Ana içeriğe geç
Sözlük

bilme ile cümle

bilme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu günler, nasıl araba süreceğini bilmek önemlidir.These days it's important to know how to drive.
Tom'un ne yapacağını bilip bilmediğini görelim.Let's see if Tom knows what to do.
Ne yapacağını bilip bilmediğini Tom'a soralım.Let's ask Tom if he knows what to do.
Tom'a Fransızca konuşmayı bilip bilmediğini soralım.Let's ask Tom if he knows how to speak French.
Onu gerçekten yapmak istemediğimi bilmeni istiyorum.I want you to know that I really didn't want to do that.
Bunun hepsini bilmeni istiyorum.I want you to know all this.
Bu öğleden sonra burada ne olacağını bilmek istiyorum.I want to know what's going to be going on here this afternoon.
Kazanın sebebinin ne olduğunu bilmek istiyorum.I want to know what the cause of the accident was.
Neyin kazaya sebep olduğunu bilmek istiyorum.I want to know what caused the accident.
Niçin burada olduğumuzu bilmek istiyorum.I want to know what we're here for.
Ben onun nasıl mümkün olduğunu bilmek istiyorum.I want to know how that's possible.
Her şey hakkında bilmek istiyorum.I want to know about everything.
Ne aldığımı bilmek istiyorum.I want to know what I'm buying.
Ben bütün hikayeyi bilmek istiyorum.I want to know the whole story.
Birçok şey bilmek istiyorum.I want to know a lot of things.
Ne yapacağını bilmek istiyorum.I want to know what you'll do.
Onların kim olduğunu bilmek istiyorum.I want to know who they are.
Neyin iyi olduğunu bilmek istiyorum.I want to know what's good.
İnsanların burada ne olduğu hakkında bilmesini istiyorum.I want people to know about what happened here.
İnsanların ne olduğunu bilmesini istiyorum.I want people to know what's going on.
Herkesin ne olduğunu bilmesini istiyorum.I want everyone to know what happened.
Herkesin üzgün olduğumu bilmesini istiyorum.I want everybody to know I'm sorry.
Tom'un ne olduğunu bilmesini istiyorum.I want Tom to know what happened.
Her şey hakkında bilmek istedim.I wanted to know about everything.
Tom'un yüzmeyi bilmediğini bilmiyordum.I didn't know that Tom didn't know how to swim.
Tom'un Fransızca bilmediğini bilmiyordum.I didn't know that Tom didn't know French.
Tom'un onu bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom knows that.
Ben hâlâ bilmediğimi söyledim.I said I still don't know.
Daha fazlasını bilmek istiyorum.I'd like to know more.
Tom Mary'ye ne yapması gerektiğini bilip bilmediğini sordu.Tom asked Mary whether she knew what she was supposed to do.
Bugünkü toplantıda ne olduğu hakkında daha fazla şey bilmek istiyorum.I'd like to know more about what happened at today's meeting.
Tom Mary'nin ne yapması gerektiğini bilip bilmediğini sordu.Tom asked whether Mary knew what she was supposed to do.
Tom'un onu nasıl yapacağını bilmediğine dair içimde bir his var.I have the feeling that Tom doesn't know how to do that.
Tom ne zaman burada olacağını bilmek istiyor.Tom wants to know what time you'll be getting here.
Tom'un nasıl yüzeceğini bilmediğinden oldukça eminim.I'm pretty certain that Tom doesn't know how to swim.
Tom ne olduğu hakkında daha fazla bilmek isteyecek.Tom will want to know more about what happened.
Tom buraya nasıl geleceğini bilmek istiyor.Tom wants to know how you're going to get here.
Ben bunu yapanın kim olduğunu bilmek istiyorum.I'd like to know who it was who did this.
Tom sana ne kadar borçlu olduğunu bilmek istiyor.Tom wants to know how much he owes you.
Tom özne ve nesne arasındaki farkı bilmez.Tom does not know the difference between a subject and an object.
Ben senin bilmediğin şeyleri biliyorum.I know things you don't know.
Bildiğimiz bir damla, bilmediğimiz bir okyanus.What we know is a drop. What we don't know is an ocean.
Tom daha fazlasını bilmek isteyecektir.Tom will want to know more.
Şimdi bilmece gibi konuşuyorsun.Now you're speaking in riddles.
Gerçeği bilmek istiyorsun, değil mi?You want to know the truth, don't you?
Gerçekten gerçeği bilmek istediğinden emin misin?Are you sure you really want to know the truth?
Ben daha iyi bilmeliydim.I ought to have known better.
Tom'un bunun hakkında bilmesine bilmesine izin verme.Don't let Tom know about this.
Tom'un bilmek istediği budur.That's what Tom wants to know.
Annemin yaptığımı bilmediği bir sürür şey yaparım.I do a lot of stuff that my mother doesn't know I do.
Tom Mary'ye okumayı bilip bilmediğini sordu.Tom asked Mary if she knew how to read.
Senin ne düşündüğünü bilmem gerekir.I need to know what you think.
Ne düşündüğünü bilmem gerekiyor.I need to know what you think.
Ben sadece gerçekleri bilmek istiyorum.I only want to know the facts.
Bir dili anadil olarak konuşanlar bile tüm kelimelerini bilmezler.Even native speakers of a language don't know all of its words.
Onun gibi nasıl boyayacağımı bilmek istiyorum.I'd like to know how to paint like that.
Sen açıkça bilmek için can atıyorsun.You're obviously dying to know.
O bilmek için can atıyordu.She was obviously dying to know.
Tom açıkça bilmek için can atıyordu.Tom was obviously dying to know.
Nerenin ağrıdığını bilmem gerekiyor.I need to know where it hurts.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod