bilinçsiz ile cümle

bilinçsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kendilerine verdiğimiz rızıklardan bilinçsizlere bir pay ayırırlar.They set aside a portion of the food We have given them for those they do not know.
Bu kez bilinçsiz yakalanmaya izin vermeyeceğiz." dedi.We will not allow ourselves to be caught unaware this time."
Son savaşta, Geralt bilinçsizce devrilir o esnada Javed ve Profesör tekrardan kaçar.In the final fight, Geralt is knocked unconscious as Javed and the Professor flee again.
Naziler onu bilinçsiz şekilde buldu.The Nazis found her unconscious.
Bilinçsiz odizm, işiten insanları sağırlar veya işitme engellilere tercih etmektir.Dysconscious audism favors what is normal for hearing people.
Arka koltukta ise Ray'in ameliyattan çıkardığı bir hasta bilinçsizce yatmaktadır.In the back seat, a seriously ill patient who Ray extracted from surgery lies unconscious.
Çevrilen metin üzerinde potansiyel ve varsa muhtemelen bilinçsiz bir etki vardır.There is a potential, and, if present, probably an unconscious effect on the translated text.
Sorgulama sırasında yeni anılar ekilebilir ve eskileri bilinçsizce değiştirilebilirdi.New memories can be implanted and old ones unconsciously altered under interrogation.
Edinç, konuşmacının dili hakkındaki bilinçsizce kazandığı bilgilerini gösterir.Sie bezeichnet das unbewusste Wissen eines Sprechers über seine Sprache.
Oysaki sadece bilinçsiz kalmıştır.Sie soll unbewusst bleiben.
Bilinçsiz yapıldığından ne kadar uğraşılsa da bir yararı olmayacaktır.Weil dies ohne das Bewusstsein stattfindet, ist hierfür keine bewusste Anstrengung nötig.
Bilmedikleri konular üstüne söz yürüten bilinçsizler de vız gelir bana!Und dann gibt es ja auch noch den Geschmack, über den sich bekanntlich nicht streiten läßt!
Bu varsayımlar kısmen bilinçsiz şekilde ortaya çıktığından genellikle kültürel olarak gizlenilmektedir.Da diese Einschätzungen teilweise unbewusst ablaufen, werden sie kulturell oft verleugnet.
Bu arada Catelyn Stark ise Winterfell'da bilinçsiz şekilde yatan oğlu Bran'ın başında bekler.Pendant ce temps, à Winterfell, une triste Catelyn Stark veille sur son fils Bran toujours inconscient.
Gözdağı verme, bilinçli ya da bilinçsizce yapılabilir.Elle peut être soit consciente soit inconsciente.
Günümüzde ormanlık aranlar bilinçsizlik nedeniyle çok azalmıştır.Ces forêts sont aujourd’hui faiblement représentées à cause de l’exploitation non contrôlée.
Diğer oyuncunun rahatsız olacağı hareketleri bilinçsizce yapabilirler.C'est aux autres joueurs de décider s'il est confus.
Çoğu zaman bilinçsizdi.Estuvo inconsciente la mayor parte del tiempo.
Bu arada Catelyn Stark ise Winterfell'da bilinçsiz şekilde yatan oğlu Bran'ın başında bekler.Mientras tanto, en Invernalia, una dolida Catelyn Stark cuida de su inconsciente hijo Bran.
Gözdağı verme, bilinçli ya da bilinçsizce yapılabilir.Puede ver el futuro consciente e inconscientemente.
Ama bu bilinçsiz bir şekilde gerçekleşti.Pero de una manera más inconsciente.
Böylece Deidara Gaara'nın bilinçsiz bedenini de alarak güçbela kaçmayı başarmıştır.Al final, logran quemar el cuerpo de Desjardin.
Böyle bir yanlılık, katılımcılar tarafından ya kasıtlı olarak ya da tamamen bilinçsizce yapılmış olabilir.Un tale tipo di pregiudizio da parte dei partecipanti potrebbe essere deliberato o completamente inconscio.
Gözdağı verme, bilinçli ya da bilinçsizce yapılabilir.L'interferenza può essere conscia o inconscia.
Sandeep bilinçsiz olarak hastaneye yüzünün iki parçası plastik bir torbada ulaşmıştır.Сандипу доставили в больницу без сознания с двумя фрагментами кожи лица в полиэтиленовом пакете.
Oysaki sadece bilinçsiz kalmıştır.Некоторые были без сознания.
Gözdağı verme, bilinçli ya da bilinçsizce yapılabilir.Может быть как направленным, так и неосознанным.
Ama bu bilinçsiz bir şekilde gerçekleşti.Наверно, я делал это вполне бессознательно.
Bran, kuleden Jaime Lannister tarafından atılıp düştüğünden beri bilinçsiz halde komada yatıyordur.Бран (Айзек Хэмпстед-Райт) впал в кому после того, как Джейме Ланнистер сбросил его с башни.
Türün en büyük sorunu yasa dışı ve bilinçsiz avlanmadır.Раса Адвошши самая скрытая и неизвестная раса.
Bilinçsiz kullanımı zehirlenmelere hatta ölümlere neden olabilir.الجرعة المفرطة قد تؤدي إلى التسمم أو الموت.
Bu arada Catelyn Stark ise Winterfell'da bilinçsiz şekilde yatan oğlu Bran'ın başında bekler.Enquanto isso, em Winterfell, uma aflita Catelyn Stark cuida de seu filho inconsciente, Bran.
Oysaki sadece bilinçsiz kalmıştır.Esta fica inconsciente por um bocado.
Bunun nedeni bilinçsiz ağaç kesimidir.É o caule exclusivo das árvores.
Ama bu bilinçsiz bir şekilde gerçekleşti.Mas, em mais de uma maneira inconsciente.
Bilinçli düşünme-bilinçsiz düşünme.Não dê nada para uma pessoa inconsciente ingerir.
Bilinçsiz yapıldığından ne kadar uğraşılsa da bir yararı olmayacaktır.De nada vale o conhecimento se não se tornar útil.
Oysaki sadece bilinçsiz kalmıştır.Hij wordt bewusteloos.
Ama bu bilinçsiz bir şekilde gerçekleşti.Dit gebeurt onbewust.
Herkes bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde çeşitli korkulara kapılabilir.Elke dag neemt ieder mens beslissingen, bewust dan wel onbewust.
Sadece erkekler değil aynı zamanda bilinçsiz kadınlar de eleştirildi.Zo werden niet alleen vrouwen uitgesloten, maar ook immigranten.
Bilinçli düşünme-bilinçsiz düşünme.Bewust geen ‘allesweter’.
Hakem ringin dışında yerde bilinçsiz yatıyordu.De linkerklep stak aan alle zijden buiten de rechter uit.
Gözdağı verme, bilinçli ya da bilinçsizce yapılabilir.Życzenie może być świadome lub nieświadome.
Oysaki sadece bilinçsiz kalmıştır.Przebywając w niej była nieprzytomna.
Dolayısıyla uyuşturucu ile gelen ölümleri bilinçsizlik ile ilişkilendirmiştir.Istnieją podejrzenia, że jej zniknięcie ma związek z aferą narkotykową.
Bu bilinçsiz anlarından birinde, hizmetçilerden biri ona, Berenice'in öldüğünü ve gömüldüğü söyler.W pewnym momencie do jego pokoju wchodzi służący i informuje śmierci i pochówku Berenice.
Hakem ringin dışında yerde bilinçsiz yatıyordu.Ganek usytuowany był niesymetrycznie, w prawej części frontowej elewacji.
Bart umutsuz bir şekilde yürür ve bilinçsizce, kendi kendine Fransızca konuşmaya başlar.Bart går iväg, förtvivlad över sin egen dumhet, sedan börjar han omedvetet tala franska med sig själv.
Bilinçli düşünme-bilinçsiz düşünme.Ej att förväxla med Självmedvetande.
Bilinçsiz kullanımı zehirlenmelere hatta ölümlere neden olabilir.Förtäring eller inandning orsakar förgiftning som kan vara livshotande.
Oysaki sadece bilinçsiz kalmıştır.Pouze je v bezvědomí.
Gözdağı verme, bilinçli ya da bilinçsizce yapılabilir.Mohou být vědomá nebo nevědomá.
Bu bilinçsiz anlarından birinde, hizmetçilerden biri ona, Berenice'in öldüğünü ve gömüldüğü söyler.La un moment dat un servitor îl anunță că Berenice a murit și va fi îngropată.
Koma, şu anlamlara gelebilir; Koma: Bir kişinin altı saatten fazla süren bilinçsizlik durumu.În medicină, o comă este o stare de inconștiență care durează mai mult de șase ore.
Bilinçli düşünme-bilinçsiz düşünme.Nu confundați cu Memorie.
Hakem ringin dışında yerde bilinçsiz yatıyordu.Capela din partea dreaptă arăta la stema necunoscută.
Sizin vardığınız fikirlere ve sonuçlara ben de varmış olmalıyım, ama içgüdüsel ve bilinçsiz olarak.Azok az ötletek és következtetések, amelyeket önök ezáltal kapnak, ösztönösek és tudattalanok.
Gözdağı verme, bilinçli ya da bilinçsizce yapılabilir.A gondolatok lehetnek tudatosak vagy tudattalanok.
Oysaki sadece bilinçsiz kalmıştır.Akkor is csak tudatlan emberek.
İlgili Sayfalar