bilinçli ile cümle
bilinçli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Attaleiates’in Tarih'i, Bizans ordusunun çöküşü üzerine bilinçli bir şekilde inşa edilmiş bir anlatımdır.L’Histoire est un exposé construit avec soin du déclin militaire de Byzance.
Bilinçli yapılan bu tahribin nedeni konusunda bir açıklama yoktur.Aucune explication n'est faite quant à la cause précise de cette spirale descendante.
Yepyeni görüşler getiren ünlü "Sanat" şiiri, memleketçi şiirin ilk bilinçli bildirisi kabul edilir.Le Premier Narrateur reçoit, comme on l'a dit, les confidences du groupe des vieillards.
Ancak onu henüz bilinçli olarak kontrol edemiyor.Il la maîtrise inconsciemment.
Tek başına bilinçlilik yeterli değildir.Mais le relief seul n'est pas déterminant.
Ama bu karmaşıklığın bilinçli olduğunu düşünmüyorum.Mais cette vision d'ambiance est non consciente.
Ben sözümü bozduysam bunu bilinçli yapmadım.Si rompo yo mi promesa, no lo hice conscientemente.
Bunu bilinçli bir şekilde yapıp yapmadıkları bilinmiyor fakat oldukça sembolik olduğu bir gerçek.Así que no, no conscientemente, pero hay paralelismos, obviamente.
Bu inanışta sorgulayıcı tutum, inanarak kabul etme, bilinçli olarak edimlerde bulunma savunulmaktadır.Pero subamos y tirémoslo hacia abajo, para que tengan miedo y no le crean».
Çünkü bu yapılan bilinçli, küstahça bir provokasyon. (...)Luego hice, como debe ser, ese inevitable paso fugaz por Derecho. (...)
Gözdağı verme, bilinçli ya da bilinçsizce yapılabilir.Puede ver el futuro consciente e inconscientemente.
Bu giyim tarzı bilinçli olarak bir moda akımına evrilmemiştir.Estas casas ya no se consideran alta costura en sentido estricto.
İlk bilinçli modern fizik Frederick Soddy ile birlikte uygulandı.Consiguió la primera transmutación artificial con la colaboración de su discípulo Frederick Soddy.
Bulunan kemiklerde belirgin kırık ve çatlaklar vardı ve bunlar bilinçli bir şekilde yapılmış gözüküyordu.Tenían los pies destrozados y eran fácilmente reconocibles.
Resimleri daha büyük, daha iddialı ve ve daha bilinçli tasarlanmış hale geldi.Eran días imaginarios pero más calientes, más deseados y perfumados.
Gözdağı verme, bilinçli ya da bilinçsizce yapılabilir.L'interferenza può essere conscia o inconscia.
Adaya ilk uğrayan türler, rüzgârın sürüklediği ya da bilinçli olarak buraya gelen uçan böcekler olmuştur.I primi arrivi furono insetti volanti, portati sull'isola dal vento o con le proprie forze.
Bilinçli yapılan bu tahribin nedeni konusunda bir açıklama yoktur.Non è facile spiegare il perché di questa manovra suicida.
Ancak onu henüz bilinçli olarak kontrol edemiyor.Tuttavia non è ancora in grado di controllarla a proprio piacere.
Güneş Bilinçlilik demektir.Lo spirito comprende la coscienza.
Anakin'in seçimi Padme'yi yaşama isteğinden koparmış ve doğum sırasında bilinçli ölüme itmiştir.Anakin è tormentato da incubi in cui vede Padmé morire a causa del parto.
Resimleri daha büyük, daha iddialı ve ve daha bilinçli tasarlanmış hale geldi.Живопись его стала строже, продуманнее.
Bir gece, bilinçli olarak arabasıyla duvara çarpar ve kıl payı hayatta kalır.Однажды ночью он врезался на своём автомобиле в стену и чудом остался жив.
Ayrıca, ressam tarafından bilinçli bir şekilde birbirlerinden uzağa yerleştirilmişlerdi.Вероятно, они были отправлены печатнику отдельно.
Bellek, yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücüdür.Правда мысли и воспоминания то и дело уводят его в прошлое, где он был так счастлив.
Fakat, Abasıyanık'ın bu açıklamasında bilinçli bir şekilde mi eseri roman olarak anmadığı bilinmemektedir.Но они ещё не знают, на что способен этот, казалось бы, непримечательный кусок студня.
Bu anımsama tereddüt ya da bilinçli bir çaba olmadan gerçekleşir.Эта разница определяет, сознательно или бессознательно происходят воспоминания.
Gözdağı verme, bilinçli ya da bilinçsizce yapılabilir.Может быть как направленным, так и неосознанным.
Kurbanlar kendilerine şırınga edilince ölümünün son anına kadar tam olarak bilinçli oluyordu.От жертв до последнего момента скрывали, что их ожидает смерть.
Yapay seçilim, canlı popülasyondaki istenilir bir özelliğin bilinçli olarak seçilimidir.Тест на способность предсказать популярные блюда в определённой социальной среде.
Kızkardeşi "her zaman bilinçli bir Yahudi" olduğunu söyledi.Моя мама всегда называла отца истинным интеллигентом.»
Bu giyim tarzı bilinçli olarak bir moda akımına evrilmemiştir.Как дизайнер, он не шел на поводу у моды.
Tek başına bilinçlilik yeterli değildir.ومن ثم الوعي وحده لا يكفي بتاتا.
Duygusal bellek bilinçli olarak ulaşılabilirdir, fakat güçlü, bilinçdışı fizyolojik tepkiler oraya çıkarır.الذكريات العاطفية متوفرة بوعي، ولكنها تثير رد فعل فسيولوجي قوي لا واعي.
Bunu bilinçli bir şekilde yapıp yapmadıkları bilinmiyor fakat oldukça sembolik olduğu bir gerçek.أراهن أنك لا تعلم (يشبه موضوع غريب لكنه حقيقي، لكنه إصدار موسمي).
Farkındalık: Farkındalık bilinçli olarak dikkatimizi o anki deneyimlerimize yoğunlaştırmamızdır.لذلك علينا أن نكون سعداء أنه يبشّرنا بصورة غاية في الذكاء.
Bilinçli yapılan bu tahribin nedeni konusunda bir açıklama yoktur.و لا يوجد تفسير لهذه الظاهرة المعروفة.
Örtülü ateizm – "Bilinçli bir reddiyede bulunmaksızın teistik inançların noksanlığı"."الصادق بوعبان الذي لا أعرفه - آراء حرة".
Modeller, özellikle de çıplak model, bilinçli olarak doğal olmayan bir şekilde çizilmişti.و و ضعية العارضات التى كانت تُرسم و خاصة العاريات توضح أن الرسم لم يكن في الطبيعة.
Gerçek mesajların varlığı hakkında bilinçli bir tahminde bulunmak bile trafik analizini kolaylaştıracaktır.Mesmo a adivinhação informada sobre a existência de mensagens reais facilitaria a análise do tráfego.
Tek başına bilinçlilik yeterli değildir.Por isso, a consciência sozinha, de longe, não é suficiente.
I. Tür - α ve II. Tür - β tipi hatalar bilinçli olarak yapılan hatalardır.Erro do tipo I e Erro do tipo II - conceitos de estatística.
Çünkü bu yapılan bilinçli, küstahça bir provokasyon. (...)Faz brilhante e eloquentemente. (...)
Bu giyim tarzı bilinçli olarak bir moda akımına evrilmemiştir.De qualquer maneira, ele originou inconscientemente uma nova moda.
Bu bilinçli olarak yapılmış bir çerçevedir.E trata-se de uma imitação consciente.
Bilinçli düşünme-bilinçsiz düşünme.Não dê nada para uma pessoa inconsciente ingerir.
Kızkardeşi "her zaman bilinçli bir Yahudi" olduğunu söyledi.A família é judia, e seu sobrenome "é um extenso sobrenome judaico."
Bu bilinçli olarak yapılmış bir çerçevedir.Het betreft zonder twijfel een bewust geredigeerde verzameling.
Herkes bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde çeşitli korkulara kapılabilir.Elke dag neemt ieder mens beslissingen, bewust dan wel onbewust.
Bilinçli düşünme-bilinçsiz düşünme.Bewust geen ‘allesweter’.
Bu bilinçli olarak seçilmiş bir tarihti.Was het een bewuste keuze?
Resimleri daha büyük, daha iddialı ve ve daha bilinçli tasarlanmış hale geldi.Zijn stijl werd eleganter en vooral ook gedetailleerder.
Rıza Şah, İran'ın ancak bilinçli bir halka sahip olursa ayakta kalabileceğine inanıyordu.Slechts door pure mankracht had Iran zich staande kunnen houden.
Güneş Bilinçlilik demektir.Jak to jest być świadomym.
Çünkü bu yapılan bilinçli, küstahça bir provokasyon. (...)To śmieszne i poniżające zarazem (...).
Gözdağı verme, bilinçli ya da bilinçsizce yapılabilir.Życzenie może być świadome lub nieświadome.
Bilinçli yapılan bu tahribin nedeni konusunda bir açıklama yoktur.Nie jest znana odpowiedź na pytanie skąd ta nierównowaga się bierze.
Sanatçı, sanat eseri yaratımına bilinçli olarak katkıda bulunan bir kişidir.Autorem jest osoba fizyczna, która wniosła twórczy wkład do utworu.
Bazısı Fransız dizaynının bilinçli benzetmeleriydi.Różni się od znanych dzieł francuskich impresjonistów.
Çünkü bu yapılan bilinçli, küstahça bir provokasyon. (...)Där rådde en hemsk, utmattad tystnad (...)