bilmek ile cümle
bilmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Luke'un kendiliğinden geleceğini bilmektedir.Luke rájön, hogy újra fókuszba kell kerülnie.
Sans kuantum fizik hakkında birçok şey bilmektedir.Az ashantik a kézművesség számtalan ágában nevezetesek szakértelmükről.
Jack Will'i kurtarmanın bir yolunu bilmektedir.Ezután Iorek beleegyezik abba, hogy segít Willnek megmenteni Lyrát.
Çok iyi Rusça bilmektedir.Oroszul is jól értett.
1 çocuk annesi olan Kırcı, iyi düzeyde İngilizce bilmektedir.A brit uralom egyik örökségeként a burmaiak jó szinten beszélnek angolul.
Jesse: Neden bu aptal kitabı yazdığımı bilmek istiyorsundur?Miért kell a mostani papválasztási rendszert megdönteni?
Lilly, Bir Sır Bilmek İster misin?Haluatteko tietää salaisuuden?
Fincke, Rusça ve Japonca da bilmektedir.Fincke osaa japania ja venäjää.
Miniklerin varlığını o da bilmektedir.Samalla se hiertää tyttöjen välejä.
Beş dil bilmektedir.Hän puhui viittä eri kieltä.
Sanki oğlunun kaderini bilmektedir.Sitten hän ennustaa poikiensa kohtalon.
Ayrıca pansiyondaki herkesi iyi bilmektedir.Lisäksi hänen tiedetään pitävän kotona oleskelusta.
Yeni bir yerleşim bölgesine yerleşip yuva kurmanın ne kadar zor olduğunu hepiniz bilmektesiniz.Se mahdollisti jokaiselle helpon asuintalon rungon rakentamisen ja sen limivuorauslaudoittamisen.
Jesse: Neden bu aptal kitabı yazdığımı bilmek istiyorsundur?Kasvi: miksi kotimainen sivu sensuroitiin?
10.000'den fazla iletişim kodunu bilmektedir.Kaikkiaan katkalajeja tunnetaan yli 10 000.
Almancaya ek olarak, mükemmel Fransızca konuşurdu ve İngilizceyi yeterli olarak bilmekteydi.Hän oli oppinut paremmin saksan kuin ranskan kielen ja puhui englantia todella hyvin.
Kaptan da, mürettebatı da bunu bilmektedir.Voidaan antaa myös kapteenille ja koko joukkueelle.
Ölüm Yadigârlarını bilmektedir.Tiedossa olevat kuolonuhrit.
O esnada hem Latinceyi hem de Fransızcayı çok iyi bilmektedir.Lisäksi hän oppi myös latinaa ja ranskaa.
Mesimov Kazakça yanında Rusça, Çince, Uygurca, İngilizce ve Arapça bilmektedir.Mäsimov osaa puhua kazakkia, venäjää, kiinaa, englantia ja arabiaa.
Diğer yandan, sadece yükü bilmek de durumun tanımlanması için yeterli değildir.Pelkkä tieto kieltotaulun sisällöstä ei kuitenkaan riitä kiellon noudattamiseksi.
Neyse ki ninesi cadılar hakkında her şeyi bilmektedir.Kivisen äiti teki noidan ohjeen mukaan.
Sırrımı bilmek ister misin? Çok basit...Haluatko tietää salaisuuteni? Se on yksinkertainen...
Sebebini bilmek istiyorum.Haluaisin tietää syyn.
Beş dil bilmektedir.Μιλούσε πέντε γλώσσες.
Üniversiteye girmek için Grekçe bilmek 1920, Latince bilmek ise 1960 yılına kadar zorunluydu.Η γνώση τής Αρχαίας Ελληνικής αποτελούσε απαίτηση για φοίτηση ώς το 1920, η δε γνώση τής Λατινικής ώς το 1960.
Mahlab evli olup, İngilizce ve Fransızca bilmektedir.Ο Μαχλάμπ είναι παντρεμένος και μιλά αγγλικά και γαλλικά.
Fakat gelecekte bunlardan bir saf ve aptal kişi tarafından kurtarılacağını bilmektedir.Μπορεί να βρεθεί μόνο στο κεφάλι ενός άξεστου και κτηνώδη στρατιώτη.
4 çocuk babası olup İngilizce ve Almanca bilmektedir.Είναι πατέρας 4 παιδιών και μιλά Αγγλικά και Γαλλικά.
