bilinçsiz ile cümle

bilinçsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Gözdağı verme, bilinçli ya da bilinçsizce yapılabilir.Tarkkaavaisuus voi olla joko tiedostamatonta tai tietoista.
Oysaki sadece bilinçsiz kalmıştır.Tämän jälkeen hän vaipui tajuttomaksi.
Bu arada Catelyn Stark ise Winterfell'da bilinçsiz şekilde yatan oğlu Bran'ın başında bekler.Στο ενδιάμεσο, η Catelyn Stark, θρινεί τον γιο της, Bran, ο οποίος κείται αναίσθητος στο έδαφος.
Bu arada Catelyn Stark ise Winterfell'da bilinçsiz şekilde yatan oğlu Bran'ın başında bekler.I mellemtiden i Winterfell en våger sørgende Catelyn Stark over sin bevidstløse søn Bran.
Sizin vardığınız fikirlere ve sonuçlara ben de varmış olmalıyım, ama içgüdüsel ve bilinçsiz olarak.De ideer og konklusjoner som du trekker nå, ligner på mine egne, men (de var) instinktivt, ubevisst.
Böyle bir kişi bilinçsiz ve her istenen şeyi sorgusuzca yapan bir köleye dönüşür.En slik person er en vismann som avstår fra all formålsrettede og aktive handlinger.
Ama bu bilinçsiz bir şekilde gerçekleşti.Det kom uten forvarsel.
Bart umutsuz bir şekilde yürür ve bilinçsizce, kendi kendine Fransızca konuşmaya başlar.Tanpa berbicara menggunakan bahasa Prancis, dia mulai putus asa mencari istrinya.
Dolayısıyla uyuşturucu ile gelen ölümleri bilinçsizlik ile ilişkilendirmiştir.Dengan demikian, secara tidak sadar terkait juga dengan kematian.
Bran, kuleden Jaime Lannister tarafından atılıp düştüğünden beri bilinçsiz halde komada yatıyordur.Bran đã bị hôn mê hơn một tháng kể từ khi bị Jaime Lannister ném khỏi tháp.
Bu arada Catelyn Stark ise Winterfell'da bilinçsiz şekilde yatan oğlu Bran'ın başında bekler.Trong khi đó, ở Winterfell, Catelyn Stark đau buồn khi con trai bà là Bran bất tỉnh.
Bilinçsiz yapıldığından ne kadar uğraşılsa da bir yararı olmayacaktır.Nếu không có duyên cớ mà vẫn xem thì không hiệu nghiệm.
Böyle bir yanlılık, katılımcılar tarafından ya kasıtlı olarak ya da tamamen bilinçsizce yapılmış olabilir.Những lỗi này có thể là ngẫu nhiên hay cố ý, gây ra.
Bu arada Catelyn Stark ise Winterfell'da bilinçsiz şekilde yatan oğlu Bran'ın başında bekler.一方、ウィンターフェルではキャトリンが意識のない息子ブランを看病する。
Hakem ringin dışında yerde bilinçsiz yatıyordu.カーンは左フックが空振りふらついてそのままリング中央に失神。
Gözdağı verme, bilinçli ya da bilinçsizce yapılabilir.随意に開閉したり、無意識に閉じられたり瞬きしたりする。
Bart umutsuz bir şekilde yürür ve bilinçsizce, kendi kendine Fransızca konuşmaya başlar.德鲁比移动的很慢,昏昏欲睡,并且说着一口很单调无味的英语。
Bu işlemlerin tamamı zararlı anlamına gelmez ve bilinçsiz kullanımda sisteme büyük hasar verebilir.确保可能出现的任何失效不会伤害到消费者或者严重影响系统。
Bilinçsiz yapıldığından ne kadar uğraşılsa da bir yararı olmayacaktır.그러나 채무자의 고의나 과실없이 이행할 수 없게 된때에는 그러하지 아니하다.
Gözdağı verme, bilinçli ya da bilinçsizce yapılabilir.Това може да стане съзнателно или несъзнателно.
Oysaki sadece bilinçsiz kalmıştır.Той пада в безсъзнание.
Bu işlemlerin tamamı zararlı anlamına gelmez ve bilinçsiz kullanımda sisteme büyük hasar verebilir.Машините заслужават ли да имат права и могат ли съзнателно да навредят на някого?
Yüzyıllarca süren kesimler ve bilinçsiz kullanım sonucunda, buralardaki meşe ve ardıç ormanları yok olmuştur.Вследствие на тази неконтролирана и стихийна сеч вековните добруджански гори изчезват.
Böyle bir yanlılık, katılımcılar tarafından ya kasıtlı olarak ya da tamamen bilinçsizce yapılmış olabilir.No, sudac može i previdjeti prekršaj, bilo namjerno ili slučajno.
Oysaki sadece bilinçsiz kalmıştır.Následne ostal ležať v bezvedomí.
Bilişsellik ya da bilişsel süreçler doğal ya da yapay; bilinçli ya da bilinçsiz olabilir.Izotopi so lahko naravni ali umetno pripravljeni ter stabilni ali nestabilni.
Bilinçli düşünme-bilinçsiz düşünme.Nezavestnemu nikoli ničesar ne dajajmo v usta.
Günümüzde ormanlık aranlar bilinçsizlik nedeniyle çok azalmıştır.Danes je lov ostro obsojen kot neustrezen.
Oysaki sadece bilinçsiz kalmıştır.Obležal je v nezavesti.
Oysaki sadece bilinçsiz kalmıştır.Jis vis dar jaučiasi izoliuotas.
Bilinçsiz kullanımı zehirlenmelere hatta ölümlere neden olabilir.Mürkseente söömine võib inimesel põhjustada mürgistust või isegi surma.
Sakınılması gereken tek sebep sadece bilinçsizlik değildir.Üksi ronimine ei tähenda tingimata julgestuse puudumist.
2050 yılından bir TEDTalk nasıl olur hakkında bir videomuz var. "Bilinçsizlik, Nedir?"意識とは何か?
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Ale nevědomě provádějí tyto poměrně složité propočty, které jim poskytnou měřítko podmíněné pravděpodobnosti.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Ale nevedomky robia zložité výpočty, ktoré im určia hodnotu podmienenej pravdepodobnosti.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.그러나 무의식적으로 조건적인 확률 측정을 제시하는 이러한 매우 복잡한 계산을 하고 있습니다.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Maar onbewust doen ze die vrij ingewikkelde berekeningen die hun een voorwaardelijke kansberekening opleveren.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Vendar nezavedno izvajajo te kar zapletene izračune, ki jim bodo povedali mero pogojne verjetnosti.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Але несвідомо, вони роблять ці доволі складні підрахунки, що дають їм вимірювання умовної ймовірності.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Но подсознательно они проводят эти сложные вычисления, которые дают им данные по условной вероятности.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.אבל באופן לא מודע הם עושים חישובים די מסובכים שנותנים להם כלי למדידת ההסתברות המותנית.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.ولكن دون وعي منهم، يقومون بتلك الحسابات المعقدة للغاية والتي ستعطيهم مقياسا من الاحتمال الشرطي.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.極めて複雑な計算をして 条件付き確率論を使いこなしているのです もう一つは
Bence bunu tam da şu an yapıyoruz, fakat bilinçsizce yapıyoruz.Azt gondolom, hogy most is ezt csináljuk, csak öntudatlanul.
Bence bunu tam da şu an yapıyoruz, fakat bilinçsizce yapıyoruz.Cred că o facem chiar acum, dar în mod inconștient.
Bence bunu tam da şu an yapıyoruz, fakat bilinçsizce yapıyoruz.Creo que ya lo estamos haciendo, pero de manera inconsciente.
Bence bunu tam da şu an yapıyoruz, fakat bilinçsizce yapıyoruz.Ich denke, dass wir es bereits tun, allerdings unbewusst.
Bence bunu tam da şu an yapıyoruz, fakat bilinçsizce yapıyoruz.Jeg mener at vi gør det lige nu, men vi gør det ubevidst.
Bence bunu tam da şu an yapıyoruz, fakat bilinçsizce yapıyoruz.Je pense que nous le faisons déjà, mais nous n'en sommes pas conscients.
Bence bunu tam da şu an yapıyoruz, fakat bilinçsizce yapıyoruz.우리가 지금 그일을 하고 있다고 생각합니다. 하지만 우리는 무의식적으로 그일을 하고 있지요.
Bence bunu tam da şu an yapıyoruz, fakat bilinçsizce yapıyoruz.Myślę, że już to robimy, choć na razie nieświadomie.
Bence bunu tam da şu an yapıyoruz, fakat bilinçsizce yapıyoruz.Myslím si, že to robíme práve teraz, ale robíme to nevedome.
Bence bunu tam da şu an yapıyoruz, fakat bilinçsizce yapıyoruz.Myslím, že to děláme právě teď, ale děláme to nevědomky.
Bence bunu tam da şu an yapıyoruz, fakat bilinçsizce yapıyoruz.Penso che lo stiamo già facendo adesso anche se in modo inconsapevole.
Bence bunu tam da şu an yapıyoruz, fakat bilinçsizce yapıyoruz.Penso que o estamos a fazer agora mesmo, mas estamos a fazê-lo inconscientemente.
Bence bunu tam da şu an yapıyoruz, fakat bilinçsizce yapıyoruz.Saya pikir kita sedang melakukannya sekarang dengan tidak sadar.
Bence bunu tam da şu an yapıyoruz, fakat bilinçsizce yapıyoruz.Tôi nghĩ chúng ta đang thực hiện điều đó, nhưng thực hiện một cách vô thức.
Bence bunu tam da şu an yapıyoruz, fakat bilinçsizce yapıyoruz.Νομίζω ότι το κάνουμε ακριβώς τώρα, αλλά το κάνουμε ασυνείδητα.
Bence bunu tam da şu an yapıyoruz, fakat bilinçsizce yapıyoruz.Смятам, че ние правим това дори сега, но го правим без да се замисляме.
Bence bunu tam da şu an yapıyoruz, fakat bilinçsizce yapıyoruz.Я считаю, мы делаем это прямо сейчас, но бессознательно.
İlgili Sayfalar