Aklı ile hüküm verenler onu bilgili kimselere helal etti.Il y a ceux qui abattirent les chênes; ceux qui les scièrent.
Akıllı, bilgili ve eğitimli olan Ani Hatun, "Hace-i Zenan (Kadınların Hocası)" lakabıyla anılmıştır.Le ʿālim est celui qui détient la science (ʿilm), mot de la racine verbale عَلَمَ , savoir, connaissance.
Çok sıradandır, dakiktir ve epey bilgilidir.Tout est compté, minuté et pointé.
İki çocuk babası, üç torun sahibi, çok bilgili hoş sohbetli bir insandır.Père de trois enfants, il est un adepte des saines habitudes de vie.
Buna rağmen çok bilgili ve çok zeki bir insandı.Cependant, nous savons qu’elle était une femme forte et intelligente.
O çok bilgilidir.Ella es muy sabia.
Tom bilgili ve tecrübeli bir adamdır.Tom es un hombre de sabiduría y experiencia.
Aynı zamanda bilgili bir tarihçi, iyi bir yazar olup ve astrolojiyi biliyordu.También fue conocido como historiador, astrónomo, y escritor.
Carnero işlerini biran önce bitirmek istemektedir ve Czipra'yı bir bilgili tanık olarak çağırır.El comisionado le sugiere que siga adelante con el trabajo y llame a Czipra como testigo.
Yıl Turnuvası'nın açılışını Bilgili yapacak".«Se adelanta el inicio del torneo provincial».
Genetik hafıza sayesinde doğuştan bilgilidirler.Effettivamente c'è una base scientifica riguardante la memoria genetica.
"Bu ülkede ilgililer bilgisiz, bilgililer de ilgisizdir."«Время слепо, а человек невежествен».
Buna rağmen çok bilgili ve çok zeki bir insandı.Но при этом он был весьма умным и образованным человеком.
Carnero işlerini biran önce bitirmek istemektedir ve Czipra'yı bir bilgili tanık olarak çağırır.O Comissário sugere continuar com o trabalho e chamar Czipra como testemunha.
İki çocuk babası, üç torun sahibi, çok bilgili hoş sohbetli bir insandır.O filho deles, Duda, é um valentão mimado que apresenta excesso de peso.
Buna rağmen çok bilgili ve çok zeki bir insandı.Mas, apesar do tamanho, era um menino muito esperto e inteligente .
Bilgili bir köpektir.Cão esperto.
São Pedro papa, en bilgili Portekiz okulundan.São Pedro papa, da escola portuguesa mais erudita.
Yıl Turnuvası'nın açılışını Bilgili yapacak".Het duel was de openingswedstrijd van het toernooi.
Aklı ile hüküm verenler onu bilgili kimselere helal etti.De Mon zijn ook, voor zover het gebruik betreft, duidelijk verwant aan de huismerken.
Süleyman'ın bilgili adamlarından biri de "Gözünü açıp kapamadan ben onu sana getiririm" der.Przypisywał jej cuda, które inni przypisywali jemu: "Ja cudów nie czynię!
Ligeia, anlatıcının daha önce hiçbir kadında görmediği derecede bilgilidir.Ligeję cechuje nietuzinkowa inteligencja, jakiej narrator jeszcze nie widział u żadnej kobiety.
Bir kara kutu modeli, önceden bilgili bir bilgi bulunmayan bir sistemdir.Szkielet taki to właściwie gotowy system ekspertowy pozbawiony wiedzy.
Çok bilgilidir.Du är välinformerad.
Serdar Bilgili 7.363 geçerli oyun 4.078'ini aldı.« Finsko byla ve vedení 3 073 kol.
Bu edebi gönderme karakterin klasik metinler hakkında bilgili olduğunu gösterir.Cíl těchto gramatiků byl pochopit klasické spisy.
Ligeia, anlatıcının daha önce hiçbir kadında görmediği derecede bilgilidir.Naratorul afirmă că Ligeia este extrem de inteligentă, „cum niciodată n-am mai văzut la vreo femeie”.
Lord Yupa: Çok iyi bir savaşçı olduğu kadar da bilgili bir insandır.Ca și Doc, este o luptătoare pricepută.
Mübarek, kutlu ayrıca yetenekli, bilgili demektir.Meșteșug Meșteșugul înseamnă deopotrivă meserie, profesiune, dar și pricepere, îndemânare, abilitate, talent.
Görünüşe göre bilgili bir insan.După toate aparenţele, e un om învăţat.
"Bu ülkede ilgililer bilgisiz, bilgililer de ilgisizdir.""Intelligence: Knowns and unknowns".
Bilgili bir köpektir.Det er en allergivenlig hund.
Ama Kral -ruhu Kral Tanrı tarafından hayat yumağına sarılsın- bilgeydi, bilgili bir İsrailoğlu çağırttı.Men den samme Gud har seg allerede i frelseshistorien til det utvalgte folk, Israel, åpenbart.
Birçok sanat dalında da bilgili bir insandı." demiştir.Dikiranya banyak yang menyanjung, padahal yang mengetahuinya akan memalingkan muka.
Bir kara kutu modeli, önceden bilgili bir bilgi bulunmayan bir sistemdir.Mô hình hộp đen mà một hệ thống mà thông tin có sẵn về hệ thống là không có.
Aynı zamanda bilgili bir tarihçi, iyi bir yazar olup ve astrolojiyi biliyordu.Ông cũng là một sử gia có hiểu biết, một nhà văn tốt và là nhà chiêm tinh học đại tài.
Aklı ile hüküm verenler onu bilgili kimselere helal etti.そうした知識に通じた者を有識者(ゆうそくしゃ)と呼んだ。
Birçok sanat dalında da bilgili bir insandı." demiştir.對於幾次重大的知識困乏時代,他就如同救世主一般」。
Akıllı, bilgili ve eğitimli olan Ani Hatun, "Hace-i Zenan (Kadınların Hocası)" lakabıyla anılmıştır.” 王戎善於清談,知者謂其“超然玄著”,以精辟的品評與識鑑而著稱。
Rossini hakkında "O bir dahi kadar bilgili ve bilge kadar dahi olan tek müzisyendi." demiştir.조아키노 로시니는 모차르트가 "천재성만큼 지식을 가지고 있으며, 지식만큼 천재성을 가지고 있는 유일한 음악가"라고 말했다.
Aynı zamanda bilgili bir tarihçi, iyi bir yazar olup ve astrolojiyi biliyordu.הוא גם היה בעל ידע בהיסטוריה, בעל כישרון כתיבה וידע באסטרולוגיה.
Yıl Turnuvası'nın açılışını Bilgili yapacak".Стадионът домакинства мача на откриването на турнира.
Bir kara kutu modeli, önceden bilgili bir bilgi bulunmayan bir sistemdir.Model crne kutije je sustav za koji ne postoje a priori informacije.
Geçmişte tahsilli, bilgili kişiye münevver denilirdi.V minulosti sa licitovalo vyslovením príslušnej hlášky.
Buna rağmen çok bilgili ve çok zeki bir insandı.Údajne bola veľmi krásna a inteligentná.
Ligeia, anlatıcının daha önce hiçbir kadında görmediği derecede bilgilidir.Milan takto múdro Aliho ešte nepočul rozprávať.
Kendisini oldukça bilgili zanneden İrfan Galip etrafındaki halkı bu konuda bilgilendirmek zorunda hisseder.Ker vodja ve, da ima podrejeni na svojem področju veliko znanja in izkušen, mu to področje prepusti.
Biyografisinde Suetonius onu, seçkin muhabbetli, bilgili ve eğitimli bir delikanlı olarak tasvir eder.Biografijoje Svetonijus jį apibūdina kaip išsilavinusį, gražiai kalbantį jaunuolį.
Bu kişinin bilgili eğitimli ya da zeki olması pek de önemli unsurlar değildir.Selleks ei pruugu sul olla õpetlane ega tark.
Bir kara kutu modeli, önceden bilgili bir bilgi bulunmayan bir sistemdir.Must kast on mudel, mis ignoreerib mehhanismi.
007 gibi düşünceli, çok bilgili misiniz?Apakah kau berhati-hati, rumit seperti 007?
007 gibi düşünceli, çok bilgili misiniz?Ben je bewust, verfijnd zoals 007?
007 gibi düşünceli, çok bilgili misiniz?Consapevoli? Sofisticati come 007?
007 gibi düşünceli, çok bilgili misiniz?Czy jesteście rozważni i wyrafinowani jak 007?
007 gibi düşünceli, çok bilgili misiniz?¿Eres consciente, sofisticado como 007?
007 gibi düşünceli, çok bilgili misiniz?Er man opmærksom, sofistikeret som 007?
007 gibi düşünceli, çok bilgili misiniz?Eşti atent şi sofisticat ca agentul 007?
007 gibi düşünceli, çok bilgili misiniz?Êtes-vous soucieux, sophistiqué comme 007?
007 gibi düşünceli, çok bilgili misiniz?Gondolkodó, kifinomult, mint a 007-es?
007 gibi düşünceli, çok bilgili misiniz?Jste dbající, kultivovaní jako 007?