Ana içeriğe geç
Sözlük

bilinmez ile cümle

bilinmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yazarın gerçek kimliği kesin olarak bilinmez.No se puede identificar con exactitud el autor exacto del texto.
Bu durumlar onun göreceli tarihsel bilinmezliğine katkıda bulunmuş olabilirdi.Esto puede haber tenido que ver con su increíble popularidad.
Eğer arşının gerçek uzunluğu bilinmezse altar inşa edilemez.Senza la conoscenza esatta della misura del cubito, l'altare non può esser costruito.
Diğer sandukalarda yatanların kim olduğu kesin olarak bilinmez.Non è molto chiaro in che posizione dormano gli squali.
Yaşı bilinmez.La sua età non è nota.
Ayrıca ne zaman ortadan kalkacağı da bilinmez.Non viene mai chiarito se muore o meno.
Yazarın gerçek kimliği kesin olarak bilinmez.L'identità del librettista non è nota con certezza.
Geçmiş sadece bilinir, değişmez. Gelecek ise sadece değişir, bilinmez.Прошлое можно только знать, но не изменять. Будущее можно только изменять, но не знать.
İslâm inancına göre Allah'ın kendisi bilinmez, Allah'ı bilmek, sıfatlarını bilmekle olur.Так предписано Аллахом, воистину, Аллах - знающий, мудрый. аль-Анфаль 8:41 Оригинальный текст (рус.)
Scribonia'nın ne zaman öldüğü bilinmez.Точно неизвестно, когда Филиппа умерла.
Tom Bombadil’in ırkı bilinmez.Значение имени «Том Бомбадил» неизвестно.
Kitabın sonuna kadar anlatıcının kimliği bilinmez.Цели Сарта до конца книги неизвестны.
Özellikleri bilinmez ve spekülasyon yaratır.Его хобби - что нибудь конструировать и изобретать.
Camin yapım yılı, plan özellikleri ve yaptıranı ile mimarının kimlikleri kesin olarak bilinmez.Настоящее название пистолета-пулемёта, его конструктор и производитель остаются неизвестны.
Nevin'in romanın sonunda bilinmez bir yere gitmesinin sebebi ne kendi çevresiyle ne de Cemal'le olabilmesidir.وسبب ذهاب نفين إلى مكان غير معلوم في نهاية الرواية استحالة اجتماعها مع جمال وكذلك عيشها مع البيئة المحيطة بها.
Michael Fader'ın hatırladığına göre: "Her şey o kadar çabuk gelişti ki bilinmezlikte kaybolurdun.Michael Fader lembrou: As coisas aconteceram tão rápido que você ficava preso sem perceber.
Bu durum bilinmezlik ilkesi olarak bilinir.Isto veio a ser conhecido por princípio da incerteza.
İslâm inancına göre Allah'ın kendisi bilinmez, Allah'ı bilmek, sıfatlarını bilmekle olur.Embora inacessível e incognoscível, Deus é tido como consciente de Sua criação, com vontade e propósito.
Adları bilinmez.Seus nomes são desconhecidos.
Doğumu ile ilgili pek bir şey bilinmez, Venedik'te doğduğu, soyadını de buradan aldığı sanılmaktadır.Acredita-se que tenha nascido em Veneza, daí seu sobrenome.
Clodia Pulchra akıbeti bilinmez.É errado acreditar cegamente.
Kitabın sonuna kadar anlatıcının kimliği bilinmez.Sua importância não é revelada até o fim do livro.
Praenomen'i (İlk ismi) bilinmez ancak Volterra'lı Raphael tarafından Marcus olduğu iddia edilir.O seu prenome é desconhecido, embora seja aceite a conjetura de Rafael de Volterra de chamá-lo Marco.
Bu ilk tapınağın yapılış tarihi bilinmez.Desconhece-se a data da fundação deste templo.
Bordurya hakkında çok şey bilinmez, çünkü her zaman biraz kendi içine kapanık bir ülke olmuştur.Quase nunca vê o pai, pois o mesmo bastante ocupado.
Yaşı bilinmez.Idade: Desconhecida.
Adaletsizlik olmasaydı adaletin adı bilinmezdi.Uma lei injusta não seria, portanto, lei.
Sözcük, bilinmezlik, kimliksizlik ifade eder.Pode significar espanto, dúvida, discordância.
Bir fahişe olan Vistilia'nın kızıdır ve babasının kim olduğu bilinmez.Ze was de dochter van Vistilla, een prostituee, en een onbekende vader.
Diğer sandukalarda yatanların kim olduğu kesin olarak bilinmez.Het is onzeker tot welke nasks de overige Avestateksten behoorden.
Bu ilk tapınağın yapılış tarihi bilinmez.De verdere geschiedenis van de tempel is onbekend.