Ama bazılarının tam olarak oranlarını bilmekteyiz.Μάλιστα μερικοί είναι πανελλήνια γνωστοί.
Artık aşkını yalnızca zaman bilmektedir.Γεγονός είναι όμως ότι δεν έχει γνωρίσει ως τώρα τον έρωτα.
16 yaşına kadar senenin 4 ayını Polonya'da geçirmiştir ve İngilizce dışında Lehçe bilmektedir.Επιπλέον γνωρίζει Πολωνικά, έχοντας ξοδέψει 4 μήνες κάθε χρόνο στην Πολωνία, μέχρι την ηλικία των 16.
Lee ailesinin tarihini de bilmektedir.Πληροφορίες για την οικογένεια του.
Birkaç tane dil bilmektedir.Έμαθε αρκετές γλώσσες.
Köyün tamamı okuma yazma bilmektedier.Γνωρίζω ότι διαβάζεις τη Βίβλο στα χωριά.
Ölüm Yadigârlarını bilmektedir.Άγνωστος ο χρόνος θανάτου της.
Arapça ve Farsça bilmekteydi.Ήξερε επίσης Αραβικά και Περσικά.
Ayrıca okuma yazma bilmek gereklidir.Επιπλέον, έπρεπε να γνωρίζουν γραφή και ανάγνωση.
Okuma ve yazma bilmektedir.Ήξερε απλώς γραφή και ανάγνωση.
İngilizce bilmekte olup Bahar Dumlu ile evlidir.Μιλάει αγγλικά και είναι παντρεμένος με την Ελευθερία Λέλη.
O esnada hem Latinceyi hem de Fransızcayı çok iyi bilmektedir.Ο ίδιος μιλούσε πολύ καλά λατινικά και γαλλικά.
İkisi de birlikte olamayacaklarını bilmektedir.Καταλήγει στο συμπέρασμα ότι δεν πρέπει να είναι μαζί.
Biri her şeyi bilmek zorunda değildir.Κάποιος δε χρειάζεται να γνωρίζει τα πάντα.
Gerçeği bilmek istiyor.Αυτή θέλει να ξέρει την αλήθεια.
Yüzmeyi bilmek istiyorum.Θα ήθελα να ήξερα να κολυμπάω.
Bunu bilmek önemlidir.Το να ξέρεις αυτό είναι σημαντικό.
Dedi ki: Mükâfat ve cezanın büyüklüğünü yeterince bilmekle.S: »Det er godt fortalt og næsten skræmmende nærværende«.
Jesse: Neden bu aptal kitabı yazdığımı bilmek istiyorsundur?Hvorfor er denne kilde skrevet?
Bunun ne olduğunu bilmek istiyordum.Han anede, hvad der foregik.
Sanki her biri, diğerinin o anda ne yaptığını bilmektedir.Det sikrer også at begge ved hvad I arbejder på lige nu.
Fakat gelecekte bunlardan bir saf ve aptal kişi tarafından kurtarılacağını bilmektedir.I Vesten betragtes han dog som en blodtørstig og vild barbar.
Bunun arkasında kim olduğunu bilmek istiyorum.Det var uklart, hvem der skulle efterfølge ham.
Orta derecede İngilizce ve iyi derecede Almanca bilmektedir.Dertil er den for specifikt tysk – og for tung.
İnsanlar ise birliği bilmek için ikiliği yaşayan henüz çocuk ilahlardır.”Hvem af os, der har ret kan kun tiden vise."
İngilizce bilmekteydi.Han kunne engelsk.
Bir hayvanın iç yapısını bilmek için diseksiyon yapmak gerekir.Man må kende en tallerkens væsen.
Yazar bölgeyi iyi bilmekteydi.Disse forfattere var alment kendte.
Somalice'nin yanı sıra Arapça, İtalyanca ve İngilizce bilmektedir.Ved siden af somali talte han italiensk, engelsk og arabisk.
Ülkeler birbirinden yaptığı ithalatlarda ithal ürünlerinin hangi ülke menşeli olduğunu bilmek isterler.Nu vil alle vide hvad et bruttonationalprodukt er.
Hakim mesleği gereği bu hükmü bilmektedir).Utgitt av: Aspekt Bv|ISBN 90-5911-307-1]].