bilmek ile cümle

bilmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bir diğer anlamı ise bilmektir.TUD의 다른 뜻은 다음과 같다.
"Bilgelik tektir; her şeyi her şeyle yöneten düşünceyi bilmektir."이는 모든 것이 다 나를 가르치며 훈계함이 되겠으매.
Bir tanrının gerçek adını bilmek onun üzerinde güç sahibi olmak demektir.이는 신권의 권능에 의해 부름을 받아야 효력이 있음을 의미한다.
Jesse: Neden bu aptal kitabı yazdığımı bilmek istiyorsundur?장준하 : 왜 남의 글을 그런 대목만 부분적으로 떼어서 문제 삼으십니까?
Ülkeler birbirinden yaptığı ithalatlarda ithal ürünlerinin hangi ülke menşeli olduğunu bilmek isterler.이번에는 개개인이 자신이 소비하는 상품을 생산하는 나라를 생각해보자.
Nanite patlaması hakkında her şeyi bilmektedir.누비아인들의 터전으로 알려져 있다.
İngilizce bilmektedir ^ "RTÜK üyeleri belirlendi".영어로는 팬 라이스(영어: Fan rice)라고 한다.
Dört lisan bilmektedir.4종이 알려져 있다.
İngilizce bilmektedir. ^ Faruk Özlü Kimdir hurriyet.com.tr. ^스페인 어로 호흡하다(Breathe / 3인칭 단수형) 그랑.
Ancak bir hakka engel bir eksikliği bilmek kötü niyetliliktir.사실의 착오가 있을 때 고의를 찾아내는 것은 어려운 일이다.
Dünya'da yaklaşık olarak 200 milyon insan Fransızca bilmektedir.이를 위해 수억명 이상의 사람들이 영어를 배운다.
Hakim mesleği gereği bu hükmü bilmektedir).(מכיל תקציר העלילה ומידע נוסף על הDVD]]]]).
Üniversiteye girmek için Grekçe bilmek 1920, Latince bilmek ise 1960 yılına kadar zorunluydu.עד 1920 ידע ביוונית עתיקה היה חובה, ולטינית עד ל-1960.
Kendinizi bilmek, kendiniz olmak.להיות אתה! – לבטא את עצמך!
Dolayısıyla atıldığı yeri bilmek, korunmak için yeterli değildir.הכרזה על שטח כפארק אינה מספיקה על מנת להגן עליו.
Kaptan da, mürettebatı da bunu bilmektedir.רב החובל של האונייה ושני אנשי הצוות.
Miniklerin varlığını o da bilmektedir.אין חולק על כך שהוא מכיר את הנשים.
Sanki oğlunun kaderini bilmektedir.הוא מיידע אותה על מותו העתידי של בנה אביה.
Jesse: Neden bu aptal kitabı yazdığımı bilmek istiyorsundur?אמרו לו: אותיות גדולות אלו למה?
Beş dil bilmektedir.הוא תורגם ל-5 שפות.
Bir hayvanın iç yapısını bilmek için diseksiyon yapmak gerekir.החוק אוסר על חיתוך רקמה חיה של בעל חיים לצורכי נוי.
Bu sırrı bilmek için ermek, "eve giden yola" gitmek gerekir.אני לא אפסיק לשמוע את המלה "נוסע" "נוסעת"?
Müşteriyi bilmek ve anlamak demek müşterinin gereksinimlerini anlamak için çaba göstermek demektir.על מנת לדעת מה חושבים על הארגון יש צורך להסתכל דרך העיניים של הלקוחות.
Sanki her biri, diğerinin o anda ne yaptığını bilmektedir.כל אותה עת לא ידעו השניים דבר על המתרחש בעיירה.
Bunun bir hayal olduğunu bilmektedir ancak onu görmesinin ardından bir neden olduğunu hissetmektedir.היא מאושרת לראות אותו למרות שהוא פוגש אותה בפעם הראשונה.
İyi düzeyde Almanca bilmektedir.בגרמנית מצוינת...
Bu kanıttan önce kesin bilmek çok zordu ve her iki taraf için de deliller dolaylıydı.מעשה זה היה שקול להכרזת מלחמה והדבר היה ברור לשני הצדדים.
Olup bitenlerin ne anlama geldiğini bilmek isteyen izleyicileri temsil ediyorlar.הם מייצגים את הקהל, שרוצה לדעת מה המשמעות של דברים".
Hiç okula gitmediği için Türkçe öğrenememiştir ve okuma yazması yoktur ancak Arapça bilmektedir.העם הפשוט לא ידע לקרוא כלל, אך דיבר מצרית.
Adını bilmek istemiyorum.אני לא רוצה לדעת מה שמו.
Adını bilmek istemiyorum.אני לא רוצה לדעת מה שמה.
Lilly, Bir Sır Bilmek İster misin?В "Лили, искаш ли да ти кажа една тайна?"
Fakat Zealotlar'ın gerçekte sosyal reform için bir programa sahip olduklarını bilmek zordur.Трудно е да се определи дали зилотите са предвиждали програма за социална реформа.
Birkaç tane dil bilmektedir.Знае няколко езика.
Müşteriyi bilmek ve anlamak demek müşterinin gereksinimlerini anlamak için çaba göstermek demektir.От друга страна те трябва да „слушат“, за да знаят от какво се нуждае клиента.
Beş dil bilmektedir.Владее пет езика.
Gelen turistlerin çoğu İngilizce ve Almanca bilmektedir.По-голямата част от инструкторите владеят английски (някои знаят немски или английски).
Bir tanrının gerçek adını bilmek onun üzerinde güç sahibi olmak demektir.Нейното истинско име, което дава власт над нея, е неговото собствено.
Bir hayvanın iç yapısını bilmek için diseksiyon yapmak gerekir.Получава се при гниене на животинска тъкан.
Jack Will'i kurtarmanın bir yolunu bilmektedir.Той заема определението на Уил Айзнър.
Keşişler dua etmek için kesin saati bilmek zorundaydılar.По тъмно монасите стават да се молят.
Kışkırtıcıların kim olduğunu bilmek istiyorum.Успява да разбере и кои ще са извършителите на преврата.
Fakat gelecekte bunlardan bir saf ve aptal kişi tarafından kurtarılacağını bilmektedir.Тя може да се намери само в главата на груб и брутален войник.
Miniklerin varlığını o da bilmektedir.В него започват да се приемат и девойки.
Kendisi iyi derecede İtalyanca bilmektedir.Знае също малко италиански.
Biri her şeyi bilmek zorunda değildir.Човек не трябва да знае всичко.
Beş dil bilmektedir.Govori pet jezika.
Birkaç tane dil bilmektedir.Poznavao je nekoliko jezika.
Miniklerin varlığını o da bilmektedir.Tu su i brojevi djevojaka.
Genellikle bir öncü bilgi, farklı değişkenlerle ilgili işlev türlerini bilmek biçimindedir.Često a priori informacije dolaze u obliku poznavanja vrste funkcija koje se odnose na različite varijable.
Dil olarak Sadece Türkçe bilmekteydi.Bilo joj je teško, jer je znala samo njemački jezik.
Kansu Gavri bunun Suriye üzerine olacağını bilmekteydi.Kr., no pretpostavlja se kako je bio satrap Sirije.
10.000'den fazla iletişim kodunu bilmektedir.Supravodljivih je slitina više od 1000.
Bu nedenle dökülmenin hangi nedenle olduğunu bilmek önemlidir.Stoga je vrlo važno znati otkud hrana dolazi.
Kendinizi bilmek, kendiniz olmak.Isto je znati i biti.
Üçlü mezarlıkta karşılaşır fakat mezarın ismini sadece Sarışın bilmektedir.Tuco uspijeva saznati ime groblja na kojem je zakopano zlato, ali ne zna ime groba - to zna samo Blondie.
Beş dil bilmektedir.Hovorí piatimi jazykmi.
Bunun arkasında kim olduğunu bilmek istiyorum.Spýtal som sa, kto je tam vzadu.
Ölüm Yadigârlarını bilmektedir.Okolnosti jeho smrti sú známe.
Keşişler dua etmek için kesin saati bilmek zorundaydılar.Viaceré náboženstvá majú pre modlitbu vyhradenú pevnú dobu.

İlgili Sayfalar