunun arkasında kim olduğunu bilmek istiyorum.不知受此號者何人。
Dedi ki: Mükâfat ve cezanın büyüklüğünü yeterince bilmekle.」趙勤说:「拜而得錢,非義所取。
Üçlü mezarlıkta karşılaşır fakat mezarın ismini sadece Sarışın bilmektedir.尽管图科说出了公墓的名字,但是坟墓的名字只有金发仔知晓。
Lilly, Bir Sır Bilmek İster misin?我的A級秘密(Can You Keep a Secret?
Bunu görmek için küredeki çember tanımını bilmek gerekir.我就對著城牆使用了這個卷軸,看看會發生什麼事。
Ölüm Yadigârlarını bilmektedir.文之死,人皆知其誣。
Üniversiteye girmek için Grekçe bilmek 1920, Latince bilmek ise 1960 yılına kadar zorunluydu.1920年前,對古希臘文的了解為牛津入學必要的條件之一;而在1960年前,對拉丁文的認知亦為入學的最基本要求。
Birkaç tane dil bilmektedir.通晓数种语言。
Yeni bir yerleşim bölgesine yerleşip yuva kurmanın ne kadar zor olduğunu hepiniz bilmektesiniz.為了舊城區的再生與復興,做了難以計數的準備工作。
Dört lisan bilmektedir.所謂四念處。
Üçüncü grup ise ariflerdir (gnostikler) O'nu vecd yoluyla bilmek isterler.今詳欲因人之饑,以要三倍,反裘傷皮,未足喻之。
"Bilgelik tektir; her şeyi her şeyle yöneten düşünceyi bilmektir."其念若盡,則諸離念一切精明。
Kendisi iyi derecede İtalyanca bilmektedir.她懂得說意大利語。
1 çocuk annesi olan Kırcı, iyi düzeyde İngilizce bilmektedir.是歸國子女,所以擅長英語。
Korece bilmektedir.故堂子鲜为人知。
Lisede edindiği Fransızca'nın yanında orta derecede İngilizce bilmektedir.提及初中時最喜歡英語科。
Bu dili kullananların birçoğu en az iki dil bilmektedir.他们大部分能讲最少两种语言。
Latince ve İspanyolca dillerini çok iyi bilmektedir.瑞典语、芬兰这两样东西她并不够熟。
Ama bazılarının tam olarak oranlarını bilmekteyiz.幾人知搠古淵源。
Beş dil bilmektedir.그는 5개 언어를 말했다.
Ali, Kur'an'ın tüm ayetlerini, ne zaman yazıldıklarını ve hangi olayla bağdaştırıldığını ezbere bilmekteydi.그는 아는 글자가 거의 없어서 모든 상주문을 모사 안중회(安重誨)에게 읽어 달라고 하였으며 고문 겸 재상으로 풍도(馮道)를 등용하였다.
Korece bilmektedir.혜는 진리를 깨닫는 지혜.
Lilly, Bir Sır Bilmek İster misin?디즈니 영화에 나오는 대사를 가져온 가사 두 줄("Want to know a secret?
Miniklerin varlığını o da bilmektedir.이쪽도 소녀의 모습을 하고 있다.
Bu ikilemli kadın sadece kendi kaderini belirlemekle kalmamaktadır, bunun yanı sıra onunkini de bilmektedir.개별성의 파악은 이렇게 하나의 개별자를 그 자체로서만이 아니라 또한 그것이 속하고 있는 전체 속성과의 관계에서 이해하는 일이다.
Sanki her biri, diğerinin o anda ne yaptığını bilmektedir.사람들은 일단 어떠한 사건의 결과를 알게 되면, 마치 어떠한 것이 일어날 사건이 어떠한 것인지 알고 있었던 것처럼 느끼게 된다.
Ölüm Yadigârlarını bilmektedir.죽음의 상인이란 별명으로 알려져 있다.
Sanki oğlunun kaderini bilmektedir.아이의 운명에 따라 슬퍼하기도 했다.
Açlıktan ölmenin ne anlama geldiğini kendi tecrübelerinden bilmektedir.때문에 배고픔 이라는 감각을 느끼더라도 이해하지 못한다.