Keeton bunun doğru olup olmadığını bilmek istiyordu.Keeton wanted to know if this is true.
Evan sadece küçük bir çocuk. Ne yapacağını nasıl bilmeli?Evan is just a little boy. How should he know what to do?
Pekala, evet, fakat herhangi birinin bilmesini istemiyorum.Well, yes, but I don't want anyone to know.
İnternet dünyanın her bölümünün koşullarını bilmek için çok faydalıdır.The Internet is very useful for knowing the circumstances of each part of the world.
Onu ne zaman gönderebileceğini bilmek istiyorum.I'd like to know when you can send it out.
Ne zaman deprem olacağını kimse bilmez.Nobody knows when the earthquake will occur.
Senin yaşında bunun yapılmayacağını bilmelisin.At your age you should know better.
Belirli bir sözcüğün nasıl kullanıldığını bilmek istiyorsanız bu sözlüğe bakın.If you want to know how a certain word is used, look it up in this dictionary.
Bir ulusu bilmek istiyorsan onun tarihini öğrenmelisin.If you are to know a nation, you must learn its history.
Alice, kitabı nerede bulacağını bilmediğinden, onun nerede olduğunu annesine sordu.Alice, not knowing where to find the book, asked her mother where it was.
Okulunuzun 8.30'da başlaması ve 3.30'da bitmesini bilmek şaşırtıcı.It's surprising to know that your school starts at 8:30 and ends at 3:30.
Yağmurda dışarıya şemsiyesiz çıkmaman gerektiğini bilmeliydin.You should have known better than to go out in the rain without an umbrella.
Yağmurda dışarıya şemsiyesiz çıkılmayacağını bilmeliydin.You should have known better than to go out in the rain without an umbrella.
Artık on sekiz yaşında olduğunu daha iyi bilmelisin.You should know better now you are eighteen.
Banka hesabını bilmemizde bir sakınca var mı?May we know your bank account?
Okul hayatın hakkında daha çok şey bilmek istiyorum.I want to know more about your school life.
Gerçeği bilme hakkına sahipsin.You have the right to the truth.
Onun adresini bilmemeni hayal bile edemiyorum.I can't imagine your not knowing her address.
Mesele hakkında bir şey bilmemen tuhaf.It is strange that you should know nothing about the matter.
Ona onun adresini bilip bilmediğini sordum.I asked him if he knew her address.
Sağlıklı olan adam sağlığın değerini bilmez.A healthy man does not know the value of health.
Sağlığımızı kaybedene kadar onun değerini bilmeyiz.It is not until we lose our health that we appreciate its value.
İnsanlar iyi sağlığın nimetini onu kaybedinceye kadar bilmezler.People do not know the blessing of good health until they lose it.
Tam satın alma bedelini geri ödeyip ödemeyeceğinizi bilmek istiyorum.I want to know if you will refund the full purchase price.
Bu mesafeden gerçeği bilmeyi umut edemeyiz.At this distance we cannot hope to know the truth.
Yazarın gerçek niyetini bilmek için satır aralarını okumalısınız.You have to read between the lines to know the true intention of the author.
Yazarın gerçek niyetini bilmek için yazının gerçek anlamını bulmalısınız.You have to read between the lines to know the true intention of the author.
Soruyu nasıl cevaplayacağımı bilmediğimde, o bana bir ipucu verdi.When I didn't know how to answer the question, he gave me a hint.
Nerede olduğumuzu bilmek önemli.To know where we are is important.
Kuralları bilmemiz gerekiyor.We are supposed to know the rules.
Hepimiz gerçeği bilmek için istekliyiz.We are all eager to know the truth.
Çocuğum her şeyi bilmeye meraklı.My child is curious to know everything.
Benim sekreterim iyi derecede İngilizce bilmektedir.My secretary has a good command of English.
Ona adımı bilip bilmediğini sordum.I asked him if he knew my name.
Senin ülken hakkında daha fazla şey bilmek istiyorum.I want to know more about your country.
Ülkeniz hakkında daha çok şey bilmek istiyorum.I want to know more about your country.
Bu alıntıların nereden kaynaklandığını bilmeliyim.I must know where these quotations originate.
Sebebi bilmek istiyorum.I want to know the reason.
Sebebini bilmek istiyorum.I want to know the reason.
Ne yapacağımı bilmez haldeydim.I was at a loss what to do.
Operasyonun başarılı olduğunu bilmek beni rahatlattı.I was relieved to know that the operation was a success.
O bilmediğini cevapladı.He replied that he did not know.
Onun bilip bilmediğini bilmiyorum.I don't know if he knows it.
Onun neden böyle bir şey yaptığını bilmek için çok endişeliyim.I am very anxious to know why he did such a thing.
Onun gelmeme nedenini bilmek istiyorum.I want to know the reason for his absence.
Ne yaptığımı bilmeden odadan dışarıya koştum.I ran out of the room without knowing what I was doing.
Bir bilgisayarın nasıl kullanılacağını bilmemiz bizim için önemli hale geliyor.It is becoming important for us to know how to use a computer.
Hepimiz trafik kurallarını bilmeliyiz.We are all supposed to know the traffic rules.
Hepimizin trafik kurallarını bilmesi gerekiyor.We are all supposed to know the traffic rules.
Gerçekleri bilmek istiyoruz.We want to know the facts.
Kendi sınırlarını bilmen önemlidir.It is important to know your own limitations.
Sözlükler bilmediğiniz sözcükleri aramak için kullanılır.Dictionaries are used to look up the words you don't know.
Gerçek onun hakkında bir şey bilmememdir.The fact is that I don't know anything about him.
Gelecekte ne olacağını bilmek olanaksızdır.It is impossible to know what will happen in the future.
Azın kıymetini bilmeyen çoğu bulamaz.Take care of the pence and the pounds will take care of themselves.
Çocuk onun hakkında bir şey bilmediğini iddia ediyor.The boy claims he knows nothing about it.
Tokyo'ya ne zaman geldiğini önceden bilmeme izin ver.Allow me to know in advance when you are coming up to Tokyo.
Ebeveynleri zengin olan çocuklar parayı nasıl kullanacaklarını bilmezler.Children whose parents are rich do not know how to use money.
İnsanların hakkımızda söylediklerinin doğru olduğunu bilmek ne kadar kötü!How awful to reflect that what people say of us is true!
Kuyu kuruyuncaya kadar asla suyun değerini bilmeyiz.We never know the worth of water till the well is dry.