Ancak Albert Wesker'ın akîbeti bilinmez.Dokładne pochodzenie Alberta von Oer nie jest znane.
Korosunun olup olmadığı bilinmez.Nie wiadomo czy szybuje.
Haklarında fazla şey bilinmez.O jego rządach niewiele wiadomo.
Çiftin evlilik geçmişlerine dair bilgi verilmez, karakterlerin geçmişlerine dair de çok şey bilinmez.Oboje są sierotami, nie wiedzieli wiele o przeszłości swych rodziców.
(Honaz’da akrabamız vardır ama bilinmez) Biz hiç keçi beslememişiz.Och åter: Om inte Gud skänkt oss frälsningen av nåd, så ägde vi den inte säkert.
Hakkında henüz pek bir şey bilinmez, ama ilk sezonun üçüncü bölümünde gelebileceği tahmin edilmektedir.Varför vet de inte än, men de vet att fas tre är vinst.
Kimi sözcüklerin ise nereden gelindiği bilinmez.Jag vet inte varifrån jag får mina idéer.
Adları bilinmez.Okänt namn.
Ölüm tarihi tam olarak bilinmez, 11 haziran 1962 gecesi kaçarken boğulduğu düşünülmektedir.Exakt dödsdatum är inte känt men han levde ännu 13 juni 1406 och var död 21 juni 1412.
Ama hangi nedenle bilinmez bir süre köy boş kalmıştır.För andra betydelser, se Desa Umbulan.
Angola'daki iç savaş boyunca hayatta kalan hayvanların sayısı konusunda büyük bir bilinmezlik hakimdi.Точна кількість особин підвиду, які змогли пережити Громадянську війну в Анголі, невідома.
Kimi sözcüklerin ise nereden gelindiği bilinmez.Немає одностайності в тому звідки вони з'явились.
(Honaz’da akrabamız vardır ama bilinmez) Biz hiç keçi beslememişiz.Neboť my bez nich nemůžeme býti učiněni dokonalými; ani oni bez nás nemohou býti učiněni dokonalými."
Annesi hakkında çok bir şey bilinmez, lakin öldüğü söylenmiştir.O jeho matce nevíme nic, ale několikrát o ní mluvil.
Doğada ne kadar yaşadıkları bilinmez, hayvanat bahçesinde 9 - 10 yıl yaşarlar.Délka života v přírodě je neznámá, zvířata v zajetí žila 9 až 11 let.
Doğum yılı kesin olarak bilinmez, 1720-1730 arasında doğmuş olduğu tahmin edilir.Rok narození není přesně znám, ale je to kolem roku 1970–1980.
Ayrıca ne zaman ortadan kalkacağı da bilinmez.Nu se știe când vei mai avea nevoie de el.
Ölümün bilinmezliği insana hayatın bilinen acılarından daha heyecanlan verici geliyor." demiştir.Incertitudinea ei este mai încântătoare decât orice suferință a vietii””.
Neden olduğu bilinmez sebeblerden dolayı bu eşyaların değerlerine hiç bakılmadan hemen hepsi tahrip edilmişti.Într-o clipă au fost uitate toate meritele pe care le avea Stere.
Yaşı bilinmez.Vechimea ei este necunoscută.
Bir pn asal kuvvetinin bir yandaş sayı olup olmadığı bilinmez.Nem ismert, hogy egy pn prímhatvány lehet-e barátságos szám.
Tyrion Lannister, yeni müttefikler edinmiş, bilinmezlerle dolu bir serüvene çıkmıştır.Tyrion Lannister, az Ördögfióka váratlan kitérőkkel teli útra indul.
Familyadaki birçok balığın ilişkileri pek iyi bilinmez.A parkban élő halfajok nem ismertek eléggé.
Kimi sözcüklerin ise nereden gelindiği bilinmez.Biztos vagyok benne, hogy az emberek tudják, honnan jött.
Adları bilinmez.Nevük ismeretlen.
Michael Fader'ın hatırladığına göre: "Her şey o kadar çabuk gelişti ki bilinmezlikte kaybolurdun.Michael Fader muisteli, että ”Asiat tapahtuivat niin nopeasti, että niitä ei oikein edes ehtinyt huomata.
Yazarın gerçek kimliği kesin olarak bilinmez.Kirjoittajan henkilöllisyydestä ei ole kuitenkaan varmuutta.
Korosunun olup olmadığı bilinmez.En tiedä itkisinkö vai nauraisinko.
Bordurya hakkında çok şey bilinmez, çünkü her zaman biraz kendi içine kapanık bir ülke olmuştur.Borduriasta ei erityisemmin kerrota paljoakaan, sillä maa on suljettu valtio.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bilinmez ile cümle - Sayfa 2 - bilinmez kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App