bilmek ile cümle
bilmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Heinrich, Latince bilmekteydi ve Latince okuduklarından etkilenmişti.Харіберт був досить освіченою людиною, він знав латинь.
Amaç çok bilmek, ama az konuşmaktır.Багато говорить, і переважно дурниці.
Tom bilmek istediğini sana söylemez.Том не скаже тобі те, чого б ти хотів дізнатися.
Ne yaptığını bilmek istiyorum.Я хотів би знати, що ви робите.
Tom'un nerede olduğunu bilmek istiyorum.Я хотів би знати, де Том.
Tom'un nerede olduğunu bilmek istiyorum.Я хочу знати, де Том.
Onu sana kimin verdiğini bilmek istiyorum.Я хочу знати, хто це тобі дав.
Kim bilmek istiyor?Хто хоче знати?
Bunu neden yaptığımızı bilmek istiyorum.Я хочу знати, чому ми це робимо.
Yabancı diller bilmek önemlidir.Важливо знати іноземні мови.
Bilmek istediğinizden emin misiniz?Ви певні, що хочете це знати?
Ukraynaca, İngilizce, Lehçe ve Rusça dillerini bilmektedir.Володіє іноземними англійською, польською та російською мовами.
Beş dil bilmektedir.Hovoří pěti jazyky.
Bunun arkasında kim olduğunu bilmek istiyorum.Tehdy nebylo jasné, kdo za tím je.
Evli ve 3 çocuk sahibidir ve İngilizce bilmektedir.Je ženatý, má tři děti a ovládá angličtinu.
Ayrıca Sırpça da bilmektedir.Také on slyšel o čipekve.
Kendinizi bilmek, kendiniz olmak.Buď rád, že jsi sám sebou.
Jack Will'i kurtarmanın bir yolunu bilmektedir.Jack tedy požádá Willa o pomoc.
Kürtçe bilmektedir.Kontiola už ví.
Keşişler dua etmek için kesin saati bilmek zorundaydılar.Mnoho náboženství má pro modlitbu vyhrazenu pevnou dobu.
Hiç okula gitmediği için Türkçe öğrenememiştir ve okuma yazması yoktur ancak Arapça bilmektedir.Přesto však neuměl číst ani psát, neovládal kromě arabštiny žádný jazyk.
Aralarında Türkçenin de olduğu 4 dil bilmektedir.De facto existují čtyři „rumunské“ jazyky.
8. Film üzerine ne kaydettiğinizi önceden bilmek zorunda değilsiniz.Nemusíte vědět předem, co zachytíte na film. Nemusíte to vědět ani potom.
Jesse: Neden bu aptal kitabı yazdığımı bilmek istiyorsundur?Proč a jak číst Bibli?
Köylüler bu sözcüğü nereden bilmektedirler?Co na to říkají politici?.
Birkaç tane dil bilmektedir.Naučila se několik jazyků.
Bir tanrının gerçek adını bilmek onun üzerinde güç sahibi olmak demektir.V hierarchii Božích jmen je jí přiřazeno jméno Jah.
The Fame kim olduğunla ilgili değil—herkesin seni nasıl bilmek istediğiyle ilgili!The Fame nu este despre cine ești—este despre modul în care toată lumea vrea să știe cine ești!
Şair çok yakın bir zamanda bir Türk prensinin İtalya'ya geleceğini bilmektedir.Prosdocimo știe că un prinț turc va ajunge în scurt timp în Italia.
Şimdi Selim'in Zaida ile birlikte olduğu bilmektedirler ve Fiorilla'nin ise Narciso ile olduğundan emindirler.Ei știu acum că Selim a fost cu Zaida și bănuiesc că Fiorilla a fost cu Narciso.
Bir tanrının gerçek adını bilmek onun üzerinde güç sahibi olmak demektir.Cine cunoaște numele adevărat al unui obiect are putere asupra acestuia.
Jesse: Neden bu aptal kitabı yazdığımı bilmek istiyorsundur?Mihai Sin: „De ce mi se pare această carte deosebită?
Annesi çok iyi Fransızca bilmekteydi.Cunoștea foarte bine limba franceză.
Keşişler dua etmek için kesin saati bilmek zorundaydılar.La orele de religie se învățau pe de rost rugăciuni.
Birkaç tane dil bilmektedir.Știa câteva limbi străine.
Orta derecede Almanca bilmektedir.Însă este înțeleasă aproape peste tot germana.
Bu da son derece doğaldır çünkü kendi sadhanalarını yakından bilmektedirler.Rămânând aproape de natură, ei au ajuns să-i cunoască tainele.
Bunun ne olduğunu bilmek istiyordum.Nu știam ce avea să se întâmple.
İleri düzeyde Almanca ve İngilizce bilmektedir.Cunoaște la nivel avansat engleza și franceza.
Miniklerin varlığını o da bilmektedir.Apar apoi și partide ale minorităților.
Bu ikilemli kadın sadece kendi kaderini belirlemekle kalmamaktadır, bunun yanı sıra onunkini de bilmektedir.Omul acesta n-a cunoscut decât porunca inimii lui.
Sebebi bilmek zorundayım.Trebuie să știu de ce.
Sebebi bilmek zorundayım.Trebuie să știu motivul.
Hem Tom hem de Mary ne olduğunu bilmek istiyorlar.Atât Tom cât și Mary vor să știe ce s-a întâmplat.
Ayrıca bu arzunun bir fantezinin ötesinde olduğunu da bilmektedir.Amellett ez az ember a legtávolabbról sem volt egy világtól elvonult álmodozó.
Lilly, Bir Sır Bilmek İster misin?Miles, azonban őrizget egy titkot.
Beş dil bilmektedir.Öt nyelven beszélt.
Neyse ki ninesi cadılar hakkında her şeyi bilmektedir.Mindezekről a boszorkány is tudomást szerez.
Annesi çok iyi Fransızca bilmekteydi.Kiválóan tudott franciául is.
Fakat Jack babasının ameliyattan önce alkollü olduğunu bilmektedir.Jack tudja, hogy apja a műtét előtt alkoholt fogyasztott, ami miatt képtelen volt a műtét elvégzésére.
Kampen'liler bunu bilmekle beraber kilise çanlarını satın almayı kabul ettiler.Ez azt jelenti hogy a harangot az egyházközség készen vásárolta.
İngilizce bilmekte olup, evli ve 3 çocukludur.Angolul beszél, nős, három gyermeke van.
Evli ve iki çocuk annesi olup iyi derecede İngilizce bilmektedir. ^ "Tuğba Yılmaz kimdir?Nős, felesége magyar, két fia van, jól beszél magyarul. „Védelem nélkül járok.
Fakat gelecekte bunlardan bir saf ve aptal kişi tarafından kurtarılacağını bilmektedir.Továbbá ez segíti őket abban, hogy a jövőben tudatos és kritikus fogyasztóvá váljanak.
Bunu Müdür muavini Kel Mahmut da bilmektedir.Ezt a Mesternő is tudni akarja.
Dört yabancı dil bilmektedir.Tíz idegen nyelvet beszélt.
Sanki oğlunun kaderini bilmektedir.Aggódik lánya sorsáért, boldogságáért.
Dul ve 2 çocuklu olup, İngilizce ve Fransızca bilmektedir.Három lánytestvére van, és mindannyian beszélnek egyaránt angolul és franciául.
İngilizce ve orta düzeyde Rusça bilmektedir.Angolul és oroszul középfokon beszél.
Roma'nın hangi silah ve ekipmanları tedarik edebileceğini bilmek istiyordu.A csapat eldöntheti, hogy milyen fegyvereket használ.