bilmek ile cümle
bilmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Akıl, Allah'ı bulabilecek güçte bile olsa, Allah'ı bilmek şer'ân vâciptir.Gud er vel underrettet om hva dere gjør.
Bu sebeple kalpteki iman bilmekten başka bir şeydir.Frelsen tilregnes ved troen og ved troen alene (Sola Fide).
Jesse: Neden bu aptal kitabı yazdığımı bilmek istiyorsundur?«Hvorfor lese bøker?»
Bunun arkasında kim olduğunu bilmek istiyorum.Det er uklart hvem som sto bak dette.
Bu durumda, üç denklemi bilmek 5 değişkenin içinden geri kalan 2 değişkenin hesaplanmasına yetecektir.Altså trenger man bare å kjenne til tre av de fem variablene for å regne ut de to andre.
Bir tanrının gerçek adını bilmek onun üzerinde güç sahibi olmak demektir.Den Hellige Ånd sies å være Guds kraft.
Dört lisan bilmektedir.Fire underarter anerkjennes.
Dört yabancı dil bilmektedir.Andre fremmedspråk kommer i tillegg.
İngilizce ve İspanyolca bilmektedir.På spansk og engelsk.
Sonbaty, 7 dil bilmektedir.På hebraisk inneholder den kun 17 ord.
Dünya'da yaklaşık olarak 200 milyon insan Fransızca bilmektedir.Det er totalt ca 200 millioner mennesker rundt om i verden som er portugisisktalende.
Salma Hayek İspanyolca, İngilizce, Arapça ve Portekizce bilmektedir.Hayek snakker spansk, engelsk, arabisk og portugisisk.
Keşişler dua etmek için kesin saati bilmek zorundaydılar.Stort sett ble klokkene brukt for å holde oversikt over tiden for kirkens bønnetimer.
Okuma ve yazma bilmektedir.Han drikker og skriver.
Sanki oğlunun kaderini bilmektedir.I forbindelse med at sønnen Fred.
Neyse ki ninesi cadılar hakkında her şeyi bilmektedir.Lite annet er kjent om hekkingen.
Bilgi tabanı dünyayla ilgili gerçekleri bilmek gerekiyordu.Geovitenskapene har bidratt med detaljert informasjon om jordens fortid.
Hakim mesleği gereği bu hükmü bilmektedir).Ajaran dan ayat Al-Quran yang bisa dipastikan tafsiran dan maknanya disebut dalil qat’i.
The Fame kim olduğunla ilgili değil—herkesin seni nasıl bilmek istediğiyle ilgili!The Fame bukan tentang siapa Anda, tetapi tentang bagaimana semua orang ingin tahu siapa Anda!
"Nereden geldiğini ve içinde ne olduğunu bilmek" Alman tüketicilerin iki ana ilgi alanıdır."Tahu dari mana dan untuk apa" adalah dua unsur penting bagi pelanggan Jerman.
Beş dil bilmektedir.Ia menguasai lima bahasa .
Jesse: Neden bu aptal kitabı yazdığımı bilmek istiyorsundur?Kenapa saya dan suami saya ngotot dengan surat tersebut?
Danay; Bale, Salsa, Africa Dansı, Merengue, Göbek Dansı ve Flamenko bilmektedir.Danay bisa menari Balet, Salsa, Tarian Afrika, Merengue, Tari Perut, dan Flamenco.
11) Yâd-daşt Anlamı; kendini daima Allah'ın huzurunda bilmektir.Dia adalah Yusya’ Bin Nun, dan Allah memberikan hikmah kenabian dan mukjizat yang nyata kepadanya.
Allah, her şeyi gereğince bilmektedir.''Sesungguhnya Allah Maha mengetahui segala sesuatu.”
Keşişler dua etmek için kesin saati bilmek zorundaydılar.Sebuah biara lazimnya memiliki tempat khusus untuk sembahyang.
Tarih, onu bu yüzden Châlonlu René olarak bilmekte.Maka dari itu sejarah mengenalnya dengan nama René of Châlon.
İnsanlar genellikle bir kişinin kendileri hakkında ne düşündüğünü bilmekte iyi değildir.Saya tidak mengerti mengapa orang harus percaya kepada sesuatu.
Bilmek ve bilgi üzerine bir tartışmaya girerler.Hal ini masuk dalam pendidikan dan informasi.
Bu sebeple kalpteki iman bilmekten başka bir şeydir.Keimanan tersebut tidak hanya sekadar pengakuan tetapi keimanan yang mengantarkan kepada bertakwa.
Bu ikilemli kadın sadece kendi kaderini belirlemekle kalmamaktadır, bunun yanı sıra onunkini de bilmektedir.Repotnya setelah gadis itu sadar, ia tidak mau kasus yang menimpa dirinya dilaporkan kepada yang berwajib.
Sanki oğlunun kaderini bilmektedir.Tidak diketahui mengenai nasib dua putranya yang ditawan.
Hakiki bilgi ise Allah'ı bilmektir.Arminian berpendapat bahwa predestinasi Allah berdasarkan pra-pengetahuan Allah.
Bilgi tabanı dünyayla ilgili gerçekleri bilmek gerekiyordu.Data mengumpulkan data mengenai sejarah planet tersebut.
İngilizce bilmekte olup Bahar Dumlu ile evlidir.Ia berkenalan sejak dini dengan bahasa kuno.
"Bilgelik tektir; her şeyi her şeyle yöneten düşünceyi bilmektir."Trí óc (Tâm) là thủ lĩnh; tất cả đều làm ra từ trí óc (Tâm).
"Nereden geldiğini ve içinde ne olduğunu bilmek" Alman tüketicilerin iki ana ilgi alanıdır."Biết nó đến từ đâu và chứa những gì" là hai điểm chính mà người tiêu dùng Đức quan tâm.
Kaptan da, mürettebatı da bunu bilmektedir.Cả Hải quân đều biết.
Sanki her biri, diğerinin o anda ne yaptığını bilmektedir.Mỗi người thực hiện việc mà người kia hiện không làm.
İkisi de birlikte olamayacaklarını bilmektedir.Tuy vậy, cả hai người không thể đến với nhau.
Sanki oğlunun kaderini bilmektedir.Lão luôn trăn trở, suy nghĩ về tương lai của đứa con.
Üniversiteye girmek için Grekçe bilmek 1920, Latince bilmek ise 1960 yılına kadar zorunluydu.Từ năm 1920 chấm dứt yêu cầu hiểu biết tiếng Hi Lạp cổ khi nhập học, và tiếng La-tinh từ năm 1960.
Bunun ne olduğunu bilmek istiyordum.Tôi không hề biết chuyện gì đã xảy ra.
Bilim insanı nesneye "bilmek için bilmek" amacı ile yönelir.Bản chất của thế giới là hướng đến "cái biết".
Beş dil bilmektedir.Ngôn ngữ học 500.
Bu nedenle dökülmenin hangi nedenle olduğunu bilmek önemlidir.Chính vì vậy cho nên phải cần biết về những hậu quả cúa nó.
Sami dillerini konuşanlar özellikle "peygamberane rüya"yı iyi bilmekteydiler.Điều đáng nói là hầu hết các cuốn sách đó đều mạo danh cơ quan biên soạn là "Ngôn ngữ học Việt Nam".
İsolde onu daha önceden bilmektedir.主人公とは昔からの知り合いである。
Korece bilmektedir.橋本真知事務所所属。
Bu sebeple kalpteki iman bilmekten başka bir şeydir.信仰する宗派別にみた構成比は以下の通りである。
Dokuzuncu makamı, kendi nefsini bilmektir."自身が忍者(くノ一)であるかは不明。
Miniklerin varlığını o da bilmektedir.そのため、幼女メノアにも懐かれている。
Beş dil bilmektedir.5カ国語を話せる。
Jesse: Neden bu aptal kitabı yazdığımı bilmek istiyorsundur?どうしてこんな汚い字を書いたのだろう。
Lilly, Bir Sır Bilmek İster misin?全作詞・作曲:宇多田ヒカル Can You Keep A Secret?
Evli ve üç çocuk babası olan Öz, az düzeyde Arapça bilmektedir.娘がひとり、(その娘の子である)孫が3人いると話して聞かせる。
Arazisinin tamamı sulana bilmektedir.各地の方言に詳しい。
Dedi ki: Mükâfat ve cezanın büyüklüğünü yeterince bilmekle.後(継ぎ)無きを(最)大なりとなす」と記すことからもわかる。
Nanite patlaması hakkında her şeyi bilmektedir.爆薬を使う忍術に長けている。
Dolayısıyla atıldığı yeri bilmek, korunmak için yeterli değildir.地域を公園として指定するだけでは、そこを保護するために十分ではなかった。