Ana içeriğe geç
Sözlük

bilme ile cümle

bilme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ben gerçeği bilmek istedim.I wanted to know the truth.
Bilmeme imkan yok.I have no way to know.
Keşke Türkçe bilmeseydim.I wish I hadn't known how to speak Turkish.
Ona ne olduğunu bilmek istemiyorsun.You don't want to know what happened to him.
Onlara ne olduğunu bilmek istemiyorsun.You don't want to know what happened to them.
Onlara ne olduğunu bilmek istemiyorsunuz.You don't want to know what happened to them.
Ona ne olduğunu bilmek istemezsiniz.You don't want to know what happened to her.
Tom'un nasıl Fransızca konuşulacağını bilmediğinden oldukça eminim.I'm pretty sure that Tom doesn't know how to speak French.
Tom Mary'nin nasıl Fransızca konuşacağını bilmediğini düşündü.Tom thought that Mary didn't know how to speak French.
Tom nasıl Fransızca konuşulacağını bilmediğini söyledi.Tom said that he didn't know how to speak French.
Tom'un Fransızca konuşmayı bilmediğini düşündüm.I thought Tom didn't know how to speak French.
Tom nasıl yüzeceğini bilmediğini söyledi.Tom said that he didn't know how to swim.
Belki onlar bilmediğimiz bir şeyi biliyorlar.Maybe they know something we don't.
Belki bizim bilmediğimiz bir şeyler biliyorlardır.Maybe they know something we don't.
Tom nedenini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why.
Gerçeği bilmek hakkımız.We're entitled to the facts.
Herkes ne olacağını bilmek istiyor.Everybody wants to know what's going to happen.
Bunun olacağını bilmeliydiler.They should've known that this would happen.
Sigara içmenin sağlıksız olduğunu bilmemize rağmen, insanlar hala sigara içiyor.Even though we know smoking is unhealthy, people still smoke.
Kamu bilme hakkına sahip.The public has the right to know.
Tom'un bunu bilmesi gerekir.Tom should know this.
Tom bilmeyebilir.Tom may not know.
O gerçekten ne olduğunu bilmek istiyordu.She wanted to know what had really happened.
Onun yürüyüp giderken ne düşündüğünü kimse bilmez.No one knows what she was thinking when she walked away.
O, onun kişisel yaşamı hakkında hiçbir şey bilmek istemiyordu.She didn't want to know anything about his personal life.
Dil öğrenmenin en zor kısmı kelimeleri ezbere bilmektir.The hardest part of learning a language is knowing the vocabulary by heart.
Seninle ilgili hepsini bilmek istiyorum.I want to know all about you.
Seni tamamen bilmek istiyorum.I want to know all about you.
Senin hakkında tümünü bilmek istiyorum.I want to know all about you.
Telefon numaranı bilmek istiyorum.I want to know your telephone number.
Bunu kendini korumak için bilmelisin.You should know it in order to protect yourself.
Bunu kendini korumak için bilmelisiniz.You should know it in order to protect yourself.
Hiçbir savaş sanatını bilmem.I don't know any martial arts.
Sesin geldiği yeri bilmek istedim.I wanted to know where the voice was coming from.
Üzgün olduğumu bilmeni istiyorum sadece.I just want you to know that I'm sorry.
Sadece bundan pişman olduğumu bilmeni isterim.I just want you to know that I regret it.
Kendisine söylemediğin sürece ona aşık olduğunu bilmeyecek.She won't know that you love her unless you tell her.
Kutsal yazıların orijinal dilini hiç kimse bilmez.Nobody knows the original language of their holy writings.
Onun iyi olduğunu bilmek beni mutlu etti.I was happy to know he was well.
Hayatımda ilk kez kendimi, bilmediğim bir şehirde yapayalnız halde buldum.For the first time in my life, I found myself all alone in an unknown city.
Tom'un senin ne hakkında konuştuğunu bilmediğinden oldukça eminim.I'm pretty sure that Tom doesn't know what you're talking about.
Er ya da geç, Tom bilmek istediğim her şeyi bana söyleyecek.Sooner or later, Tom will tell me everything I want to know.
Tom'un onun ne yaptığını bilmediği hissine kapılıyorum.I get the feeling that Tom doesn't know what he's doing.
Sonunda, Tom bilmek istediğim her şeyi bana anlatacak.Eventually, Tom will tell me everything I want to know.
Tom yaptığı şeyin yanlış olduğunu bilmediğini iddia ediyor.Tom claims he didn't know what he was doing was wrong.
Tom'un onu nasıl yapacağını bilmediğinden oldukça eminim.I'm pretty sure that Tom wouldn't know how to do that.
Tom, Fransızcada nasıl "teşekkür ederim" denileceğini bilmek istemiyordu.Tom wanted to know how to say "thank you" in French.
Tom bana nasıl yüzeceğini bilmediğini söylemedi.Tom didn't tell me he didn't know how to swim.
Tom'un bunu bize kimin verdiğini bilmesine gerek yok.Tom doesn't need to know who gave this to us.
Tom'un Mary'nin nereye gittiğini bilmesine gerek yok.Tom doesn't need to know where Mary is going.
Tom'un ne olacağını bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom knows what's going to happen.
Tom'un onu Mary'ye kimin söylediğini bilmesine gerek yok.Tom doesn't need to know who told Mary that.
Tom'un hiç Fransızca bilmediği doğru mu?Is it true that Tom doesn't know any French?
Tom daha sonra ne yapacağını bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't know what to do next.
Tom'un, benim nereye gittiğimi bilmesi gerekmez.Tom doesn't need to know where I'm going.
Tom'un tüm ayrıntıları bilmesi gerekmez.Tom doesn't need to know all the details.
Tom Mary'nin nereye gittiğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know where Mary went.
Tom ne düşündüğümü bilmek istemiyor.Tom doesn't want to know what I think.
Neler olduğunu bilmeyi isterim.I'd love to know what's happening.
Tom'un onun hakkında bilmesi gerekmiyor.Tom doesn't need to know about that.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod