Ana içeriğe geç
Sözlük

bilme ile cümle

bilme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kuyudaki bir kurbağa okyanusu bilmez.A frog in a well doesn't know the ocean.
Benim horladığımı bilmelisin.You must know that I snore.
Tom Mary'yi sevmeyi ya da birinin aşkını kabul etmeyi bilmemekle suçladı.Tom accused Mary of not knowing how to love or how to accept someone's love.
Tom sebebini bilmek istiyor.Tom would like to know the reason.
Tom Mary'nin burada olmama nedenini bilmek istiyor.Tom would like to know the reason why Mary isn't here.
Tom bilmek istediğini sana söylemez.Tom won't tell you what you want to know.
Tom Mary'nin bir arabayı nasıl süreceğini bilmediğinden emindi.Tom was sure Mary didn't know how to drive a car.
Tom Mary'nin kimle flört ettiğini bilmek istedi.Tom wanted to know who Mary had been dating.
Tom Mary'nin nerede olduğunu bilmek istedi.Tom wanted to know where Mary had been.
Tom Mary'nin ne zaman eve döneceğini bilmek istedi.Tom wanted to know when Mary would get home.
Tom, Mary'nin yaz tatilinde ne yaptığını bilmek istedi.Tom wanted to know what Mary did during her summer vacation.
Tom hikayenin nasıl sona erdiğini bilmek istedi.Tom wanted to know how the story ended.
Tom Mary'nin nasıl o kadar zengin olduğunu bilmek istedi.Tom wanted to know how Mary had become so rich.
Tom bilmeceyi nasıl çözeceğini Mary'ye açıklamaya çalıştı.Tom tried to explain to Mary how to solve the puzzle.
Mary ona birkaç ipucu verdikten sonra Tom bilmeceyi çözdü.Tom solved the puzzle after Mary gave him a few hints.
Tom kaç para harcamak zorunda olduğumuzu tam olarak bilmeli.Tom should know exactly how much money we have to spend.
Tom daha iyi bilmeliydi.Tom should have known better.
Tom Mary'nin filmden niçin hoşlanmadığını bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't know why Mary didn't enjoy the movie.
Tom Mary'nin baloyla kimle gitmeyi planladığını bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't know who Mary is planning on going to the prom with.
Tom Mary'nin inci kolyesini nereden satın aldığını bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't know where Mary bought her pearl necklace.
Tom Mary'nin ne zaman doğduğunu bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't know when Mary was born.
Tom Mary'nin ne yapmak istediğini bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't know what Mary wants to do.
Tom Mary'nin nasıl zayıf kaldığını bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't know how Mary stays so thin.
Tom Mary'nin okuluna nasıl gidileceğini bilmezlikten geldi.Tom pretended not to know how to get to Mary's school.
Tom etmemesi gerektiğini bilmesine rağmen, arabasını yangın musluğunun önüne parketti.Tom parked his car in front of a fire hydrant even though he knew he shouldn't.
Onun bilmek istediğini Tom'un Mary'ye söylememek için iyi bir nedeni var.Tom has a good reason for not telling Mary what she wants to know.
Tom'un detayları bilmesi gerekmez.Tom doesn't need to know the details.
Tom hiç Fransızca bilmez.Tom doesn't know any French.
Tom problemlerim hakkında bilmek istemiyordu.Tom didn't want to know about my problems.
Tom Mary'nin bilmesini istemiyordu.Tom didn't want Mary to know.
Tom Mary'nin onun zengin olduğunu bilmesini istemiyordu.Tom didn't want Mary to know he was rich.
Tom son derece borçlu olduğunu kimsenin bilmesini istemiyordu.Tom didn't want anyone to know that he was deeply in debt.
Tom Mary'nin niçin gelmediğini bilmek istedi.Tom demanded to know why Mary didn't come.
Tom değişikliklerin ona niçin söylenilmediğini bilmek istedi.Tom demanded to know why he hadn't been told about the changes.
Tom Mary'nin ne olduğunu bilmemesine dayanamadı.Tom couldn't stand Mary not knowing what had happened.
Tom onun hakkında bir şey bilmediğini iddia ediyor.Tom claims that he knows nothing about that.
Tom kesinlikle onun ne yaptığını bilmediği izlenimini verir.Tom certainly gives the impression that he doesn't know what he's doing.
Tom kesinlikle bugün geleceğini herhangi birinin bilmesine izin vermedi.Tom certainly didn't let anyone know that he was arriving today.
Tom Mary'ye bir saldırı tüfeğini nerede alabileceğini bilip bilmediğini sordu.Tom asked Mary if she knew where he could buy an assault rifle.
Tom'un lavaboyu nasıl açacağını bilmemesi mümkündür.It's possible that Tom doesn't know how to unclog a sink.
Muhabirler, belediye başkanının neden onlarla konuşmak istemediğini bilmek istediler.The reporters demanded to know why the mayor wouldn't talk to them.
Seni bilmem ama ben bugün oldukça iyi hissediyorum.I don't know about you, but I feel pretty good today.
Ne olduğunu gerçekten bilmek istiyorlardı.They really wanted to know what happened.
"Kimse onu bilmez" dedi doktor."Nobody knows that," said the doctor.
Sadece bilip bilmediğini anlamak istedim.I just wanted to see if you knew.
Sürgülü hesap cetvelinin ne olduğunu bilmek için çok gençsin.You're too young to know what a slide rule is.
Erkekler, kadınlar hakkında hiçbir şey bilmezler.Men know nothing about women.
Ben çok şey bilmeyebilirim ama Tom ne hakkında konuştuğunu bilmiyor.I may not know a lot, but I do know that Tom doesn't know what he's talking about.
Bilmek istediğim şeyler gerçeklerdir.What I want to know are the facts.
Onu bilmek istediğimi biliyorsun.You know I want to know it.
Tüm mükellefler paralarının nereye gittiğini bilme hakkına sahiptir.All taxpayers have the right to know where their money goes.
Tom bilmezdi.Tom wouldn't know.
Tom nedenini bilmek istiyor.Tom wants to know why.
Sadece atak bir zihin bu bilmeceyi çözebilecek.Only an audacious mind will be able to solve this riddle.
Bunu bilmek istediğim doğru.It's true that I want to know it.
Bilmeniz beni şaşırtmıyor.It doesn't surprise me that you know.
Tom bilmeliydi.Tom should've known.
Tom onu bilmeli.Tom should know that.
Tom daha iyi bilmeli.Tom should know better.
Ben bagajımın yakında gelip gelmeyeceğini bilmek istiyorum.I'd love to know if my luggage is arriving soon.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod