Casuslar senin onların bilmesini istemediğin şeyleri bilmek için işlerini yaparlar.Spies make it their business to know things that you don't want them to know.
Ben de bilmek istiyorum!I also want to know!
Farkında olmadan ona tamda bilmek istediğini anlattı.Unwittingly, he told her exactly what she wanted to know.
Sadece bir dil bilmek yeterli değildir.It's not enough to know only one language.
Hiç kimse bilmeyecek.Nobody will know.
Ben 'impossible' kelimesinin ne anlama geldiğini bilmem.I don't know what the word 'impossible' means.
Ben neler olduğunu bilmediğimi mi sanıyorsun?You think I don't know what's going on?
Amacının ne olduğunu bilmezsen, onu asla başaramazsın.If you don't know what your goal is, you'll never be able to achieve it.
Bir beyefendi nasıl banço çalacağını bilen ve bilmeyen biridir.A gentleman is someone who knows how to play the banjo and doesn't.
İngilizcenin yanı sıra iki dil bilmekte.He speaks two languages besides English.
Depremleri önceden bilmek imkansızdır.It's impossible to predict earthquakes.
Bunu kimin söylediğini bilmek için bir dahi olmak zorunda değilsin.You don't have to be a genius to know who said that.
Eğer bir yeri gerçekten bilmek istiyorsan sık gidilen yere gitmek zorundasın.If you really want to get to know a place you have to go off the beaten track.
Ana karakter adını bilmediğimiz bir adam.The main character is a man whose name we do not know.
Yabancı diller bilmek önemlidir.It's important to know foreign languages.
Benim bilmediğim bir şeyi biliyormuşsun gibi geliyor.It would seem that you know something that I don't.
Onun düğünü hakkında bir şey bilmemen tuhaf.It is strange that you know nothing about her wedding.
Onu bilmemen üzücü.It's a pity that you don't know that.
Bilmediğimi biliyorum.I know that I do not know.
Bizimle kimin geldiğini bilmek istiyorum.I want to know who's coming with us.
Onlar bize filmin ne zaman başladığını bilip bilmediğimizi sordular.They asked us if we knew when the movie started.
Onun doğru olup olmadığını bilmek zorundayım.I have to know if it is true.
O, şah oynamak isteyip istemediğini bilmek istiyor.He would like to know whether you play shah.
O, satranç oynamak isteyip istemediğini bilmek istiyor.He would like to know whether you play chess.
Satranç oynayıp oynamayacağını bilmek istiyor.He would like to know whether you play chess.
Onun hakkında bir şey bilmediğini söyledi.He said he had not known about it.
Hiç kimse tam olarak kaç kişinin kendilerini hippi kabul ettiklerini bilmez.No one knows exactly how many people considered themselves hippies.
Arkadaşlarının kim olduğunu bilmek istiyorsan kendine bir hapis cezası al.If you want to know who your friends are, get yourself a jail sentence.
O hakkında bir şey bilmediğim bir konudur.That's a subject I know nothing about.
Bilmek bir şey değildir, hayal gücü her şeydir.Knowing is nothing, imagination is everything.
Benim işim bu şeyleri bilmektir.My job is to know these things.
Ben herhangi bir şey bilmedim.I didn't know anything.
Nereye gittiğimizi bilmek için bazen geriye bakmalıyız.Sometimes we need to look back to know where we are going to.
O, ona benim telefon numarasını bilip bilmediğini sordu.She asked him if he knew my telephone number.
O, ona nerede yaşadığımı bilip bilmediğini sordu.She asked him if he knew where I lived.
O, onun hakkında bir şey bilmediğini iddia ediyor fakat ona inanmıyorum.She claims that she knows nothing about him, but I don't believe her.
O, onun hakkında bir şey bilmediğini iddia ediyor.She claims that she knows nothing about him.
O, nasıl yapacağını bilmediği için, o, ona kravatını bağlaması için yardım etti.She helped him tie his tie because he didn't know how to.
Ona öğretilmeyen şeyi bilmediği için onu suçlayamazsınız.You can't blame her for not knowing what she hasn't been taught.
Bu saçmalığı bilmemi mi bekliyorsun?You expect me to know this stuff?
Ben gerçekten onun neden böyle bir şey yaptığını bilmek istiyorum.I would really like to know why he did such a thing.
Sanırım biraz Japonca bilmeme rağmen İngilizce konuşsak iyi olur.Even though I know a little Japanese, I think we'd better speak in English.
O tür bir şeyi niçin yaptığını gerçekten bilmek istiyorum.I really want to know why he did that kind of thing.
Onun o tür bir şeyi niçin yaptığını gerçekten bilmek istiyorum.I'd really like to know why he did that sort of thing.
Bilmediğim insanların e-maillerini cevaplamam.I never answer email messages from people I don't know.
Ne yaptığını bilmek istiyorum.I'd like to know what you're doing.
Sana ödünç verdiğim makası bana geri vermeyi planladığında bilmek istiyorum.I'd like to know when you plan to give me back the scissors I lent you.
Niçin mutsuz olduğunu bilmek istiyorum.I'd like to know why you're unhappy.
Ben her zaman onun ne anlama geldiğini bilmek istedim.I've always wanted to know what that meant.
Bir otelde yangın kaçışının nerede olduğunu bilmek hayatınızı kurtarabilir.Knowing where the fire escape is in a hotel may save your life.
Benim hakkımda bilmen gereken bir şey, egzersizden nefret ettiğimdir.One thing you should know about me is that I hate exercising.
Benim hakkımda bilmen gereken bir şey her cuma gecesi poker oynamamdır.One thing you should know about me is that I play poker every Friday night.
Benim hakkımda bilmeniz gereken bir şey, nadiren ağlamamdır.One thing you should know about me is that I seldom cry.
Benim hakkımda bilmen gereken tek şey dakikliğe takıntılı olmamdır.One thing you should know about me is that I'm obsessed with punctuality.
Benim hakkımda bilmen gereken bir şey sabahleyin geç saatlere kadar uyumamdır.Something you should know about me is that I sleep late in the morning.
Benim hakkımda bilmen gereken bir şey okuyarak çok zaman harcamamdır.Something you should know about me is that I spend a lot of time reading.
Benim hakkımda bilmen gereken bir şey gece geç saatlere kadar uyumamamdır.Something you should know about me is that I stay up until late at night.
Benim hakkımda bilmeniz gereken şey çok seyahat etmem ve nadiren evde olmamdır.Something you should know about me is that I travel a lot and am seldom home.
Hakkımda şunu bilmeni isterim ki ben rutinimi pek bozmayan biriyimdir.Something you should know about me is that I'm a creature of habit.
Benim hakkımda bilmen gereken bir şey bilgisayar oyunlarına bağımlı olduğumdur.Something you should know about me is that I'm addicted to computer games.