Ana içeriğe geç
Sözlük

bilme ile cümle

bilme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onun nasıl çalıştığını bilmeme gerek yok.I don't need to know how it works.
Tom'un bu konuyu bilmesini istiyor musun?Do you want Tom to know about it?
Tom'un nedenini bilmesine gerek yok.Tom doesn't need to know why.
Bunu bilmek güzel.That's good to know.
Bunun doğru olup olmadığını bilmemiz gerekiyor.We need to know whether it's true or not.
Tom bilmek zorunda değil.Tom doesn't have to know.
Senin sırlarını kimse bilmez.No one knows your secrets.
Tom ne yaptığımızı bilmek istiyordu.Tom wanted to know what we were doing.
Tom onun partisine gelmek isteyip istemediğini bilmek istiyor.Tom would like to know whether you would like to come to his party.
O bana onun telefon numarasını bilip bilmediğimi sordu.He asked me if I know her phone number.
Tom sorunu nasıl çözeceğini bilmediğini söyledi.Tom said he doesn't know how to solve the problem.
Kendini bu duruma düşürmemen gerektiğini bilmeliydin.You should've known better than to put yourself in that situation.
Benim için ne kadar önemli olduğunu bilmeni istiyorum.I would like you to know how important you are to me.
Şirket bu saldırıları nasıl geçiştireceğini hemen bilmedi.The company did not immediately know how to ward off these attacks.
Utanma nedir bilmez misin sen?Does your shame know no bounds?
Bunun imkânsız olduğunu bilmelisin.You should know that's impossible.
Bunun imkânsız olduğunu bilmelisiniz.You should know that's impossible.
Tom ne yapacağını bilmeli.Tom should know what to do.
Tom bunu zaten bilmeli.Tom should know this already.
Tom onu zaten bilmeli.Tom should know that already.
Kamu bilmeyi hak ediyor.The public deserves to know.
Mary'ye aşık olduğumu bilmelisin.You should know that I'm in love with Mary.
Tom'un seni neden sevmediğini bilmek ister misin?Would you like to know why Tom doesn't like you?
Tom ne düşündüğünü bilmeye can atıyor.Tom is dying to know what you think.
Sağ elin verdiğini sol el bilmemelidir.The left hand should not know what the right hand is doing.
Tom'un onu bilmediğine bahse girerim.I bet Tom didn't know that.
Tom nasıl yüzüleceğini bilmediğini neden bize söylemedi?Why didn't Tom tell us that he didn't know how to swim?
Sadece beni sevip sevmediğini bilmek istiyorum.I just want to know if you love me.
Bilmeliydim bunu.I should have known.
Sanırım asla bilmeyeceğim.I guess I'll never know.
Burada neler olduğunu bilmek istiyorum.I'd like to know what's happening here.
Tom burada olduğumu bilmeyecek.Tom won't know I'm here.
Dünyanın evrenin merkezi olmadığını bilmelisin.You should know the Earth isn't the centre of the cosmos.
Biz nedenini asla bilmeyeceğiz.We'll never know the reason.
Biz gerçekten fikrini neye dayandırdığını bilmek istiyoruz.We would really like to know what you are basing your opinion on.
Onun neden olduğunu asla bilmeyebiliriz.We may never know why that happened.
Kurbanı kimsenin bilmemesi tuhaf.It's strange that no one knows the victim.
Tom'un Harvard'a girdiğini bilmediğine şaşırdım.I'm surprised that you didn't know that Tom got into Harvard.
Tom'un Fransızca konuşabildiğini bilmediğine şaşırdım.I'm surprised that you didn't know that Tom could speak French.
Tom'un Fransızca konuşamadığını bilmediğine şaşırdım.I'm surprised that you didn't know that Tom couldn't speak French.
Onu kimin öldürdüğünü bilip bilmediğini bilmek istiyorum.I want to know if you know who killed him.
Kurbağa yürümeyi bilmediği için sıçrar.The frog jumps, because it doesn't know how to walk.
Bazen kışı ve soğuğu kimin icat ettiğini bilmek istiyorum.Sometimes I'd like to know who invented winter and the cold.
Bir insan ne söylemediğini bilinceye kadar ne söylediğini bilmez.A man does not know what he is saying until he knows what he is not saying.
Ben ne olduğunu bilmek istedim.I wanted to know what had happened.
Bir insan cevabı bilmeden herhangi bir soruya nasıl cevap verebilir?How can one answer any question, without knowing the answer?
O İtalyanca bilmektedir.He speaks Italian.
Buradaki biri Tom'un nerede olduğunu bilmek zorunda.Somebody here has to know where Tom is.
Biz gerçeği asla bilmeyeceğiz.We'll never know the truth.
Sen gerçeği asla bilmeyeceksin.You'll never know the truth.
Ne yapılması gerektiğini Tom'un bilmesi olası değil.It's unlikely Tom will know what needs to be done.
İzlendiklerini bilmelerine izin verme.Don't let them know they're being watched.
Orijinal dilin ne olduğunu bilmem gerekiyor.I need to know what the original language is.
Bir şey bilmelisin.You should know something.
Tom'un gerçeği bilmesi gerekiyor.Tom needs to know the truth.
Onun nereye gittiğini bilmenin imkanı yok.There's no way to know where he went.
Her şeyi bilmek isteyenler çabuk yaşlanacaklar.Those who want to know everything will age quickly.
Vücudun bu maddeleri nasıl emdiğini bilmek istiyorum.I'd like to know how the body absorbs these substances.
Kimse her şeyi bilmez. Bu imkansız olurdu.No one knows everything. That would be impossible.
Keşke onlar dürüst olsa ve ne olacağını bilmediklerini itiraf etseler.I wish they'd be honest and admit they don't know what's going to happen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod