Onlar sadece bebeklik saflığı önermek, ama bir bilgelik açıklık deneyim.He ehdottavat ei pelkästään puhtaus lapsenkengissään, mutta viisaus selvitetään kokemus.
Onlar sadece bebeklik saflığı önermek, ama bir bilgelik açıklık deneyim.Ils suggèrent pas seulement la pureté de l'enfance, mais une sagesse clarifiée par expérience.
Onlar sadece bebeklik saflığı önermek, ama bir bilgelik açıklık deneyim.그들은 단지 초기의 순수하지 제안지만, 지혜에 의해 명확히
Onlar sadece bebeklik saflığı önermek, ama bir bilgelik açıklık deneyim.Mereka menyarankan bukan hanya kemurnian masa kanak-kanak, tetapi kebijaksanaan diperjelas oleh pengalaman.
Onlar sadece bebeklik saflığı önermek, ama bir bilgelik açıklık deneyim.Nie sugerują jedynie czystość powijakach, ale mądrości wyjaśnione doświadczenie.
Onlar sadece bebeklik saflığı önermek, ama bir bilgelik açıklık deneyim.No sugieren más que la pureza de la infancia, sino una sabiduría aclarado la experiencia.
Onlar sadece bebeklik saflığı önermek, ama bir bilgelik açıklık deneyim.Predlagajo ne le čistost povojih, ampak modrost pojasnjuje izkušenj.
Onlar sadece bebeklik saflığı önermek, ama bir bilgelik açıklık deneyim.Sie schlagen nicht nur die Reinheit der Kindheit, sondern eine Weisheit, die geklärt Erlebnis.
Onlar sadece bebeklik saflığı önermek, ama bir bilgelik açıklık deneyim.Tie naznačujú, nielen čistotu detstva, ale múdrosť objasnené skúsenosti.
Onlar sadece bebeklik saflığı önermek, ama bir bilgelik açıklık deneyim.Ty naznačují, nejen čistotu dětství, ale moudrost objasněny zkušenosti.
Onlar sadece bebeklik saflığı önermek, ama bir bilgelik açıklık deneyim.Zij suggereren niet alleen de zuiverheid van de kindertijd, maar een wijsheid verduidelijkt door ervaring.
Onlar sadece bebeklik saflığı önermek, ama bir bilgelik açıklık deneyim.Δεν προτείνουμε απλώς την καθαρότητα της παιδικής ηλικίας, αλλά μια σοφία διευκρινίστηκε από εμπειρία.
Onlar sadece bebeklik saflığı önermek, ama bir bilgelik açıklık deneyim.Вони припускають не тільки чистоту дитинстві, але мудрість пояснюється досвід.
Onlar sadece bebeklik saflığı önermek, ama bir bilgelik açıklık deneyim.Они предполагают не только чистоту младенчестве, но мудрость поясняется опыт.
Onlar sadece bebeklik saflığı önermek, ama bir bilgelik açıklık deneyim.Те показват не само чистотата на детството, но мъдрост, изяснени от опит.
Onlar sadece bebeklik saflığı önermek, ama bir bilgelik açıklık deneyim.הם מציעים לא רק את הטוהר של הילדות, אבל החוכמה הבהיר ידי
Onlar sadece bebeklik saflığı önermek, ama bir bilgelik açıklık deneyim.يقترحونه ليس مجرد نقاء الطفولة ، ولكن الحكمة التي أوضحها
Onlar sadece bebeklik saflığı önermek, ama bir bilgelik açıklık deneyim.経験。鳥がいたときそのような目が誕生されていない、
Ön lobların içinde bizi yaşama bağlayan... ...ve iyi kullanırsak... ...başarıya ulaştıran bilgelik var.Jika kita memiliki hikmat untuk membayar perhatian.
Ön lobların içinde bizi yaşama bağlayan... ...ve iyi kullanırsak... ...başarıya ulaştıran bilgelik var.이 아래 전두엽 속은 우리가 지혜로운 주의력을 가질수 있다면 인간의 삶을 지켜 줄지도 모릅니다.
Ön lobların içinde bizi yaşama bağlayan... ...ve iyi kullanırsak... ...başarıya ulaştıran bilgelik var.Les lobes frontaux... détiennent le secret de notre survie, si nous y prêtons attention.
Öyleyse bilgelik nereden geliyor? Aklın yeri neresi?A bölcseség honnan jõ tehát, és hol van helye az értelemnek?
Öyleyse bilgelik nereden geliyor? Aklın yeri neresi?A tedy odkiaľže prichodí múdrosť? A kde je miesto rozumnosti?
Öyleyse bilgelik nereden geliyor? Aklın yeri neresi?¿De dónde, pues, proviene la sabiduría? ¿Dónde está el lugar del entendimiento
Öyleyse bilgelik nereden geliyor? Aklın yeri neresi?De unde vine atunci înţelepciunea? Unde este locuinţa priceperii?
Öyleyse bilgelik nereden geliyor? Aklın yeri neresi?Di manakah sumbernya kebijaksanaan? Di mana kita mendapat pengertian
Öyleyse bilgelik nereden geliyor? Aklın yeri neresi?Donde, pois, vem a sabedoria? Onde está o lugar do entendimento?
Öyleyse bilgelik nereden geliyor? Aklın yeri neresi?D`où vient donc la sagesse? Où est la demeure de l`intelligence?
Öyleyse bilgelik nereden geliyor? Aklın yeri neresi?Hvor kommer da visdommen fra? Og hvor har forstanden sin bolig?
Öyleyse bilgelik nereden geliyor? Aklın yeri neresi?Ja, visheten, varifrån kommer väl hon, och var har förståndet sin boning?
Öyleyse bilgelik nereden geliyor? Aklın yeri neresi?그런즉 지혜는 어디서 오며 명철의 곳은 어디인고
Öyleyse bilgelik nereden geliyor? Aklın yeri neresi?Maar waar kunnen wij die wijsheid dan krijgen? Waar is echt inzicht te vinden?
Öyleyse bilgelik nereden geliyor? Aklın yeri neresi?Ma da dove viene la sapienza? E il luogo dell'intelligenza dov'è
Öyleyse bilgelik nereden geliyor? Aklın yeri neresi?Men Visdommen - hvor mon den kommer fra, og hvor er Indsigtens Sted?
Öyleyse bilgelik nereden geliyor? Aklın yeri neresi?Mistä siis tulee viisaus ja missä on ymmärryksen asuinpaikka?
Öyleyse bilgelik nereden geliyor? Aklın yeri neresi?Odkod torej prihaja modrost, in kje je kraj razumnosti?
Öyleyse bilgelik nereden geliyor? Aklın yeri neresi?Odkudž tedy moudrost přichází? A kde jest místo rozumnosti?
Öyleyse bilgelik nereden geliyor? Aklın yeri neresi?Skądże tedy mądrość pochodzi? albo gdzie jest miejsce rozumu?
Öyleyse bilgelik nereden geliyor? Aklın yeri neresi?Vậy thì sự khôn ngoan ở đâu đến? Sự thông sáng ở tại nơi nào?
Öyleyse bilgelik nereden geliyor? Aklın yeri neresi?Vậy_thì sự khôn_ngoan ở đâu đến ? Sự thông sáng ở tại nơi nào ?
Öyleyse bilgelik nereden geliyor? Aklın yeri neresi?Woher kommt denn die Weisheit? und wo ist die Stätte des Verstandes?
Öyleyse bilgelik nereden geliyor? Aklın yeri neresi?Ποθεν λοιπον ερχεται η σοφια; και που ειναι ο τοπος της συνεσεως;
Öyleyse bilgelik nereden geliyor? Aklın yeri neresi?От, где прочее, дохожда мъдростта? И где е мястото на разума?-
Öyleyse bilgelik nereden geliyor? Aklın yeri neresi?Откуда же исходит премудрость? и где место разума?
Öyleyse bilgelik nereden geliyor? Aklın yeri neresi?והחכמה מאין תבוא ואי זה מקום בינה׃
Öyleyse bilgelik nereden geliyor? Aklın yeri neresi?فمن اين تأتي الحكمة واين هو مكان الفهم.
Öyleyse bilgelik nereden geliyor? Aklın yeri neresi?智 慧 從 何 處 來 呢 . 聰 明 之 處 在 那 裡 呢
Öyleyse bilgelik nereden geliyor? Aklın yeri neresi?智慧 從何處來 呢 . 聰明 之 處 在 那 裡呢
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Glejte torej, da živite previdno, ne kakor nemodri, ampak kakor modri,
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Katsokaa siis tarkoin, kuinka vaellatte: ei niinkuin tyhmät, vaan niinkuin viisaat,
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Kijk daarom goed uit hoe u leeft. Wees niet onnozel, maar verstandig.
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.그런즉 너희가 어떻게 행할 것을 자세히 주의하여 지혜 없는 자 같이 말고 오직 지혜 있는 자 같이 하여
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Luaţi seama deci să umblaţi cu băgare de seamă, nu ca nişte neînţelepţi, ci ca nişte înţelepţi.
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Meglássátok annakokáért, hogy mimódon okkal járjatok, nem mint bolondok, hanem mint bölcsek:
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Mirad, pues, con cuidado, cómo os comportáis; no como imprudentes sino como prudentes
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Patrzajcie tedy, jakobyście ostrożnie chodzili, nie jako niemądrzy, ale jako mądrzy.
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Portanto, vede diligentemente como andais, não como néscios, mas como sábios,
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Prenez donc garde de vous conduire avec circonspection, non comme des insensés, mais comme des sages;
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Se derfor til hvorledes I kan vandre varlig, ikke som uvise, men som vise,
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Sen därför noga till, huru I vandren: att I vandren icke såsom ovisa människor, utan såsom visa;